<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss  xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" 
      xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" 
      xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" 
      xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" 
      version="2.0">
<channel>
<title>Karahan.net</title>
<link>https://karahan.net/tr/blog/</link>
<atom:link href="https://karahan.net/tr/blog/index.xml" rel="self" type="application/rss+xml"/>
<description>Engin Karahan – Migration, Partizipation, Islam in Deutschland</description>
<generator>quarto-1.9.38</generator>
<lastBuildDate>Mon, 27 Oct 2025 23:00:00 GMT</lastBuildDate>
<item>
  <title>IGMG - Mütevelli Heyeti Başkanlığı Krizi ve Kurumsal Erozyon</title>
  <dc:creator>Engin Karahan</dc:creator>
  <link>https://karahan.net/tr/blog/systemwandel-igmg/</link>
  <description><![CDATA[ 
<!-- Editorial-Kopfbereich: Logo + Social + Sprachumschalter. via include-before-body -->
<header id="site-header">
  <div class="site-header-inner">
    <a class="site-logo" href="../../../de/">
      <img src="https://karahan.net/assets/images/logo.png" alt="Karahan.net" height="48">
      <span class="site-wordmark">Karahan.net</span>
    </a>
    
  </div>
</header>
<script>
(function () {
  var m = window.location.pathname.match(/^\/(de|tr)(\/.*)?$/);
  var rest = m ? (m[2] || "/") : "/";
  var cur = m ? m[1] : "de";
  document.querySelectorAll("#site-header .lang-switcher a[data-lang]").forEach(function (a) {
    var lang = a.getAttribute("data-lang");
    a.setAttribute("href", "/" + lang + rest);
    if (lang === cur) a.classList.add("active");
  });
})();
</script>




<p><a href="https://www.igmg.org/">İslam Toplumu Millî Görüş (IGMG)</a> e. V., tarihinde yeni ve derin bir kurumsal krizle karşı karşıya. Bu kriz, <strong>19 Mayıs 2024</strong>’teki Genel Kongre’de yapılan tüzük değişikliğiyle ve <strong>“Mütevelli Heyeti Başkanlığı”</strong> (MHB) makamının oluşturulmasıyla (Çiftçi 2025) başladı. Eleştirmenlere göre bu adım, IGMG’nin kendi iddiasındaki sivil toplum yapılanmasından <strong>aşırı otoriter, şahsa dayalı bir yapıya</strong> dönüşme sürecinin zirvesini oluşturuyor. <a href="https://www.youtube.com/watch?v=VJyYtvzz6pg">Onursal Başkan Yavuz Çelik Karahan</a> (bundan sonra YÇK olarak anılacaktır) (2025), bu değişimin özellikle Avrupa’daki Müslüman temsil yapılarında sıkça karşılaşılan şeffaflık eksikliği, bireysel liderliklerin gölgesinde kalma ve yeniden güçlenen <strong>menşe ülke odaklılık</strong> gibi sorunların IGMG’de somutlaştığını vurguluyor (Karahan 2022d).</p>
<p>Bu gelişmelerin en sert eleştirisi ise bizzat teşkilatın içinden, eski Genel Başkan Yardımcısı <strong><a href="https://www.youtube.com/watch?v=Jf84LMVx2Rc">Hakkı Çiftçi</a></strong> ile Onursal Başkan <strong><a href="https://www.youtube.com/watch?v=VJyYtvzz6pg">YÇK</a></strong>’dan geliyor. İki ismin de kamera karşısında yaptığı analizler, Kemal Ergün liderliğindeki yönetimin teşkilattaki kontrolü merkezileştirdiğini ve zaten zayıf olan demokratik mekanizmaların da ortadan kaldırıldığını detaylarıyla gösteriyor.</p>
<hr>
<section id="stratejik-dönüşüm-kişiye-özel-bir-makam" class="level2">
<h2 class="anchored" data-anchor-id="stratejik-dönüşüm-kişiye-özel-bir-makam">1. Stratejik Dönüşüm: “Kişiye Özel” Bir Makam</h2>
<p>Mütevelli Heyeti Başkanlığı’nın (MHB) oluşturulması, <strong>2020’de yayımlanan</strong> <a href="https://www.karahan.net/de/blog/transformation-rueckwaerts">“Transformationsprozess im Rückwärtsgang?”</a> (Karahan 2020b) başlıklı analizde öngörülen gelişmelere de tıpatıp uyuyor.</p>
<section id="mhbnin-kurgusu" class="level3">
<h3 class="anchored" data-anchor-id="mhbnin-kurgusu">MHB’nin Kurgusu</h3>
<p>Tüzüğe göre, MHB makamına yalnızca <strong>IGMG Genel Başkanlığını art arda iki dönem (beşer yıl) yapan kişiler</strong> gelebiliyor. Hakkı Çiftçi (2025), <strong>bu şartı yalnızca Kemal Ergün’ün sağladığını</strong>, YÇK’nın ise 2011 öncesinde dört yıllık dönemlerle başkanlık yaptığı için yeni tüzüğe dahil edilmediğini belirtiyor. Çiftçi’ye göre <strong>tüzük “tamamen Kemal Ergün’ün şahsına göre hazırlanmış”</strong> durumda.</p>
<p>Çiftçi (2025), MHB modelinin Kemal Ergün’ü adeta <strong>“vakfın sahibi”</strong> pozisyonuna getirdiğini söylüyor. Bu sistemin en kritik özelliği ise <strong>her türlü hesap verebilirliğin ortadan kaldırılmış olması</strong>. Geleneksel İslam hukukunda mütevelli heyeti hâkime bağlı ve denetlenebilirken, IGMG’de tüm denetim alanları doğrudan Ergün’ün şahsına bırakılmış durumda (Çiftçi 2025).</p>
</section>
<section id="tabanın-dışlanması" class="level3">
<h3 class="anchored" data-anchor-id="tabanın-dışlanması">Tabanın Dışlanması</h3>
<p>Yeni makam, <strong>tabanın ve delegelerin etkisini neredeyse sıfırlıyor</strong>. Bundan böyle MHB (yani Ergün), genel başkanlık için üç adayı bizzat belirleyecek.</p>
<p>Çiftçi (2025), bu süreci bir <strong>“hülle”</strong> olarak nitelendiriyor; çünkü Mütevelli Heyeti, başkan (Ergün) olmadan ne toplanabiliyor ne de karar alabiliyor. Ayrıca, Seçim Komisyonu da Mütevelli Heyeti tarafından yönetildiği için, otomatikman başkan yine Ergün oluyor. Delegeler ise sadece MHB’nin hazırlayıp onaya sunduğu adayları oylayabiliyor. Çiftçi (2025), böylece teşkilatın <strong>“seçme ve seçilme haklarının tamamen gasp edildiğini ve serbest iradenin yok edildiğini”</strong> vurguluyor. Uyarısı net: <strong>2026’dan sonra yapılacak iki küçük tüzük değişikliğiyle bu yapı, “baba-oğul saltanatına” dönebilir</strong>.</p>
<hr>
</section>
</section>
<section id="gücün-merkezileşmesi-ve-denetimin-sıfırlanması" class="level2">
<h2 class="anchored" data-anchor-id="gücün-merkezileşmesi-ve-denetimin-sıfırlanması">2. Gücün Merkezileşmesi ve Denetimin Sıfırlanması</h2>
<p>2024’teki sistem değişikliği, 2011’den beri kademeli olarak ilerleyen bir güç yığılmasının son adımı oldu.</p>
<section id="kırılan-sözler-ve-kademeli-uyarlama" class="level3">
<h3 class="anchored" data-anchor-id="kırılan-sözler-ve-kademeli-uyarlama">Kırılan Sözler ve Kademeli Uyarlama</h3>
<p>2011’de göreve başladığında Kemal Ergün, Hakkı Çiftçi’nin aktardığına göre, <strong>“iki dönemden fazla başkanlık yapmayacağına dair”</strong> söz vermişti. Uzun süreli başkanlıkların <strong>“ahlaki olarak kabul edilemez”</strong> olduğunu, bunun da <strong>“liyakatsizlik, hukuksuzluk, yolsuzluk, ahlaksızlık”</strong> gibi sorunları doğurabileceğini iddia etmişti.</p>
<p>Ancak, Çiftçi ve YÇK’nın ortaya koyduğu tabloya göre, yapılan yapısal değişikliklerin asıl amacı uzun vadede liderliği güvence altına almaktı:</p>
<ul>
<li><strong>2016:</strong> <strong>İdare Komisyonu</strong> kuruldu.</li>
<li><strong>2018:</strong> Tüzükte yapılan değişiklikle <strong>üçüncü dönem</strong> “istisna” olarak garanti altına alındı.</li>
<li><strong>2021:</strong> İdare Komisyonu “Mütevelli” olarak yeniden adlandırıldı.</li>
<li><strong>2024:</strong> <strong>“Mütevelli Heyeti Başkanlığı”</strong> ihdas edildi.</li>
</ul>
<p>Çiftçi (2025), Ergün’ün bu adımları <strong>“gizli, sinsice”</strong> attığını ve IGMG’yi <strong>“kendi özel mülküne dönüştürmek”</strong> istediğini söylüyor.</p>
</section>
<section id="son-denetim-organının-da-kaldırılması" class="level3">
<h3 class="anchored" data-anchor-id="son-denetim-organının-da-kaldırılması">Son Denetim Organının da Kaldırılması</h3>
<p>MHB sistemiyle birlikte, yalnızca <strong>Denetleme Kurulu</strong> Ergün tarafından atanmayan son yönetim organı olarak kaldı. 2011 tüzüğüne göre tüm eski genel başkanlar (YÇK da dahil) <strong>ömür boyu bu kurulun üyesi</strong> (Çiftçi 2025).</p>
<p>IGMG yönetimi, bu bağımsız yapıyı da ortadan kaldırmak istiyor: <strong>2 Kasım 2025’te</strong> yeni bir Genel Kongre yapılarak Denetleme Kurulu’nun <strong>“tamamen kaldırılması”</strong> planlanıyor (Çiftçi 2025). Eleştirmenler, bunun Ergün’ün kendisine <strong>“hesap sorulmasını ve bilgi alınmasını engellemek”</strong> için yapıldığını düşünüyor.</p>
<hr>
</section>
</section>
<section id="krizin-tırmanışı-ve-lider-figürünün-sahneye-çıkışı" class="level2">
<h2 class="anchored" data-anchor-id="krizin-tırmanışı-ve-lider-figürünün-sahneye-çıkışı">3. Krizin Tırmanışı ve Lider Figürünün Sahneye Çıkışı</h2>
<p>Süreçteki şeffaflık eksikliği, YÇK başta olmak üzere iç muhalefeti harekete geçirdi.</p>
<section id="hukuka-aykırı-süreçler-ve-mahkeme-yoluna-gidiş" class="level3">
<h3 class="anchored" data-anchor-id="hukuka-aykırı-süreçler-ve-mahkeme-yoluna-gidiş">Hukuka Aykırı Süreçler ve Mahkeme Yoluna Gidiş</h3>
<p>YÇK (2025), onursal başkan, delege ve Denetleme Kurulu üyesi olarak, <strong>10 Mayıs 2024’e kadar</strong> Genel Kurul hakkında <strong>hiçbir bilgiye (davet, protokol, tüzük değişikliği metinleri)</strong> ulaşamadığını aktarıyor.</p>
<p>YÇK (2025), Kemal Ergün’le yaptığı görüşmede, kongrenin yapılmamasını, çünkü sürecin <strong>“usule ve tüzüğe uygun olmadığını”</strong> talep etti. Ancak Ergün, diyalogu tamamen kesti – YÇK, telefonunun bloka edildiğini, yazılı başvurusunun ise yanıtsız bırakıldığını söylüyor. Bu nedenle YÇK ve diğer delegeler <strong>24 Mayıs 2024’te Sicil Mahkemesi’ne başvuru</strong> yaparak hukuki süreç başlattı. YÇK (2025), yeni tüzüğün Mütevelli Heyeti’ni oluşturduğunu ve MHB’yi (yani Kemal Ergün’ü) <strong>IGMG’de tek yetkili kişi</strong> haline getirdiğini, bunun da örgüt yapısına aykırı olduğunu belirtiyor.</p>
</section>
<section id="itibarsızlaştırma-ve-karşı-hamleler" class="level3">
<h3 class="anchored" data-anchor-id="itibarsızlaştırma-ve-karşı-hamleler">İtibarsızlaştırma ve Karşı Hamleler</h3>
<p>IGMG yönetimi, Çiftçi ve YÇK’nin aktardığına göre, iç muhalefete baskıyla karşılık verdi:</p>
<ul>
<li>YÇK hakkında Ergün’ün avukatları tarafından <strong>250.000 Euro’luk tazminat davası</strong> (muhtemelen ihtiyati tedbir) ve <strong>ceza davası</strong> açıldı (YÇK 2025).</li>
<li>YÇK’ya, <strong>“Onursal Başkan”</strong> (Onursal Başkan) unvanını kendisinin uydurduğu iddia edildi. Oysa YÇK (2025), bu unvanın 2011 Genel Kurulu’nda tüm delegelerin oyuyla verildiğini vurguluyor.</li>
</ul>
<p>YÇK (2025), iki eski genel başkanın karşı karşıya gelmesinin <strong>“vicdanları yaralayan, üzücü ve çok olumsuz bir gelişme”</strong> olduğunu söylüyor. Ayrıca destekleyen delegelere ve çalışanlara <strong>“tehdit, şantaj ve itibarsızlaştırma”</strong> uygulandığını; bazılarına <strong>“aileleriyle ve çocuklarıyla ilgili tehditler”</strong> yapıldığını belirtiyor.</p>
</section>
<section id="lider-figürünün-kamuya-sunulması" class="level3">
<h3 class="anchored" data-anchor-id="lider-figürünün-kamuya-sunulması">Lider Figürünün Kamuya Sunulması</h3>
<p>IGMG’nin merkez ve bölge sosyal medya hesaplarında, Kemal Ergün’ü merkezi figür olarak yücelten video ve meme’lerle adeta bir <strong>“lider kültü”</strong> inşa ediliyor. Bu malzemelerin biçimi, kurumsal yayınlarla neredeyse birebir örtüşüyor ve merkezi bir kaynakla üretildiği izlenimi veriyor.</p>
<p>Bu durum, Çiftçi’nin (2025) dile getirdiği, Müslüman topluluklarında liderlerin <strong>“sınırsız güç kullanmaya ve hatta kendilerine ilahi vasıflar yüklemeye”</strong> meyledebileceği endişesini güçlendiriyor. YÇK (2025) da, Ergün’ün Mütevelli sistemiyle yalnızca IGMG’nin değil, <strong>“Millî Görüş hareketinin lideri”</strong> olmayı amaçladığını belirtiyor.</p>
<hr>
</section>
</section>
<section id="yapısal-zafiyetler-ve-otoriterleşme-tehlikesi" class="level2">
<h2 class="anchored" data-anchor-id="yapısal-zafiyetler-ve-otoriterleşme-tehlikesi">4. Yapısal Zafiyetler ve Otoriterleşme Tehlikesi</h2>
<p>IGMG’deki iç çatışmalar, şeffaflık eksikliği, denetimsizlik ve şahsa dayalı liderliğin yol açtığı yapısal sorunları gün yüzüne çıkarıyor. IGMG, bir süredir Almanca kamuoyu tartışmalarından da neredeyse tamamen çekilmiş durumda.</p>
<p>Çiftçi (2025), yeni sistemin <strong>liyakatsizlik, ahlaksızlık, hukuksuzluk ve yolsuzluğun</strong> önünü açacağını, çünkü artık kimsenin hesap soramayacağını vurguluyor. Kurumun, <strong>“isimsiz kahramanların emeğiyle inşa edildiğini ve ümmetin emaneti olduğunu; Kemal Ergün’ün şahsi malı olmadığını”</strong> hatırlatıyor.</p>
<p>Çiftçi’ye göre, yönetim yapısı daha 2021’de <strong><a href="https://www.karahan.net/de/blog/vorstandskrise-igmg">“sultanlık geleneği”</a></strong> (saltanat) ile tanımlanır hale gelmişti; çünkü <strong>“şahsi karar yetkisi”</strong> tüm alanları kapsıyordu (Karahan 2021a). Ayrıca, seçim ve tüzük değişikliği gibi temel kararlarda uygulanan mekanizmaların, <strong>İran Şia modeli</strong>ne benzediğini, yani yalnızca otoriter dayatmaların onaylatıldığı bir sistem oluşturduğunu söylüyor (Karahan 2021a).</p>
<p>Güncel kriz, <strong>toplumsal hayata ilgisiz, menşe ülke odaklı yöneticilerin</strong> kurumu ele geçirdiği ve IGMG’nin tamamen otokratik bir yapıya dönüşme riskiyle karşı karşıya olduğu tespitini güçlendiriyor (Karahan 2022d). YÇK ve diğer delegelerin hukuki girişimleri, örgüt içi ilke ve hukuk düzenini koruma çabası olarak görülebilir; ancak başarı şansı düşük.</p>
<hr>
</section>
<section id="kaynakça" class="level2">
<h2 class="anchored" data-anchor-id="kaynakça">Kaynakça</h2>
<p><strong>Çiftçi, Hakkı (2025).</strong> <a href="https://www.youtube.com/watch?v=Jf84LMVx2Rc">IGMG’nin eski Başkan Yardımcısı Hakkı Çiftçi, IGMG tüzüğüne dayalı olarak tüm detayları açıklıyor</a>. Video, 25.10.2025.</p>
<p><strong>Karahan, Engin (2020a).</strong> <a href="https://karahan.net/de/blog/franzoesische-revolution-igmg">Französische Revolution in der IGMG - eine IGMG, viele Gesichter?</a>. 21.11.2020.</p>
<p><strong>Karahan, Engin (2020b).</strong> <a href="https://karahan.net/de/blog/transformation-rueckwaerts">Transformationsprozess im Rückwärtsgang?</a>. 18.10.2020.</p>
<p><strong>Karahan, Engin (2021a).</strong> <a href="https://www.karahan.net/de/blog/vorstandskrise-igmg">Vorstandskrise am Vorabend der IGMG Generalversammlung</a>. 31.05.2021.</p>
<p><strong>Karahan, Engin (2022a).</strong> <a href="https://karahan.net/de/blog/spannungen-in-der-igmg-in-frankreich">Frankreichs Islampolitik führt zu Spannungen in der IGMG</a>. 22.03.2022.</p>
<p><strong>Karahan, Engin (2022b).</strong> <a href="https://karahan.net/de/blog/dilettantismus-muslimische-gemeinschaft-belgien">Dilettantismus oder was die muslimische Gemeinschaft Besseres verdient hat</a>. 26.10.2022.</p>
<p><strong>Karahan, Engin (2022c).</strong> <a href="https://karahan.net/de/blog/igmg-ohne-milli-gorus-fakt-oder-fiktion">IGMG ohne “Milli Görüş” - Fakt oder Fiktion?</a>. 28.01.2022.</p>
<p><strong>Karahan, Engin (2022d).</strong> <a href="https://karahan.net/de/blog/heimat-finden-im-fremden">Heimat finden im Fremden? Auseinandersetzungen in der Islamischen Gemeinschaft Millî Görüş e. V. (IGMG) zwischen Ankommen und Fremdbleiben</a>. 04.11.2022.</p>
<p><strong>Karahan, Yavuz Çelik (YÇK) (2025).</strong> <a href="https://www.youtube.com/watch?v=VJyYtvzz6pg">IGMG’nin eski Genel Başkanı ve Onursal Başkanı Yavuz Çelik Karahan önemli açıklamalar</a>. Video, 25.10.2025.</p>
<p><img src="https://vg03.met.vgwort.de/na/701a81fa0cb048fab43df823208aa42a" width="1" height="1" alt=""></p>


<div class="post-footer">
<p class="post-tags"> Etiketler: Muslimische Gemeinschaften, featured, IGMG, Islam in Deutschland, Religion, Deutschland, Muslimische Gemeinschaft</p>
<div class="post-share"><span class="post-share-label">Paylaş:</span>
<a class="share-fb" target="_blank" rel="noopener" aria-label="Facebook"><i class="fab fa-facebook-f"></i></a>
<a class="share-tw" target="_blank" rel="noopener" aria-label="X"><i class="fab fa-twitter"></i></a>
<a class="share-wa" target="_blank" rel="noopener" aria-label="WhatsApp"><i class="fab fa-whatsapp"></i></a>
<a class="share-tg" target="_blank" rel="noopener" aria-label="Telegram"><i class="fab fa-telegram-plane"></i></a>
</div>
<section class="related-posts"><h3 class="anchored">İlgili yazılar</h3><div class="related-grid">
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/sprache-religion-islam/"><img src="https://karahan.net/tr/blog/sprache-religion-islam/Menschenmenge.png" alt="" loading="lazy"><span class="related-title">Almanya'nın İslam Tartışması: Yanlış Din Politikası ve Müslüman Dernekleri Geleceğimizi Nasıl Engelliyor?</span></a>
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/innermuslimischer-diskurs-auf-abwegen/"><img src="https://karahan.net/tr/blog/innermuslimischer-diskurs-auf-abwegen/Diskurs-menschenmenge.png" alt="" loading="lazy"><span class="related-title">Camia İçi Tartışmalarda Yanıltıcı Sesler ve Sorunların İnkarı</span></a>
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/heimat-finden-im-fremden/"><img src="https://karahan.net/tr/blog/heimat-finden-im-fremden/Artikel-igmg.png" alt="" loading="lazy"><span class="related-title">Gurbeti Vatan Edinebilmek?</span></a>
</div></section>

</div>
<script>
(function(){var u=encodeURIComponent(location.href),t=encodeURIComponent(document.title||"");
var m={".share-fb":"https://www.facebook.com/sharer/sharer.php?u="+u,
".share-tw":"https://twitter.com/intent/tweet?url="+u+"&text="+t,
".share-wa":"https://api.whatsapp.com/send?text="+t+"%20"+u,
".share-tg":"https://t.me/share/url?url="+u+"&text="+t};
for(var k in m){var a=document.querySelector(".post-share "+k);if(a)a.href=m[k];}})();
</script>
</section>

 ]]></description>
  <category>Muslimische Gemeinschaften</category>
  <category>featured</category>
  <category>IGMG</category>
  <category>Islam in Deutschland</category>
  <category>Religion</category>
  <category>Deutschland</category>
  <category>Muslimische Gemeinschaft</category>
  <guid>https://karahan.net/tr/blog/systemwandel-igmg/</guid>
  <pubDate>Mon, 27 Oct 2025 23:00:00 GMT</pubDate>
  <media:content url="https://karahan.net/tr/blog/systemwandel-igmg/karahan_net-Sharable-Profile-Horizontal-300.jpg" medium="image" type="image/jpeg"/>
</item>
<item>
  <title>Solingen Saldırısından Sonra - Şiddet ve Irkçılık İkilemi</title>
  <dc:creator>Engin Karahan</dc:creator>
  <link>https://karahan.net/tr/blog/anschlag-solingen/</link>
  <description><![CDATA[ 
<!-- Editorial-Kopfbereich: Logo + Social + Sprachumschalter. via include-before-body -->
<header id="site-header">
  <div class="site-header-inner">
    <a class="site-logo" href="../../../de/">
      <img src="https://karahan.net/assets/images/logo.png" alt="Karahan.net" height="48">
      <span class="site-wordmark">Karahan.net</span>
    </a>
    
  </div>
</header>
<script>
(function () {
  var m = window.location.pathname.match(/^\/(de|tr)(\/.*)?$/);
  var rest = m ? (m[2] || "/") : "/";
  var cur = m ? m[1] : "de";
  document.querySelectorAll("#site-header .lang-switcher a[data-lang]").forEach(function (a) {
    var lang = a.getAttribute("data-lang");
    a.setAttribute("href", "/" + lang + rest);
    if (lang === cur) a.classList.add("active");
  });
})();
</script>




<p>23 Ağustos 2024 Cuma akşamı, Solingen’deki “Çeşitlilik Festivali” sırasında şüpheli bir saldırgan ziyaretçilere bıçakla saldırdı. 56 ve 67 yaşlarında iki erkek ile 56 yaşında bir kadın olmak üzere üç kişi öldürüldü, sekiz kişi de kısmen hayati tehlike arz eden şekilde yaralandı.</p>
<p>Saldırgan, kaçmadan önce kurbanlarının boyunlarını hedef alarak bıçaklamış. Saldırı çok hedef odaklı göründüğünden, soruşturmacılar olası bir terörist motif üzerinde durdu.<sup>1</sup></p>
<p>Ertesi gün, şüpheli polise teslim oldu. Şüpheli, 2022 yılının sonunda Bulgaristan üzerinden Almanya’ya giriş yapan ve iltica başvurusunda bulunan 26 yaşında bir Suriyeliydi. 2023’te Bulgaristan’a sınır dışı edilmesi gerekirken ortadan kaybolmuş ve bunun yerine Solingen’e nakledilmişti. Güvenlik makamlarına daha önce aşırı İslamcı yanlısı olarak bilinmiyordu.</p>
<p>IŞİD terör örgütü saldırıyı üstlendiğini iddia etti ve saldırganın “IŞİD askeri” olduğunu, “Filistin’deki ve başka yerlerdeki Müslümanların intikamını aldığını” açıkladı. Bunun üzerine Federal Başsavcılık, terör suçu şüphesiyle soruşturmayı devraldı.<sup>2</sup></p>
<p>Müslüman derneklerin açıklamalarında, eylemin net ve kesin bir şekilde kınanmasının yanı sıra sürekli olarak bir beklenti de dile getiriliyor: Eylemin toplumda daha fazla ırkçılığa yol açmaması gerektiği, bunun engellenmesi gerektiği. Hukuk devletine aydınlatma çağrıları, topluma bu eylemle bölünmemesi ve sürekli dile getirilen “Saldırı hepimize yapıldı” açıklamaları var. Ancak, failin altında yatan İslamcılık motifiyle yüzleşmede kendilerine yine bir rol bulamayan derneklerdi. Müslüman derneklerin bu tutumu daha yakından incelenmelidir.</p>
<section id="şiddetin-önlenmesi-ve-irkçılık-karşıtı-çalışmalar-karmaşık-bir-etkileşim" class="level2">
<h2 class="anchored" data-anchor-id="şiddetin-önlenmesi-ve-irkçılık-karşıtı-çalışmalar-karmaşık-bir-etkileşim">Şiddetin Önlenmesi ve Irkçılık Karşıtı Çalışmalar: Karmaşık Bir Etkileşim</h2>
<p>Şiddet eylemlerinin önlenmesi, toplumumuzda ırkçılığın daha fazla körüklenmesini engellemenin en etkili yoludur. Bunu yaparken, bu tür eylemleri sadece sonradan kınamak yeterli değildir. Daha ziyade, bu tür şiddet eylemlerini mümkün kılan koşullarla yüzleşmeliyiz. Şiddet failleri, dinleri veya çevrelerinde algıladıkları “zamanın ruhu” tarafından nasıl bu tür eylemleri ümmet, Müslüman topluluğu veya Tanrı adına gerçekleştirme konusunda meşrulaştırılmış hissediyorlar? Bu soru, gelecekteki eylemleri önlemek için çok önemlidir.</p>
<p>Irkçılık araştırmaları, insanlık düşmanı tutumların bağlamdan kopuk bir ortamda ortaya çıkmedığını gösteriyor. Bu tutumlar ya bunları teşvik eden ya da en azından tolere eden belirli çevrelerde gelişirler. Burada özellikle müslüman toplumun aktif olarak bu duruma karşı koymakla yükümlüdür.</p>
</section>
<section id="müslüman-toplumunun-rolü" class="level2">
<h2 class="anchored" data-anchor-id="müslüman-toplumunun-rolü">Müslüman Toplumunun Rolü</h2>
<p>Müslüman toplumu, özellikle dini kurumlarında, Müslüman derneklerinde, dini bir tutum olarak şiddetin dini olaraka meşrulaştırılmasına yeterince itiraz edilip edilmediği sorusunu acilen kendisine sormalıdır. Yıllardır ıslamcılığı önleme çalışmalarında yer alan ve şiddetin meşrulaştırılmasının her türlüsüne karşı net bir şekilde pozisyon alan birçok Müslüman aktör var. Burada aradığımız ve ihtiyaç duyduğumuz halde karşılaşamadığımız kurumlar cemaatlerdir..</p>
<p>Ancak, birçok Müslüman cemaat bu sorumluluğu erteliyor ve “var olmak”tan öte bir rol veya işlevi kabul etmeye hazır değil. Sık sık sadece var olmalarının “şiddeti önleyici” olduğunu iddia ediyorlar, ancak genellikle tutumlarının ve faaliyetlerinin gerçekten nasıl önleyici bir etki yarattığını ikna edici bir şekilde açıklayamıyorlar. Bunun güncel bir örneği, İsrail-Gazze çatışması hakkındaki tartışmadır. Burada birçok dernek, söylemsel egemenliği sokaktaki radikal ve açıkça antisemitik güçlere bırakmış ve farklı bir kamusal ve iç iletişim yürütmüştür. Kamuya açık olarak kendilerini tarafsız ve insan hakları odaklı olarak sunarken, içeride genellikle açık bir şekilde Filistin yanlısı ve kısmen açıkça antisemitik pozisyonlar savunuldu. Bu iki yüzlülük sadece sorunlu değil, aynı zamanda tehlikelidir. Çünkü bu tutarsızlık kendi takipçileri tarafından da çok iyi algılandı ve onlar da kendi derneklerinin belirsiz açıklamaları yerine Hizb-ut Tahrir gibi İslamcı grupların radikal ama net açıklamalarına yöneldiler.</p>
</section>
<section id="sorumluluğa-çağrı" class="level2">
<h2 class="anchored" data-anchor-id="sorumluluğa-çağrı">Sorumluluğa Çağrı</h2>
<p>Irkçılığın gelişebilmesi için uygun bir ortama ihtiyaç duyması gibi, sözde dini gerekçeli şiddet de bu tür meşrulaştırmaları tolere eden veya mümkün kılan bir ortamda var olmayı başarır. Bu şiddeti etkili bir şekilde önlemek için tam da buradan başlamak gerekir. Toplumda rol oynayan her topluluk, her kuruluş, insanlık düşmanı eğilimleri tanıma ve aktif olarak bunlarla mücadele etme sorumluluğuna sahiptir.</p>
<p>Sorumluluğu sadece güvenlik güçlerinde görmek kesinlikle yeterli değildir. Şiddet ve ırkçılıkla mücadele insanların zihinlerinde ve kalplerinde başlar ve yaşadıkları çevre tarafından şekillendirilir. Birçok müslüman cemaatlerin çaresiz suskunluğu, söylemlerinde daha da radikal olan güçlerin baskınlığını teşvik eder ve giderek Müslüman toplumunun merkezini radikalleştirir. Cemaatlerin burada geliştirebilecekleri olası etki, kendileri tarafından görmezden geliniyor ve gerekli çalışmalar geliştirilmiyor. Bu yüzden cemaatlerin bu konularda mümkün olduğunca kapsamlı bir tutum değişikliğine ve sorumluluk bilinci geliştirme ihtiyaçları var. <img src="https://ssl-vg03.met.vgwort.de/na/fcfd88af766d41fbabe387f91372c70f" width="1" height="1" alt=""></p>


<div class="post-footer">
<p class="post-tags"> Etiketler: blog, Güvenlik, Islam, Solingen, Saldırı, İŞİD, Terör, Çeşitlilik, Göç, Din, Irkçılık, featured</p>
<div class="post-share"><span class="post-share-label">Paylaş:</span>
<a class="share-fb" target="_blank" rel="noopener" aria-label="Facebook"><i class="fab fa-facebook-f"></i></a>
<a class="share-tw" target="_blank" rel="noopener" aria-label="X"><i class="fab fa-twitter"></i></a>
<a class="share-wa" target="_blank" rel="noopener" aria-label="WhatsApp"><i class="fab fa-whatsapp"></i></a>
<a class="share-tg" target="_blank" rel="noopener" aria-label="Telegram"><i class="fab fa-telegram-plane"></i></a>
</div>
<section class="related-posts"><h3 class="anchored">İlgili yazılar</h3><div class="related-grid">
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/sprache-religion-islam/"><img src="https://karahan.net/tr/blog/sprache-religion-islam/Menschenmenge.png" alt="" loading="lazy"><span class="related-title">Almanya'nın İslam Tartışması: Yanlış Din Politikası ve Müslüman Dernekleri Geleceğimizi Nasıl Engelliyor?</span></a>
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/franzoesische-revolution-igmg/"><span class="related-title">Fransız ihtilali mi yoksa çokyüzlü IGMG mi?</span></a>
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/muslime-herausforderung-flucht/"><span class="related-title">Almanya'daki Müslümanlar İçin Bir Sınav</span></a>
</div></section>

</div>
<script>
(function(){var u=encodeURIComponent(location.href),t=encodeURIComponent(document.title||"");
var m={".share-fb":"https://www.facebook.com/sharer/sharer.php?u="+u,
".share-tw":"https://twitter.com/intent/tweet?url="+u+"&text="+t,
".share-wa":"https://api.whatsapp.com/send?text="+t+"%20"+u,
".share-tg":"https://t.me/share/url?url="+u+"&text="+t};
for(var k in m){var a=document.querySelector(".post-share "+k);if(a)a.href=m[k];}})();
</script>
</section>


<div id="quarto-appendix" class="default"><section id="footnotes" class="footnotes footnotes-end-of-document"><h2 class="anchored quarto-appendix-heading">Dipnotlar</h2>

<ol>
<li id="fn1"><p>https://www.br.de/nachrichten/deutschland-welt/anschlag-in-solingen-was-wir-bisher-wissen-und-was-nicht, abgerufen am 26.08.2024. (Archivlink: https://archive.ph/k4CNi).↩︎</p></li>
<li id="fn2"><p>https://www.mdr.de/nachrichten/deutschland/gesellschaft/messerattacke-solingen-haftbefehl-terror-is-bundesanwaltschaft-100.html, abgerufen am 26.08.2024. (Archivlink: https://archive.ph/nJDui).↩︎</p></li>
</ol>
</section></div> ]]></description>
  <category>blog</category>
  <category>Güvenlik</category>
  <category>Islam</category>
  <category>Solingen</category>
  <category>Saldırı</category>
  <category>İŞİD</category>
  <category>Terör</category>
  <category>Çeşitlilik</category>
  <category>Göç</category>
  <category>Din</category>
  <category>Irkçılık</category>
  <category>featured</category>
  <guid>https://karahan.net/tr/blog/anschlag-solingen/</guid>
  <pubDate>Sun, 25 Aug 2024 22:00:00 GMT</pubDate>
  <media:content url="https://karahan.net/tr/blog/anschlag-solingen/Solingen.png" medium="image" type="image/png" height="43" width="144"/>
</item>
<item>
  <title>Almanya’nın İslam Tartışması: Yanlış Din Politikası ve Müslüman Dernekleri Geleceğimizi Nasıl Engelliyor?</title>
  <dc:creator>Engin Karahan</dc:creator>
  <link>https://karahan.net/tr/blog/sprache-religion-islam/</link>
  <description><![CDATA[ 
<!-- Editorial-Kopfbereich: Logo + Social + Sprachumschalter. via include-before-body -->
<header id="site-header">
  <div class="site-header-inner">
    <a class="site-logo" href="../../../de/">
      <img src="https://karahan.net/assets/images/logo.png" alt="Karahan.net" height="48">
      <span class="site-wordmark">Karahan.net</span>
    </a>
    
  </div>
</header>
<script>
(function () {
  var m = window.location.pathname.match(/^\/(de|tr)(\/.*)?$/);
  var rest = m ? (m[2] || "/") : "/";
  var cur = m ? m[1] : "de";
  document.querySelectorAll("#site-header .lang-switcher a[data-lang]").forEach(function (a) {
    var lang = a.getAttribute("data-lang");
    a.setAttribute("href", "/" + lang + rest);
    if (lang === cur) a.classList.add("active");
  });
})();
</script>




<section id="islam-almanyada-hangi-dili-konuşuyor" class="level2">
<h2 class="anchored" data-anchor-id="islam-almanyada-hangi-dili-konuşuyor">“İslam” Almanya’da Hangi Dili Konuşuyor?</h2>
<p>Almanya’da İslam’ın öğretilmesi ve Müslümanlar arası söylemde hangi dil kullanılmalıdır? Bu soru çoğu okuyucuya anakronistik gelebilir. Müslümanların varlığı Almanya’da uzun zamandır mevcut olsa da, 1960’lardan itibaren “misafir işçi” alımıyla önemli bir büyüklüğe ulaşmıştır. 60 yılı aşkın bir süredir Almanya’da Müslümanlar var, dinlerini bu ülkede öğreniyorlar, dinlerini bu ülkede yaşıyorlar ve giderek artan bir şekilde bu ülkede İslami usullere göre defnediliyorlar. Öğretim ve söylem başka hangi dilde işleyebilir ki?</p>
<p>Çok çeşitli Müslüman topluluğu içindeki günlük iletişimde Almanca doğal olarak baskın dildir. Aileleri ve büyükbabaları Türkiye, Bosna, Fas, Tunus, Suriye ve diğer birçok Müslüman kökenli ülkeden gelen Müslümanlar ve elbette Almanya’da doğup büyüyen Müslümanlar, Almanca öğrenir, iletişim kurar ve tartışır. Ancak, kendi hedef kitlesinin yaşam dünyalarının bu “zorlamasına” direnen cesur bir Galyalı köyü var: Müslüman derneklerimiz.</p>
</section>
<section id="köken-dil-ve-zorlukları" class="level2">
<h2 class="anchored" data-anchor-id="köken-dil-ve-zorlukları">Köken Dil ve Zorlukları</h2>
<p>40 yılı aşkın bir varoluştan sonra bile, Müslüman dernekleri üyeleriyle veya genel halkla Almanca iletişim kurmakta zorlanmaktadır. Ancak, köken ülkesine yönelik Müslüman derneklerinin “ana dillerine” inatla bağlı kalması, sadece kendi hedef kitlelerinin ihtiyaçlarına karşı bir cehalet biçimi değildir. Aynı zamanda, büyük bir anlam kaybı korkusuyla da şekillenmektedir.</p>
<p>Bu, topluluğun giderek artan çeşitliliği karşısında bir cehalettir ve ana diline dayalı cemaatlerin işletilmesini, en milliyetçi cemaatlerde bile imkansız hale getirmektedir. Dinin anlaşılması veya öğretilmesi, neredeyse 20 yıldır, orijinal göçmenlerin 2. ve 3. neslinin sonlarında ve özellikle de 4. neslinde ana dilindeki dil yeterliliğinin kaybından kaynaklanan dil engellerine takılmaktadır. Çocuklar artık Türkçe, Boşnakça veya Arapça yapılan açıklamaları dini öğrenebilecek kadar anlayamıyorlar.</p>
<p>Almancanın cemaat çalışmalarında kullanılmamasının bir başka nedeni de anlam kaybı korkusudur. Sadece birçok imam değil, aynı zamanda dernek tarihinin ilk ve ikinci saatlerindeki görevliler de Almanca konuşamıyorlar. Bu ret, Almancanın “İslami” bir dil olmadığı şeklindeki yarı dini bir argümana dayanmaktadır. Ancak Arapça dışında hangi dil bunu iddia edebilir ki? İslam’ın Almanca kulaklarında “yabancı” ve “otantik olmayan” gelmesi, onların kulakları hakkında çok şey söylüyor, ancak camide ve toplulukta Almanca iletişim kurma olasılığı hakkında hiçbir şey söylemiyor.</p>
</section>
<section id="siyaset-ve-dernekler-çıkmaza-girmiş-bir-statüko" class="level2">
<h2 class="anchored" data-anchor-id="siyaset-ve-dernekler-çıkmaza-girmiş-bir-statüko">Siyaset ve Dernekler: Çıkmaza Girmiş Bir Statüko</h2>
<p>Ancak bu statükoyu korumak için çalışanlar sadece dernekler değildir. Alman politikası da, Müslüman Almanların dini olan İslam’ın önümüzdeki on yıllarda “yabancı” statüsünü korumasına katkıda bulunmaktadır. Federal İçişleri Bakanlığı’nın Diyanet ile Almanya’daki DİTİB’in geleceği hakkında yaptığı anlaşma başka türlü anlaşılamaz. Başlangıçta “Türkiye’den imam gönderilmesinin sona erdirilmesi”<sup>1</sup> olarak duyurulan şey, artık Türkiye’nin hakim olduğu Müslüman dini altyapısının statükosunun on yıllarca daha sürmesi anlamına gelmektedir<sup>2</sup>.</p>
<p>Dernekler, son on yılda toplumla iletişim yollarını neredeyse tamamen kaybetmiştir. Kurulan temsil organları, hem Almanya’da hem de diğer Avrupa ülkelerinde tamamen önemini kaybetmektedir.<sup>3</sup>. Her bir derneğin günlük yaşamı, birbirinden ve Müslüman olmayan çevrelerden tamamen kopuk bir şekilde işlemektedir.</p>
<p>Dernek çalışmalarında Türkçe, Boşnakça, Arapça veya Farsça dilinde ısrar etmek, giderek artan bir şekilde, istenmeyen “Almanlaşmış” gençlerin liderlik pozisyonlarından uzak tutulmasını sağlayan bir güç aracı haline gelmektedir. Kurumsal olarak da sürdürülemez olan bu eksiklik üzerinde çalışmak yerine, kendi cemaat/topluluk, en azından fikir liderliğini iddia edebilecekleri bir baloncuk içinde, köken dünyasına ait bir yerleşim bölgesi olarak ilan edilmektedir.</p>
</section>
<section id="savunmacılık-yerine-katılım" class="level2">
<h2 class="anchored" data-anchor-id="savunmacılık-yerine-katılım">Savunmacılık Yerine Katılım</h2>
<p>Görevlilerinin ve imamlarının, on yıllar sonra bile ülkenin diline hakim olamaması, ülkeyi ve insanları anlayamaması ve kendi hedef kitleleriyle bağlarını giderek kaybetmesinin bedelini hem Müslüman topluluğu hem de toplumun tamamı ödemektedir.</p>
<p>Görevlilerin ve ne yazık ki yerel Müslümanların kafalarının üzerinden hareket eden Alman politikasının uzun zamandır teolojiyle, kültürle veya onun korunmasıyla ilgilenmediği açıktır. Bu, bizim omuzlarımızda ve daha da kötüsü, çocuklarımızın ve Almanya ile Avrupa’daki Müslüman olmanın omuzlarında oynanan soğuk bir çıkar ve güç politikasıdır.</p>
<p>Şu anda, bu şekilde, Almanya’da İslam’ın kurumsal geleceğini birçok bağlamda engelliyoruz ve bireysel dindarlık olasılıklarını tehlikeye atıyoruz. Hikayenin paradoksu, Almanya’da “yabancı” bir Müslüman kurumsallaşmasının statükosunu yapay olarak sürdürmek için mali ve insani kaynakları seferber etmek için inanılmaz derecede büyük bir çaba harcanması gerektiğidir. Böyle bir yapıdan geleceğe yönelik kavramlar geliştirmek, bunları hayata geçirmekten bahsetmiyorum bile, beklenemez. <img src="https://ssl-vg03.met.vgwort.de/na/aa343c3e4f4746a8b8dce792f1633437" width="1" height="1" alt=""> —</p>


<div class="post-footer">
<p class="post-tags"> Etiketler: blog, Muslimische Gemeinschaften, DITIB, IGMG, Islam, Moschee, Deutsch, Deutschland, Imame, Religionsunterricht, BMI, Herkunftssprache, Sprache</p>
<div class="post-share"><span class="post-share-label">Paylaş:</span>
<a class="share-fb" target="_blank" rel="noopener" aria-label="Facebook"><i class="fab fa-facebook-f"></i></a>
<a class="share-tw" target="_blank" rel="noopener" aria-label="X"><i class="fab fa-twitter"></i></a>
<a class="share-wa" target="_blank" rel="noopener" aria-label="WhatsApp"><i class="fab fa-whatsapp"></i></a>
<a class="share-tg" target="_blank" rel="noopener" aria-label="Telegram"><i class="fab fa-telegram-plane"></i></a>
</div>
<section class="related-posts"><h3 class="anchored">İlgili yazılar</h3><div class="related-grid">
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/systemwandel-igmg/"><img src="https://karahan.net/tr/blog/systemwandel-igmg/karahan_net-Sharable-Profile-Horizontal-300.jpg" alt="" loading="lazy"><span class="related-title">IGMG - Mütevelli Heyeti Başkanlığı Krizi ve Kurumsal Erozyon</span></a>
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/sicherer-massstab-loyaler-muslim/"><span class="related-title">Sadık Müslümanları Fanatiklerden Ayırmanın Güvenilir Bir Ölçütü Yok mu?</span></a>
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/dilettantismus-muslimische-gemeinschaft-belgien/"><span class="related-title">Beceriksizlikler Yada Müslüman Toplumun Asıl Hak Ettiklerinin Üzerine</span></a>
</div></section>

</div>
<script>
(function(){var u=encodeURIComponent(location.href),t=encodeURIComponent(document.title||"");
var m={".share-fb":"https://www.facebook.com/sharer/sharer.php?u="+u,
".share-tw":"https://twitter.com/intent/tweet?url="+u+"&text="+t,
".share-wa":"https://api.whatsapp.com/send?text="+t+"%20"+u,
".share-tg":"https://t.me/share/url?url="+u+"&text="+t};
for(var k in m){var a=document.querySelector(".post-share "+k);if(a)a.href=m[k];}})();
</script>
</section>


<div id="quarto-appendix" class="default"><section id="footnotes" class="footnotes footnotes-end-of-document"><h2 class="anchored quarto-appendix-heading">Dipnotlar</h2>

<ol>
<li id="fn1"><p><a href="https://www.bmi.bund.de/SharedDocs/kurzmeldungen/DE/2023/12/imam-ausbildung.html">Türkiye’den imam gönderilmesinin sona erdirilmesi</a>, Meldung des BMI vom 14.12.2023, abgerufen am 25.06.2024 (arşiflenmiş <a href="https://archive.ph/FvREo">alternatif bağlantı</a>).↩︎</p></li>
<li id="fn2"><p>“Geçen yıl Aralık ayında büyük ilerleme kaydettik ve şimdi Federal İçişleri Bakanlığı ile Diyanet arasında bir anlaşma imzaladık. […] Ve bu nedenle, Almanya’da bu kaynaklara sahip olmadığımız için, ihtiyacı Türkiye’den İslami ilahiyat mezunlarını getirerek karşılamak zorundayız.”, <a href="https://ditib.de/detail1.php?id=847&amp;lang=de">DİTİB basın toplantısı raporundan</a> 17.05.2024, erişim tarihi 25.06.2024 (arşivlenmiş <a href="https://archive.is/t57sX">alternatif bağlantı</a>).↩︎</p></li>
<li id="fn3"><p>Merkezi ortak temsil organı olan <a href="../krm_erweiterung_befreiungsschlag_verzweiflungstat">Almanya Müslümanları Koordinasyon Kurulu’nun (KRM)</a> genişletilmesi girişimi 2019’da başarısız oldu. Bu arada, kurucu üye VIKZ birlikten ayrıldı. <a href="../dilettantismus-muslimische-gemeinschaft-belgien">Belçika</a> ve <a href="../frankreich-muslimische-basis">Fransa’da</a> benzer dağılma eğilimleri görüyoruz.↩︎</p></li>
</ol>
</section></div> ]]></description>
  <category>blog</category>
  <category>Muslimische Gemeinschaften</category>
  <category>DITIB</category>
  <category>IGMG</category>
  <category>Islam</category>
  <category>Moschee</category>
  <category>Deutsch</category>
  <category>Deutschland</category>
  <category>Imame</category>
  <category>Religionsunterricht</category>
  <category>BMI</category>
  <category>Herkunftssprache</category>
  <category>Sprache</category>
  <guid>https://karahan.net/tr/blog/sprache-religion-islam/</guid>
  <pubDate>Mon, 24 Jun 2024 22:00:00 GMT</pubDate>
  <media:content url="https://karahan.net/tr/blog/sprache-religion-islam/Menschenmenge.png" medium="image" type="image/png" height="43" width="144"/>
</item>
<item>
  <title>Camia İçi Tartışmalarda Yanıltıcı Sesler ve Sorunların İnkarı</title>
  <dc:creator>Engin Karahan</dc:creator>
  <link>https://karahan.net/tr/blog/innermuslimischer-diskurs-auf-abwegen/</link>
  <description><![CDATA[ 
<!-- Editorial-Kopfbereich: Logo + Social + Sprachumschalter. via include-before-body -->
<header id="site-header">
  <div class="site-header-inner">
    <a class="site-logo" href="../../../de/">
      <img src="https://karahan.net/assets/images/logo.png" alt="Karahan.net" height="48">
      <span class="site-wordmark">Karahan.net</span>
    </a>
    
  </div>
</header>
<script>
(function () {
  var m = window.location.pathname.match(/^\/(de|tr)(\/.*)?$/);
  var rest = m ? (m[2] || "/") : "/";
  var cur = m ? m[1] : "de";
  document.querySelectorAll("#site-header .lang-switcher a[data-lang]").forEach(function (a) {
    var lang = a.getAttribute("data-lang");
    a.setAttribute("href", "/" + lang + rest);
    if (lang === cur) a.classList.add("active");
  });
})();
</script>




<section id="ayrıcalıklı-aktivistler-ve-savunmacılık" class="level2">
<h2 class="anchored" data-anchor-id="ayrıcalıklı-aktivistler-ve-savunmacılık">Ayrıcalıklı Aktivistler ve Savunmacılık</h2>
<p>Müslüman içi söylemin pek fazla dostu yoktur. Eleştirmenler, en büyük dini-Müslüman örgütsel yapılarında - DİTİB, IGMG, ATIB gibi Müslüman derneklerinde - neredeyse hiç var olma hakkı bulamamaktadır. Şimdi, bu yapısal söylem reddine, kendileri bu yapılarda aktif olma ihtiyacı hissetmemiş ayrıcalıklı Müslüman aktivistler de katılıyor. Ancak dernekleri kendi gündemlerini yerine getirmek için gerekli görüyorlar; bu yapılar için eleştirel olmayan savunuculuk yoluyla kendi konumları için meşruiyet ve kendi duruşları için özgünlük elde ediyorlar. Derneklerdeki eksiklikler onları rahatsız etmiyor. Bu eksiklikler, aktivistlerin savunuculuğuna olan derneklerin bağımlılığını daha da güçlendiriyor. Ayrıca, derneklerin eksikli durumuyla, kendi sözde entelektüel konumları özellikle iyi bir ışık altında görünüyor. Aracı ve köprü kurucu oluyorlar - ikisi de yerine getirilmeyen iddialar.</p>
<p>Bu mekanizmayı şu anda farklı Müslüman çevrelerindeki antisemitizm tartışmasında yeniden yaşıyoruz. Bu sorunları açıkça ele almak ve çözümüne ilgi duymak yerine, ya antisemitik tutumların varlığı tamamen reddediliyor, sözde zorunlu bir tarihsel gelişme olarak açıklanıyor ya da yaşanan Müslüman karşıtı ırkçılığa atıfta bulunularak antisemitizm sorunuyla ilgilenme, her türlü Müslüman karşıtı ayrımcılığın kesin olarak sona ermesinden sonrasına - yani belirsiz bir tarihe - erteleniyor.</p>
<p>Kendini atayan bu savunucular tarafından Müslüman topluluklarındaki antisemitizmin inkarı veya küçümsenmesi samimiyetsiz ve tehlikelidir. Müslüman çevrelerindeki aksaklıklar bilinçli olarak görmezden gelinmektedir. Oysa sorunun tespiti, çözüm bulmanın ilk adımı olacaktır. Ancak bu aktivistler, derneklere bu sorunlarla ilgilenmemeleri gerektiğini, çünkü önce çoğunluk toplumunun ırkçılığının üstesinden gelinmesi gerektiğini fısıldıyorlar.</p>
<p>O zamana kadar? - Müslüman dernekler için sorumsuzluğa devam.</p>
</section>
<section id="tepki-eksikliği-ve-engellenen-söylemler" class="level2">
<h2 class="anchored" data-anchor-id="tepki-eksikliği-ve-engellenen-söylemler">Tepki Eksikliği ve Engellenen Söylemler</h2>
<p>Bu bağlamda, Müslüman örgütlerin Hamas’ın terör saldırıları gibi kritik olaylara karşı sessiz kalması veya tepki vermemesi, bu aktivistler için önemli konular değildir. Benzer şekilde, derneklerin özelinde ve Müslüman toplumunun genelinde İslamcı ve antisemitik çabalar da göz ardı edilmektedir. Kendi saflarında yer alan siyah Müslümanlar, Sinti ve Romanlar veya engelli Müslümanlar gibi azınlık gruplarının yaşadığı ayrımcılıklar da dile getirilmemektedir. Çoğu Müslüman derneğinin iç ve dış eleştirilere karşı bu savunmacı ve reddedici tavrı, ilerleme ve gerçek diyalog için engel teşkil eden gerekli tartışmaları ve düşünceleri engellemektedir. Ayrıcalıklı aktivistler ise bunun için entelektüel altyapıyı sağlıyorlar.</p>
<p>Oysa ayrımcılık konusunda özellikle duyarlı olduklarını iddia eden bu aktivistlerin, farklı Müslüman çevrelere ve özellikle en büyük Müslüman-sivil toplum yapıları olan derneklere, bu duyarlılığı kendi tutumlarına yansıtmaları için etki etmeleri gerekirdi. Çünkü ayrımcılığa uğramak, ayrımcılık yapmak için bir serbest geçiş hakkı değildir. İslam düşmanlığı nedeniyle ayrımcılığa uğrayan kişi, her türlü antisemitizme karşı da özellikle duyarlı olmalı, kendi ayrımcılık deneyimini kendi antisemitizmi için bir mazeret olarak kullanmamalıdır.</p>
</section>
<section id="dürüst-bir-yüzleşmeye-giden-yol" class="level2">
<h2 class="anchored" data-anchor-id="dürüst-bir-yüzleşmeye-giden-yol">Dürüst Bir Yüzleşmeye Giden Yol</h2>
<p>Bu ayrıcalıklı aktivist sesler, Müslüman dernekler yapısı hakkındaki endişelerinde gerçekten samimi iseler, dernekleri yanlışta desteklememelidirler. Şu anda, kimlikçi savunuculuklarıyla, derneklerin söylem reddetmelerini körüklüyor ve onlara haklı oldukları hissini veriyorlar. Ancak aktivistler yarın Müslüman topluluğundan bıkarsa, ayrıcalıkları sayesinde bir sonraki yardım projelerine sorunsuz bir şekilde geçebilecekler. Müslüman topluluğu ise aktivistlerin yıkıcı-kimlikçi gündeminin etkilerini uzun süre hem dışa hem de içe doğru telafi etmek zorunda kalacak. <img src="https://ssl-vg03.met.vgwort.de/na/214a754abd99410ebb37b8cbcf2c0a38" width="1" height="1" alt=""></p>


<div class="post-footer">
<p class="post-tags"> Etiketler: blog, Muslimische Gemeinschaften, antimuslimischer Rassismus, Islamfeindlichkeit, Diskurs, Antisemitismus, Aktivismus, Verweigerung, Verbände</p>
<div class="post-share"><span class="post-share-label">Paylaş:</span>
<a class="share-fb" target="_blank" rel="noopener" aria-label="Facebook"><i class="fab fa-facebook-f"></i></a>
<a class="share-tw" target="_blank" rel="noopener" aria-label="X"><i class="fab fa-twitter"></i></a>
<a class="share-wa" target="_blank" rel="noopener" aria-label="WhatsApp"><i class="fab fa-whatsapp"></i></a>
<a class="share-tg" target="_blank" rel="noopener" aria-label="Telegram"><i class="fab fa-telegram-plane"></i></a>
</div>
<section class="related-posts"><h3 class="anchored">İlgili yazılar</h3><div class="related-grid">
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/dagegen-rede-amr/"><span class="related-title">İslam/Müslüman Düşmanlığı ve Antimüslüman Irkçılık</span></a>
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/claim-akteure-herausforderungen/"><span class="related-title">İslam Düşmanlığı ve Müslüman Karşıtı Irkçılığa Karşı Aktif Aktörler ve Zorluklar</span></a>
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/antidiskriminierungsarbeit-gesellschaftliche-mitte/"><span class="related-title">Ayrımcılık karşıtı çalışmaların toplumun merkezine ihtiyacı var</span></a>
</div></section>

</div>
<script>
(function(){var u=encodeURIComponent(location.href),t=encodeURIComponent(document.title||"");
var m={".share-fb":"https://www.facebook.com/sharer/sharer.php?u="+u,
".share-tw":"https://twitter.com/intent/tweet?url="+u+"&text="+t,
".share-wa":"https://api.whatsapp.com/send?text="+t+"%20"+u,
".share-tg":"https://t.me/share/url?url="+u+"&text="+t};
for(var k in m){var a=document.querySelector(".post-share "+k);if(a)a.href=m[k];}})();
</script>
</section>

 ]]></description>
  <category>blog</category>
  <category>Muslimische Gemeinschaften</category>
  <category>antimuslimischer Rassismus</category>
  <category>Islamfeindlichkeit</category>
  <category>Diskurs</category>
  <category>Antisemitismus</category>
  <category>Aktivismus</category>
  <category>Verweigerung</category>
  <category>Verbände</category>
  <guid>https://karahan.net/tr/blog/innermuslimischer-diskurs-auf-abwegen/</guid>
  <pubDate>Wed, 19 Jun 2024 22:00:00 GMT</pubDate>
  <media:content url="https://karahan.net/tr/blog/innermuslimischer-diskurs-auf-abwegen/Diskurs-menschenmenge.png" medium="image" type="image/png" height="43" width="144"/>
</item>
<item>
  <title>Gurbeti Vatan Edinebilmek?</title>
  <dc:creator>Engin Karahan</dc:creator>
  <link>https://karahan.net/tr/blog/heimat-finden-im-fremden/</link>
  <description><![CDATA[ 
<!-- Editorial-Kopfbereich: Logo + Social + Sprachumschalter. via include-before-body -->
<header id="site-header">
  <div class="site-header-inner">
    <a class="site-logo" href="../../../de/">
      <img src="https://karahan.net/assets/images/logo.png" alt="Karahan.net" height="48">
      <span class="site-wordmark">Karahan.net</span>
    </a>
    
  </div>
</header>
<script>
(function () {
  var m = window.location.pathname.match(/^\/(de|tr)(\/.*)?$/);
  var rest = m ? (m[2] || "/") : "/";
  var cur = m ? m[1] : "de";
  document.querySelectorAll("#site-header .lang-switcher a[data-lang]").forEach(function (a) {
    var lang = a.getAttribute("data-lang");
    a.setAttribute("href", "/" + lang + rest);
    if (lang === cur) a.classList.add("active");
  });
})();
</script>




<section id="islamcılıktan-sonra-durum-değerlendirmesi" class="level2">
<h2 class="anchored" data-anchor-id="islamcılıktan-sonra-durum-değerlendirmesi">“İslamcılık’tan Sonra” Durum Değerlendirmesi</h2>
<p>Müslüman cemaatlerin iç yaşamı, Almanya’daki Müslüman yaşamının az araştırılmış alanlarından biridir. Bunun pek çok nedeni vardır. Bir yandan, cemaatlerdeki pek de göze çarpmayan gündelik hayata yönelik bir ilgi eksikliği söz konusuyken, diğer yandan araştırmacılar için cemaatlerin iç dünyasına erişim pek de mümkün değil. Buna ek olarak, cemaatlerin kendileri de iç yaşamlarına dair kamuoyuna yalnızca bölük pörçük bilgiler sunmaktadır. Özellikle üst düzey yöneticilerin halen yaşadıkları ülkelerin diline hakim olmamaları da “dışarı” ile her irtibatın öncesinde bir tercüme çabasının olması gerekmesinden dolayı zahmetli ve kasvetli olarak algılanmakta.</p>
<p>Bu durum, bazı cemaatlerdeki tutum ve görüşlerin uzun bir zaman dilimindeki gelişiminin anlaşılabilir bir analizini yapmayı özellikle zorlaştırmaktadır. İslam Toplumu Milli Görüş’te (IGMG) yerleşiklik ve yabancı kalmak arasındaki tartışmalar için Werner Schiffauer’in “Nach dem Islamismus” (İslamcılığın Ardından) adlı kitabı bugünkü durumla bir karşılaştırma yapma imkânı veriyor. Schiffauer’in IGMG’de yaklaşık on yıl süren etnografik çalışması, IGMG’nin 2010’a kadarki durumunun anlaşılır bir dökümünü sunuyor.</p>
<p>Schiffauer çalışmasında IGMG içinde temel olarak üç akım tespit etmiştir: post-İslamcılar, aktivistler ve gelenekselciler (Schiffauer 2021:426). Schiffauer özellikle post-İslamcılara ağırlık vermiştir, zira bunlar arasında günümüzde ve burada konumlanma açısından en dikkate değer gelişmeyi görmüştür. Erbakan’a daha sadık olan gelenekselciler ile neo-Osmanlı ve güçlü Türkiye yönelimli genç aktivistlerin giderek daha az önemli hale geleceğini düşünmektedir.</p>
<p>Schiffauer, IGMG içindeki bir yönetici kuşağını, Almanya’da sosyalleşme sürecinden geçmiş, “Batı Alman demokrasisinin güçlü ve zayıf yanlarını deneyimlemiş ve […] bu topluma dair çeşitlenmiş ve gerçekçi bir bakış açısı edinmiş” post-İslamcılar olarak tanımlamıştır (Schiffauer 2021:436). Bunlar gelenekselcilerin siyasal İslamcı geleneğinden kopmuş (Schiffauer 2021:438) ve kendilerini neo-Osmanlı bakış açısına ve aktivistlerin özeleştirisiz Türkiye tasavvuruna karşı konumlandırmışlardır (Schiffauer 2021:423).</p>
<p>Post-İslamcılar bir noktaya kadar cemaat içindeki tartışmada kendilerini kabul ettirebilmişlerdir. Saadet Partisi ve Erbakan yanlıları, Schiffauer’in çalışmasının yayınlanmasından sadece birkaç yıl sonra IGMG’den ayrılarak “Saadet Almanya” adı altında kendi yapılarını oluşturdular. Post-İslamcılar da IGMG’de Erbakan’la olan mücadelede üstünlüğü ele geçirmiş görünüyorlardı.</p>
<p>Post-İslamcılar 2010 yılında hala büyük ölçüde gelenekselcilere ve aktivistlere karşı kendilerini üstün bir şekilde savunabilirlerken, Mısır’daki Ezher Üniversitesi’nde eğitim gören imamlar grubundan gelen ek direniş, o zamanki Yönetim Kurulu’nun ve özellikle Genel Sekreterliğin post-İslamcı çizgisine karşı hissedilir hale geldi. Bunlar kendilerini pragmatik olarak gelenekselciler ile aktivistler arasında konumlandırmış ve post-İslamcıların Almanya veya Avrupa sosyalleşmesinden çok fazla etkilendiklerini düşünüyorlardı. Bu itiraz, daha sonraki bir Genel Başkan Yardımcısı tarafından kaleme alınan ve “hukukçuların örgüt üzerindeki tahakkümünün kırılması” talebiyle kaleme alınan bir raporda açıkça ortaya konmuştur. “Hukukçular” ile Schiffauer’in post-İslamcı olarak tanımladığı aktörler kastedilmektedir.</p>
</section>
<section id="de-yönetim-ve-tutum-değişimi" class="level2">
<h2 class="anchored" data-anchor-id="de-yönetim-ve-tutum-değişimi">2011’de Yönetim ve Tutum Değişimi</h2>
<p>2011’de yönetim kurulu ve tutum değişikliği Post-İslamcılar, Schiffauer’in “İslamcılığın Ardından” kitabının yayınlandığı dönemde Necmettin Erbakan’ın karizmasına karşı başarılı bir şekilde direnmiş olabilirler, ancak onun ölümüyle birlikte kaybettiler. Şubat 2011’de Erbakan ölüm döşeğindeyken Kemal Ergün’ü IGMG’nin yeni genel başkanı olarak atar. Post-İslamcılar, özellikle bölge teşkilatlarındaki pek çok görevli tarafından hala manevi lider olarak görülen Erbakan’ın son arzusuyla artık mücadele edemezler. Kemal Ergün Genel Başkan adayı olarak Türkiye’den döner ve bir sonraki IGMG Genel Kurulunda Erbakan’ın varisi olarak Genel Başkan seçilir.</p>
<p>Ergün’ün görev süresi boyunca Saadet Partisi çizgisini birebir takip ettiği söylenemez. Daha ziyade, hem AKP hem de Saadet Partisi arasında bir denge kurmaya çalışıyor. “Denge ve birlik” onun döneminin en önemli iki sloganı olacaktır. Daha önce yöneticilik kademelerinden ayrılmak zorunda kalan Saadet taraftarları cemaate geri dönmektedir; ancak cemiyetlerde AKP taraftarları üye düzeyinde çoğunluktadır. Yeni Yönetim Kurulu’nun post-İslamcılarla ilişkisi ve işbirliği zor oluyor. Post-İslamcıların din özgürlüğü ve sivil haklar temelinde topluma ve siyasete yönelik iddiaları (Schiffauer 2021:438) yeni liderlik tarafından “kendi profilini yükseltmek için devletle kavga” olarak görülmekte ve hoş karşılanmamaktadır; iç örgütlenmeye ve İslamcı aktivist pozisyonlara yönelik eleştiri kişisel saldırı olarak algılanmaktadır. İlerleyen yıllarda IGMG’nin çeşitli kademelerindeki post-İslamcılar büyük ölçüde Genel Merkez’deki, Bölge Teşkilatları’ndaki ve son olarak da Cemiyetlerdeki görevlerinden ayrılmaya zorlanırlar ya da kendi istekleriyle bireysel yaşamlarına çekilirler.</p>
<p>Ergün’ün camiadaki denge ve birlik ihtiyacı, IGMG Yönetim Kurulu’nun kamuoyuna yönelik, açık ve net konumlanmasının büyük ölçüde eksik olmasına yol açıyor. Her konumlandırma, IGMG içindeki akımlardan birinin veya diğerinin bunu ihtilaf çıkarmak olarak algılaması tehlikesini taşır. Öte yandan bir önceki yönetim kurulunun Saadet Almanya hareketinde aktif olmanın IGMG’de görev almakla bağdaşmadığı yönündeki açıklaması da artık uygulanmıyor.</p>
<p>Buna ek olarak, ” köken ülke referansı” IGMG’nin kendi kimliğinin merkezine daha güçlü bir şekilde yerleşiyor. Geçmişte cemaat, Türkiye’deki dini otorite olan Diyanet’i laik bir devletin İslam’ı kötüye kullanması olarak reddederken, bu yeni dönemde, IGMG’nin kuruluşundan bu yana ilk kez Diyanet tarafından gönderilen imamlar cemiyetlerde görev alıyor. IGMG’nin eğitim kurumları veya IGMG’ye yakın kurumlar, kendi mezunlarına TC Milli Eğitim Bakanlığı’nın onayıyla İmam Hatip diploması verebilmek için kendilerini Türkiye’deki müfredata tabi kılıyorlar.</p>
<p>Bunun yanı sıra IGMG Türkiye’de de kurumsallaşmasına hız veriyor: IGMG’nin sosyal hizmet kurumu olan Hasene’nin bağımsızlaştırılan Türkiye şubesinden, yeni kurulan vakıf ve şirketlere kadar.</p>
</section>
<section id="kamuoyundaki-algının-azalması" class="level2">
<h2 class="anchored" data-anchor-id="kamuoyundaki-algının-azalması">Kamuoyundaki Algının Azalması</h2>
<p>IGMG’nin zirvesindeki bu gelişmeler sadece farklı akımlar arasındaki ilişkiyi etkilemekle kalmıyor, aynı zamanda topluluğun kamuoyundaki algısında ve görünümünde de kendini gösteriyor.</p>
<p>Post İslamcılık konumlandırması “yeni” yönetim kurulu tarafından fazla “Alman” ve “çatışma odaklı” olduğu gerekçesiyle kabul edilmedi. Saadet Partisi ve AKP’ye içerde siyasi faaliyet yürütme imkânı tanınmadı, ancak bu partilerde aktif görev alma ve IGMG teşkilatlarında görev almaya ilişkin mevcut uyumsuzluk düzenlemeleri fiilen ortadan kalktı. Daha önce “Saadet Almanya” bünyesine geçmiş olan yöneticiler IGMG içinde yeniden önemli görevler üstlenebildiler, ancak aynı zamanda Türkiye’deki AKP’nin gözüne girmenin yolları arandı.</p>
<p><img src="https://karahan.net/tr/blog/heimat-finden-im-fremden/Spende_Maerthyrer-Fond.jpeg" class="img-fluid"> <em>Ekim 2016’da TC Aile Bakanlığı Şehitler Fonuna yapılan bağış (soldan sağa: H. Çiftçi, IGMG Genel Bşk. Yrd.; M. Yeneroğlu, AKP-Milletveki, IGMG eski Genel Sekreteri; F. Kaya, TC Aile Bakanı; C. Yalınkılıç, IGMG Genel Bşk. Yrd.)</em> <!-- {{< figure src="Spende_Maerthyrer-Fond.jpeg" caption="Ekim 2016'da TC Aile Bakanlığı Şehitler Fonuna yapılan bağış (soldan sağa: H. Çiftçi, IGMG Genel Bşk. Yrd.; M. Yeneroğlu, AKP-Milletveki, IGMG eski Genel Sekreteri; F. Kaya, TC Aile Bakanı; C. Yalınkılıç, IGMG Genel Bşk. Yrd.)">}} --></p>
<p>Dolayısıyla kamuoyu önüne çıkmak IGMG için bir mayın tarlasına dönüştü. Kamuoyuna yapılan her açıklama, IGMG çatısı altında şimdilik ahenk içinde yeniden bir araya gelen akımlardan birini rahatsız edebilirdi. Post-İslamcılar hariç, bu akımların kamuoyuna açıklama yapılmasını bekledikleri de pek söylenemez. Almanca konuşan kamuoyuna yönelik duyurular, ancak Türkçe çevirileri de mevcutsa dikkate ve ciddiye alınıyordu. Post-İslamcılardan gelen eleştiriler nadiren Yönetim Kurulu’na ulaşabiliyordu.</p>
<p>Sonuç olarak, IGMG Almanca kamuoyundaki tartışmalardan büyük ölçüde çekildi. Kurum içindeki söylem ile kamuoyuna yönelik söylem arasındaki uçurum genişledi.</p>
<p>Teşkilatın 15 Temmuz 2020’den 15 Haziran 2021’e kadar Almanca basın açıklamaları ve teşkilat hakkında medyada yer alan haberler değerlendirildiğinde, teşkilat içi kamuoyu ile dış kamuoyu arasındaki uçurum net bir şekilde ortaya çıkmaktadır.</p>
<p><img src="https://karahan.net/tr/blog/heimat-finden-im-fremden/Artikel_igmg.png" class="img-fluid"> <em>15.07.2020 ve 15.07.2021 tarihleri arasında İslam konulu 1785 makalenin 36 defa IGMG geçmekte</em> <!-- {{< figure src="Artikel igmg.png" caption="15.07.2020 ve 15.07.2021 tarihleri arasında İslam konulu 1785 makalenin 36 defa IGMG geçmekte" >}} --> Medyada IGMG hakkında çıkan haberlerin azlığı dikkat çekicidir. “Almanya’da İslam ve Müslümanlar” konusunda internette bulabileceğiniz 1785 yazı arasında sadece 36 yazıda IGMG’den bahsediliyor. Bunlardan dokuzu IGMG’nin kendi yayınlarındandır. Makalelerin 20’sinde kurumdan “siyasal İslam” tartışmaları bağlamında bahsedilmektedir. İkisi antisemitizm ve dolandırıcılık, birer tanesi de ayrımcılık ve din politikası konularını ele almaktadır. Sadece bir kez olumlu bir bağlamda IGMG’den bahsedilmiştir.</p>
<p><img src="https://karahan.net/tr/blog/heimat-finden-im-fremden/PMs-igmg.png" class="img-fluid"> <em>Temmuz 2020 - Temmuz 2021 arası IGMG Basın Açıklamaları</em> <!-- {{< figure src="PMs-igmg.png" caption="Temmuz 2020 - Temmuz 2021 arası IGMG Basın Açıklamaları" >}} --> IGMG’nin bu süre zarfında yayınlanan basın açıklamalarında ise karşımıza tamamen farklı bir dünya çıkmakta. Açıklamaların 8’i ayrımcılık konularını ele almakta, bir açıklama Hanau saldırısını, bir taneside basının IGMG’ye bakışını değerlendirmekte. Geri kalan 7 açıkla “uluslararası siyaset” alanında sayabileceğimiz göç konularına değlnmekte. Bunların dışında ele alınan diğer konular şunlar: Aşırı sağcılık (5 açıklama), dini bayramlar (4 açıklama), Corona (3 açıklama) din siyaseti (3 açıklama), terör saldırılarının tahkiri (2 açıklama) ve birer açıklamayla iç siyaset, din özgürlüğü ve Teşkilat’taki gelişmeler. Tüm bu açıklamalar arasından sadece ikisi gündemi belirleme ve yönlendirme amaçlı bir deneme olarak değerlendirilebilir.</p>
<p>IGMG’nin aynı dönemdeki Almanca basın açıklamalarında ise bambaşka bir dünyaya rastlamak mümkün. Yazılardan sekizi ayrımcılık konusunu ele alırken, beşi mahkeme kararları veya devam eden ya da tamamlanmış somut yasal süreçler hakkında yorum niteliğinde, bir yazı Hanau’daki saldırıyı, bir diğeri ise medyanın IGMG’ye yaklaşımını ele alıyor. Yedi metin “uluslararası politika” tematik alanında sınıflandırılabilir ve neredeyse her seferinde uluslararası düzeyde göç, Uygurlar ve bir kez de Rohingya ile ilgilenmektedir. Bunların dışında ele alınan diğer konular şunlar: : Aşırı sağcılık (5 yazı), dini bayramlar (4), Korona salgını (3), din siyaseti (3), saldırı kınaması (2) ve iç siyaset (1), din özgürlüğü (1) ve dernekteki gelişmeler (1). Sadece iki yazı olumlu gündem belirleme, kendi konularını olumlu bir şekilde ele alma olarak değerlendirilebilir. Medyada yer alan IGMG hakkındaki haberler ile IGMG’nin açıklamaları birbirini tutmuyor. Dernek, kamuoyunda nasıl tasvir edildiğini algılamıyor gibi görünüyor. Kurum ayrıca kendi alternatif tanıtımlarını da gerçekleştirmiyor. IGMG’nin basın açıklamalarından IGMG’nin ne olduğu ve ne yaptığı öğrenilemiyor. 37 basın açıklamasından yalnızca ikisi, yürütülen çalışmaları topluma olumlu ve genel bir katkı olarak kamuoyu ile paylaşmaya teşebbüs etmektedir: Açıklamalardan biri Dünya Su Günü’nde camilerdeki su tüketiminin azaltılmasını ele alırken, ikinci bir basın açıklaması Açık Cami Günü’nü teşvik etmektedir.</p>
<p>Mevcut tartışmalara ilişkin pozisyonlar ve hatta kendi söylemlerinin başlatılması yönünde bir arayış yok. Din politikasına ilişkin üç açıklama dahi sadece Almanya’daki Müslüman yaşamına ilişkin yayınlanmış bir araştırmayı, Hessen’deki İslam din dersine ilişkin bir kararı ve okul kitaplarında dini ve kültürel çeşitliliğe ilişkin (pek de yeni olmayan) talebi ele alıyor. IGMG’nin Almanca konuşulan dünyada ayrımcılık, aşırı sağcılık ve din politikası ve özgürlüğü ile ilgili az sayıdaki sınırlı çalışmalar dışındaki gelişmelerden haberdar olup olmadığını basın açıklamalarından öğrenemiyoruz.</p>
</section>
<section id="igmg-ve-kendi-içindeki-farklılıklar" class="level2">
<h2 class="anchored" data-anchor-id="igmg-ve-kendi-içindeki-farklılıklar">IGMG ve Kendi İçindeki Farklılıklar</h2>
<p>IGMG ve sosyolojik selefleri hiç bir zaman homojen bir yapı olmadılar. Cemiyetler arasındaki farkların yanı sıra tutum ve mentalite açısından da teşkilat içinde büyük farklar mevcuttu. 2011 yılındaki yönetim değişikliği ile Türkiye’ye bakış açısı temel bir ayırıcı unsur olarak ortaya çıktı. Buna dayanarak, 2011 sonrası dönem için, ilk ikisi birbiriyle çatışma halinde olan dört akım tanımlanabilir:</p>
<ol type="1">
<li>Sayıları giderek azalan post-İslamcı yöneticiler</li>
<li>Köken ülke odaklı yöneticiler</li>
<li>Çoğunluk toplumuna bir köprü olarak “Dış İlişkiler” personeli</li>
<li>“Sıradan” cemaat üyesi</li>
</ol>
<section id="post-islamcı-yöneticiler" class="level3">
<h3 class="anchored" data-anchor-id="post-islamcı-yöneticiler">„Post-İslamcı“ Yöneticiler</h3>
<p>Durum değerlendirmesinde, farklı kademelerdeki ( cemiyetler, bölge dernekleri, Genel Merkez) post-İslamcı görevlilerin yeni liderlik tarafından fazla “Almanlaşmış” olarak algılandığı zaten belirtilmişti. Teşkilata yönelik sürekli özeleştiri yapılması ve gelişmelerin sorgulanması, yönetim kurulunun liderlik iddiasına yönelik bir saldırı olarak görülmüştür. Bu arada, Kemal Ergün’ün Mısır Ezher Üniversitesi’nde birlikte okuduğu ve kendisi gibi kariyerlerine cami imamı olarak başlayan üniversite arkadaşları teşkilatın yönetimini devralmışlardı. Birçok yeni Bölge Başkanı da bu havuzdan çıktı. Post-İslamcıların “tahakkümünün kırılması” böylece cemiyet düzeyine kadar taşındı.</p>
<p>Post-İslamcılar, genel teşkilatın uyum hedefi bağlamında, teşkilattaki yıkıcı unsur olarak görülüyorlardı. Onlara karşı tekrarlanan bir itham, fitneye varan “huzursuzluğun”, yani anlaşmazlığın cemaate taşınmasıydı. Bu tepkilerin çeşitli kademelerdeki sonucu, çok sayıda post-İslamcı aktörün kendi bireysel alanlarına çekilmesi ve IGMG’deki görevlerinden istifa etmeleri oldu.</p>
</section>
<section id="köken-ülke-odaklı-yöneticiler" class="level3">
<h3 class="anchored" data-anchor-id="köken-ülke-odaklı-yöneticiler">Köken Ülke Odaklı Yöneticiler</h3>
<p>Köken ülke odaklı yöneticilerin arasında birleştirici unsur, Türkiye’deki gelişme ve yapılara yönelmeleri ve Türkiye’deki lider figürleri ve kurumlar ile kendilerini özdeşleşmeleriydi. Bu bağlamda, yönelimin AKP’ye ya da Saadet Partisi’ne doğru olması, en azından post-İslamcılardan farklılaşma açısından bir fark teşkil etmemektedir. Cemiyetlerdeki üyeler AKP’ye daha meyilliyken, bölgedeki yöneticilerde Saadet Partisi destekçilerine daha sık rastlanmaktadır. Bunun, Saadet taraftarlarının daha önce post-İslamcıları protesto etmek ve onları Erbakan’ın davasına ihanet etmekle suçlamak için terk ettikleri IGMG yapılarına geri dönmeleriyle de ilgisi olduğu kesin.</p>
<p>Bu idareci profilinin kimliklerinin temelinde Türkiye’ye yöneliş bulunmakta. Görüşlerin ve duruşların meşruiyeti, büyük ölçüde kişiselleştirilmiş, yani bir liderin şahsında yoğunlaşmış olan kapsamlı bir ulusal kimlikten türetilebilir olmalarında görülmektedir. Cemaatin ve cemaat içindeki çalışmaların bu standarda göre ölçülmesi gerekir; özgünlük ise köken ülkeyle ilgili referans alınan grubun kodlarını yeniden üretebilme becerisiyle bağlantılıdır.</p>
<p>“Devletle tartışılmaz” ilkesinde dahi köken ülkenin öncelenmesi söz konusudur. Ülkeler arasındaki çıkar çatışmalarında daima çıkarları gözetilen Türkiye ve oradaki aktörlerdir. Almanya bağlamında kurumsal çıkarların göz edilmesi sözkonusu iken, Türkiye bağlamında kişisel çıkarların ve geleceğe yönelik beklentilerin göz önünde bulundurulması önem taşımaktadır. Son yıllarda Türkiye’de IGMG yönetimi tarafından değişik şirketlerin kurulması ve maddi olarak güçlendirilmesinin temelinde de şahsi geleceğin teminat altında alınması yatıyor. Türkiye’de bir gelecek fırsatı bazı yetkililer için şimdiden gerçekleşmiş durumda. Kurulan bu yapı ve şirketlerin kurumsal olarak IGMG’den bağımsız olarak oluşturulmuş ve mevcut yönetim tarafından emin kişiler olarak değerlendirilen kişiler tarafından yönetiliyor olması Türkiye’de şahsi bir gelecek oluşturma hayalini, gelecekte IGMG’de dümene kimin geçeceği sorusundan da bağımsız bir perspektif sunuyor.</p>
</section>
<section id="çoğunluk-toplumuna-köprü-olarak-dış-ilişkiler-sorumluları" class="level3">
<h3 class="anchored" data-anchor-id="çoğunluk-toplumuna-köprü-olarak-dış-ilişkiler-sorumluları">Çoğunluk Toplumuna Köprü Olarak „Dış İlişkiler“-Sorumluları</h3>
<p>„Dış İlişkiler” ve Tanıtma birimlerinde geleneksel olarak Teşkilat ile “dış dünya” arasında irtibatı kuran bölge ve şubelerdeki birimler bulunmakta. Teşkilat hiyerarşisi içinde Genel Sekreterliğe bağlıdırlar. Belki de bu alandaki çalışmalar nedeniyle teşkilattaki pek çok post-İslamcı kariyerinde dış ilişkilerden geçmiş ya da yolunu bu alanda keşfetmiştir. Ancak bu alanda kalmayıp zaman içinde çeşitli başka görevler de üstlendiler. Bu durum 2011’deki yönetim kurulu değişikliğinden sonraki yıllarda değişti. “Dış İlişkiler” alanı ilk olarak dernek hiyerarşisinde birçok post-İslamcı için halen müsamaha gösterilen ve ihtiyaç duyulan bir geri çekilme yeri haline geldi. Ancak birçokları için “Dış İlişkiler” alanı aynı zamanda çıkışın da noktasıydı, çünkü köken ülke odaklı görevlilerle işbirliği özellikle dış ilişkiler alanında çatışmalara ve “huzursuzluklara” neden oluyordu.</p>
<p>Artık bu makamlarda da büyük ölçüde köken ülke merkezli olanlara yakınlık duyan ya da en azından bu konumlanma ile fazla ilgilenmeyen ve bu nedenle herhangi bir iç tartışmaya yol açamayan yöneticiler görev yapmaktadır. Bunlar genellikle çeşitli idare kademelerinde kalan az sayıdaki Almanca konuşan kişilerdir. Geçen zamana rağmen, garip bir şekilde, Teşkilat çoğunluk toplumuyla ve ayrıca Türkiye kökenli olmayan diğer Müslüman derneklerle karşılıklı iletişim kurma yeteneğini kaybetmiştir.</p>
<p>Bu alandaki mevcut görevlilere, herhangi bir yetkileri olmaksızın sadece dil açısından bir aracılık rolü verilmiştir. Tercümanlık yapmaları beklenir, ancak ne derneğin iç işleyişini dış dünyaya iletirler ne de çoğunluk toplumunun sorunlarını ve beklentilerini derneğe taşırlar.</p>
</section>
<section id="sıradan-cemaat-üyesi" class="level3">
<h3 class="anchored" data-anchor-id="sıradan-cemaat-üyesi">“Sıradan” Cemaat Üyesi</h3>
<p>Cemaatin ” sıradan” üyesi bu tür tartışmalardan büyük ölçüde etkilenmemektedir. Camilere gidenlerin büyük çoğunluğu camiyi bireysel ve toplumsal dini ihtiyaçların asgari düzeyde karşılanması için bir altyapı olarak kullanmaktadır. Camide Cuma ve bayram namazları kılınıyor, belki haftada bir kez dini vaaz veriliyor ve çocuklar din derslerine gönderiliyor. Dinî bağlılık bir derneğe değil, doğrudan yerel camiye kurulur. Daha iyi bir imam, daha iyi bir din eğitimi ve aynı zamanda daha iyi bir bina altyapısı ile cami cemaatinin değişmesi nadir bir durum değil, aksine cami yöneticileri tarafından korkulan bir durumdur.</p>
</section>
</section>
<section id="güncel-gelişmeler" class="level2">
<h2 class="anchored" data-anchor-id="güncel-gelişmeler">Güncel Gelişmeler</h2>
<p>Post-İslamcıların geri çekilmesi ve köken ülke odaklı grupların yeniden güç kazanması, IGMG’nin Almanya’daki çalışmalarını ciddi bir şekilde etkiledi. IGMG, din politikası alanları da dahil olmak üzere kamuoyu tartışmalarından büyük ölçüde çekildi. Werner Schiffauer’in anlattığı yıllarda, Anayasayı Koruma Dairesi’nin kurum hakkındaki raporlarına rağmen içerik ve pozisyonlarıyla sesini duyurabilirken, bugün Anayasayı Koruma Dairesi sorununun büyük ölçüde ortadan kalkmasına rağmen bu tür pozisyonlar ya hiç yok ya da fark edilemiyor.</p>
<p>Müslümanların burada, şimdi ve gelecekte konumlandırılmasına ilişkin fikir ve kavramların geliştirilmesi eksik kalmaktadır. Başkan Ergün kamuoyuna yaptığı açıklamalarda sık sık Türkçe olarak “buralıyız” diyebilir, ancak yönetimin Türkiye’deki kişisel-zihinsel konumlanışı, buradaki yaşam için faydalı fikirler geliştirilmesine pek olanak tanımıyor.</p>
<p>Bu tutum, cemiyetlerin bulundukları yerel bağlamlardaki konumlarını da etkilemektedir. “Birlikte yaşamaya dair sorunlar” söz konusu olduğunda, Merkez ve bölgelerdeki kurumların cemiyetlere içerik ve tavır alma konusunda destek sunmaları pek mümkün değildir. Cemiyetler giderek daha sık olarak, kendilerine dışarıdan sunulanları eleştirmeksizin kabul etme ya da yerel, özellikle de sosyal ortamlardan çekilme alternatifiyle karşı karşıya kalmaktadır.</p>
<p>Çevrenin beklentileri ve cemiyetin ihtiyaçları hakkında tartışma imkanı dernek içi ortamda hemen hemen hiç yoktur. Post-İslamcıların ayrılmasıyla birlikte IGMG, iç ve dış alanda esas çalışmaları yürütecek personelini de büyük ölçüde kaybetti.</p>
<p>Sonuç olarak, cemiyetler ancak çekingen bir şekilde dışa dönük faaliyet gösterebilirler. Kendi içlerinde de, cemiyetin üyelerine karşı toplumsal bir arada yaşama sorunlarına ilişkin tutumlar geliştiremezler.</p>
<p>Teşkilat için bu durumda geriye kalan tek seçenek, büyük ölçüde azalan toplumsal iddiayla birlikte temel dini hizmetlerine çekilmektir. Özellikle de gençlik çalışmaları veya insani yardım gibi mevcut sosyal çalışmaların bile köken ülke odaklı bir biçimde uygulandığı düşünüldüğünde.</p>
</section>
<section id="gelişmelerin-cemiyetler-ile-yürütülecek-ortak-çalışmalara-etkisi" class="level2">
<h2 class="anchored" data-anchor-id="gelişmelerin-cemiyetler-ile-yürütülecek-ortak-çalışmalara-etkisi">Gelişmelerin Cemiyetler İle Yürütülecek Ortak Çalışmalara Etkisi</h2>
<p>Buradalık ve şimdilik perspektifine ve iddiasına sahip bir kuşak yöneticinin tamamen ortadan kalkmış olması, IGMG camiasının diğer sivil toplum ve devlet aktörleriyle iletişim kurmasını zorlaştırıyor. Derneğin bütünü gibi, cemiyetler de kendi konumlarını, taleplerini ve ihtiyaçlarını kendi kurum sınırlarının ötesinde anlaşılabilecek bir biçimde ifade etmekte zorlanıyorlar.</p>
<p>IGMG için tehlike, teşkilatın İslamcılar tarafından ele geçirilmesi ve bundan dolayı terkar Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın raporlarına girmesinde yatmamaktadır. Daha çok, toplumdaki yerel gelişmelerle bir bütün olarak ilgilenmeyen ve köken ülkelerine odaklanan görevliler göreve getiriliyor olmaları bir tehdit unsuru haline geldi. Bu durum, teşkilatı sadece bugün itibariyle iflas ettiği düşünülen post-İslamcılar için değil, aynı zamanda kendilerini Türkiye’deki bir sosyal veya siyasi gruba mensup olmakla tanımlamak istemeyen muhtemel yeni ve genç kadrolar için de cazip olmaktan çıkarmaktadır.</p>
<p>Bir bütün olarak toplum açısından bakıldığında, cemiyetlerle ilişkilerde karşılaşılan zorluk, bu cemiyetlere yaklaşılmaması ve temas kurulmaması durumunda, köken ülke odaklı olan ve toplumla birlikte yaşamak istemeyen kişilerin daha da güçlenecek olmalarıdır. Bunlar yerel toplumu reddetme eğilimlerinde teyid edilmiş olacaklar. Onlara göre, etnopluralizme oldukça benzeyen Batı ile kültürel uyumsuzluk tezleri pratikte böylece doğrulanmış olacaktır. Öte yandan coğunluk toplumunun, cemiyetlere ciddi bir şekilde yaklaşması ve onları “başlarından savmaması”, bu aktörlerin cemiyet içi bağlamdaki güçsüzlüğünü ve vizyonsuzluğunu da ortaya çıkaracaktır.</p>
<p><em>Kaynak</em> Werner Schiffauer: İslamcılığın Ardından - İslam Toplumu Millî Görüş Etnografik Bir Araştırma, çev. Ogün Duman, İstanbul 2021</p>
<p><img src="https://ssl-vg03.met.vgwort.de/na/22456cd831e847168811824460622dd1" width="1" height="1" alt=""></p>


<div class="post-footer">
<p class="post-tags"> Etiketler: blog, IGMG, Post-İslamcılık, İslamcılık, Schiffauer, Kemal Ergün, Erbakan, Değişim</p>
<div class="post-share"><span class="post-share-label">Paylaş:</span>
<a class="share-fb" target="_blank" rel="noopener" aria-label="Facebook"><i class="fab fa-facebook-f"></i></a>
<a class="share-tw" target="_blank" rel="noopener" aria-label="X"><i class="fab fa-twitter"></i></a>
<a class="share-wa" target="_blank" rel="noopener" aria-label="WhatsApp"><i class="fab fa-whatsapp"></i></a>
<a class="share-tg" target="_blank" rel="noopener" aria-label="Telegram"><i class="fab fa-telegram-plane"></i></a>
</div>
<section class="related-posts"><h3 class="anchored">İlgili yazılar</h3><div class="related-grid">
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/transformation-rueckwaerts/"><span class="related-title">Dönüşüm süreci geriye mi gidiyor?</span></a>
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/igmg-ohne-milli-gorus-fakt-oder-fiktion/"><span class="related-title">“Milli Görüş”süz IGMG</span></a>
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/vorstandskrise-igmg/"><span class="related-title">IGMG’de Genel Kurul’a Giderken Yönetim Krizi</span></a>
</div></section>

</div>
<script>
(function(){var u=encodeURIComponent(location.href),t=encodeURIComponent(document.title||"");
var m={".share-fb":"https://www.facebook.com/sharer/sharer.php?u="+u,
".share-tw":"https://twitter.com/intent/tweet?url="+u+"&text="+t,
".share-wa":"https://api.whatsapp.com/send?text="+t+"%20"+u,
".share-tg":"https://t.me/share/url?url="+u+"&text="+t};
for(var k in m){var a=document.querySelector(".post-share "+k);if(a)a.href=m[k];}})();
</script>
</section>

 ]]></description>
  <category>blog</category>
  <category>IGMG</category>
  <category>Post-İslamcılık</category>
  <category>İslamcılık</category>
  <category>Schiffauer</category>
  <category>Kemal Ergün</category>
  <category>Erbakan</category>
  <category>Değişim</category>
  <guid>https://karahan.net/tr/blog/heimat-finden-im-fremden/</guid>
  <pubDate>Thu, 03 Nov 2022 23:00:00 GMT</pubDate>
  <media:content url="https://karahan.net/tr/blog/heimat-finden-im-fremden/Artikel-igmg.png" medium="image" type="image/png" height="90" width="144"/>
</item>
<item>
  <title>Beceriksizlikler Yada Müslüman Toplumun Asıl Hak Ettiklerinin Üzerine</title>
  <dc:creator>Engin Karahan</dc:creator>
  <link>https://karahan.net/tr/blog/dilettantismus-muslimische-gemeinschaft-belgien/</link>
  <description><![CDATA[ 
<!-- Editorial-Kopfbereich: Logo + Social + Sprachumschalter. via include-before-body -->
<header id="site-header">
  <div class="site-header-inner">
    <a class="site-logo" href="../../../de/">
      <img src="https://karahan.net/assets/images/logo.png" alt="Karahan.net" height="48">
      <span class="site-wordmark">Karahan.net</span>
    </a>
    
  </div>
</header>
<script>
(function () {
  var m = window.location.pathname.match(/^\/(de|tr)(\/.*)?$/);
  var rest = m ? (m[2] || "/") : "/";
  var cur = m ? m[1] : "de";
  document.querySelectorAll("#site-header .lang-switcher a[data-lang]").forEach(function (a) {
    var lang = a.getAttribute("data-lang");
    a.setAttribute("href", "/" + lang + rest);
    if (lang === cur) a.classList.add("active");
  });
})();
</script>




<p>Baden-Württemberg eyaletindeki “Vicdan Testi”ni eleştirmek için bir salon dolusu gazeteciyi biraraya getirip, müslüman cemaatlerin açıklama ve fikirlerinin Almanya çapında yayınlatabilmek, müslüman toplumu içindeki gelişmeler ile Almanya çapında yayın yapan ciddi gazetelerin fikir sayfalarında tartışılıyor olmak, bunlar çok geride kalmış tecrübeler. Artık ne <a href="https://koordinationsrat.de/">Almanya Müslümanları Koordinasyon Kurulundaki</a> gelişmeler, ne de cemaatlerin <a href="https://www.deutsche-islam-konferenz.de/">Alman İslam Konferansındaki</a> görüş ve fikirleri kamuoyunun ilgisini çekebilen konular arasında bulunuyor. Hatta genel kamuoyu müslüman temsil kurullarının sadece Almanya’da değil, Avrupa’nın birçok ülkesinde varlık mücadelesi vermek zorunda olduğunun farkında bile değil.</p>
<section id="müslüman-temsilinde-çözülme-belirtileri" class="level2">
<h2 class="anchored" data-anchor-id="müslüman-temsilinde-çözülme-belirtileri">Müslüman Temsilinde Çözülme Belirtileri</h2>
<p>Daha 2010lu yılların ortasında müslüman temsil yapılarında ilk çözülme belirtileri ortaya çıkmaya başlamıştı. O tarihlerde Avrupa genelindeki temsil yapıları arasında en ektin, kurumsal ve yasal olarak en köklü yapılanması olan <a href="../misstrauen-gesetzesform">Avusturya İslam Cemaati (IGGiÖ)</a> zamanının Uyum Müşaviri ve sonra Dışişleri Bakanı olan Sebastian Kurz’un baskısıyla ve yeniden düzenleme bahanesiyle hukuki statüsüne kadar birçok alanda tavizler vermek zorunda kalmıştı. Ve cemaatin içinde meydana gelen bazı olumsuz <a href="https://www.kleinezeitung.at/politik/innenpolitik/5409374/Kriegsspiele-in-Moschee_Atib_Verantwortlicher-Imam-wurde-suspendiert">gelişmeler</a> ile de IGGÖ’nün kamuoyundaki <a href="https://www.heise.de/tp/features/Katar-finanziert-die-Strukturen-der-Muslimbruderschaft-in-ganz-Europa-4921129.html?seite=all">itibarı</a> daha da tartışılır hale gelmiş oldu.</p>
<p>Fransa’daki temsil kurulu <a href="https://www.cfcm-officiel.fr/">Fransız Müslümanları Kültür Konseyi</a>’ninde (CFCM) yaşanan süreç ise Avusturya’daki gelişmelerden daha da vahim sonuçlar ile devam etmekte. Fransız Cumhurbaşkanı Macron ile imzalanması üzere mutabakat sağlanan “<a href="../franzoesische-revolution-igmg">Cumhuriyetçi Değerler Bildirgesi</a>”nden Fransa’daki Milli Görüş yapılanması olan CIMG’nin öncülüğünde bazı kurumların beklenmedik şekilde imzasını geri çekmesiyle birlikte, CFCM içinde görev yapan faslı <a href="https://www.lepoint.fr/societe/exclusif-l-offensive-des-services-secrets-marocains-sur-l-islam-de-france-01-12-2021-2454702_23.php">istihbarat elemanları</a>’nın ifşası ve Fransa <a href="../spannungen-in-der-igmg-in-frankreich">Milli Görüş Yapılanması</a>’ndaki patlak veren iç mücadeleler sonrası Fransız İçişleri Bakanı Darmanin CFCM’in Fransız Devleti’nin muhatabı olarak artık “ölmüş” olarak değerlendirdiklerini açıklamış ve CFCM yerine bizzat <a href="../frankreich-muslimische-basis">müslüman taban</a> ile irtibata geçmeyi sağlayacak arayışlara yöneldi.</p>
</section>
<section id="belçika-beceriksizlik-şeffafsızlık-ve-dış-müdahele" class="level2">
<h2 class="anchored" data-anchor-id="belçika-beceriksizlik-şeffafsızlık-ve-dış-müdahele">Belçika: Beceriksizlik, Şeffafsızlık ve Dış Müdahele</h2>
<p>Müslüman temsil kurumları için bir sonraki olumsuz haber Eylül 2022’nin ortasında Belçika’dan geldi. Belçika Federal Adalet Bakanı <a href="http://www.vincentvanquickenborne.be/">Vincent Van Quickenborne</a> bir <a href="https://www.rtbf.be/article/vincent-van-quickenborne-a-procede-au-retrait-de-la-reconnaissance-de-lexecutif-des-musulmans-de-belgique-11067134">basın açıklaması</a> ile “<a href="https://www.embnet.be/">Belçika Müslümanları Yürütme Kurulu</a>”nun (Exécutif/EMB) tanınma aktini iptalini açıkladı. Bakan Exécutif’in şeffaflık, temsilde adalet ve bağımsızlık gibi beklentileri dikkate almadığına, mevcut yönetimin görev süresinin ikibuçuk yıl önce bittiğine ve Kurul’un kararlarının artık az sayıda yönetim üyesi tarafından alındığına dikkat çekti. Ve yine Bakan, defalarca vaat edilmesine rağmen halen görünürde demokratik bir seçimin gerçekleşmediğini ifade etti.</p>
<p><a href="https://fr.wikipedia.org/wiki/Ex%C3%A9cutif_des_musulmans_de_Belgique">Exécutif</a> kısa adı altında bilinen temsil kurulu 1999 yılından beri faaliyet gösteren ve bulunduğu ülkenin devlet kurumları ve farklı hükümetleri tarafından muhatap olarak kabul gören en eski müslüman temsil organlarındn biri konumunda. Kurulun görevleri arasında camilerin resmi tanınma sürecine dahil olmanın yanı sıra imamların eğitim ve görevlendirmeleri ve müslümanlar için kabir alanları hazırlamak bulunmakta. Ayrıca devlet tarafından tanınmış olmanın getirdiği imtiyazlar arasında <a href="https://www.rtbf.be/article/retrait-de-la-reconnaissance-de-lexecutif-des-musulmans-la-procedure-a-ete-enclenchee-annonce-vincent-van-quickenborne-10937824">Adalet Bakanlığı’ndan alınan 600.000 €’luk destek</a> ve tanınmış camilerdeki imamlar ile din dersi öğretmenlerinin maaşlarının Belçika devleti tarafından karşılanması bulunmakta.</p>
<p>Adalet Bakanı’nın Exécutif’in tanınma statüsünü iptal etmesi sürpriz bir karar olmadı. Tanınmanın iptal sürecini Van Quickenborne Şubat 2022’de başlatmıştı. Bu adımın temelinden şeffaflık ve saydamlıktaki eksiklerin yanı sıra belirsiz yapılanma ve dış ülkelerin, özellikle Türkiye ve Fas’ın, müdahele imkanları gibi konuların olduğu kadar Exécutif Başkanı Mehmet Üstün’e karşı Devlet Güvenlik Raporu’nda ileri sürülen aşırı unsurlar ile bağlantılı olma ithamları da yatmaktaydı. Exécutif başkanı Mehmet Üstün’e karşı ortaya atılan ithamların Almanya’daki <a href="https://www.igmg.org/selbstdarstellung/2/">IGMG</a> Genel Merkezi için de sorun oluşturmakta. Zira Üstün Exécutif’e Milli Görüş’ün <a href="https://fibif.be/haberler/belcika-muslumanlari-temsil-kurumu-emb-yeni-yonetim-kurulunu-secti/22">Belçika Bölgesi</a> içinden katıldığı gibi halen der bir <a href="https://www.grenzecho.net/63202/artikel/2021-10-06/alle-kameras-sind-auf-mehmet-ustun-und-die-moschee-heusden-zolder-gerichtet">Milli Görüş camisinin</a> başkanlığını sürdürmekte.</p>
<p>Bakan Van Quickenborne açıklamasında Exécutif’i şu sert sözlerle eleştirdi: “Şu ana kadar böyle bir beceriksizliğe şahit olmadım. Tüm bunlara ülkemizdeki müslüman toplum için bu kadar önemli bir fonksyona sahip olan bir kurumda şahit oluyoruz. Müslüman toplum bundan çok daha iyisini hak ediyor ve bu yüzden EMB’nin tanınma statüsünü iptal etmeye karar verdim.”</p>
</section>
<section id="exécutif-şaşkın-ve-yalnız-bırakılmış" class="level2">
<h2 class="anchored" data-anchor-id="exécutif-şaşkın-ve-yalnız-bırakılmış">Exécutif: Şaşkın ve Yalnız Bırakılmış</h2>
<p>Exécutif başkanı Mehmet Üstün kararın açıklandığı gün <a href="https://www.facebook.com/permalink.php?story_fbid=pfbid02mwE9d8Q94vPJVRDT1ojDr4HY9BF7wnjvcnuGNxgogXPYHfkrkwEqik9KfUhJPb1Yl&amp;id=476351699186357">tepkisini</a> ortaya koydu. Bakanın tavrından dolayı şaşkın olduklarını ifade eden Üstün, bakanın açıklamalarını “yanlış, hakaretvari ve iftira dolu” olarak eleştirdi.</p>
<p>Bakan’ın Exécutif’in Genel Kurulu’nun 2,5 senedir geciktirildiğine dair ithamlarının kabul etmeyen Üstün, Genel Kurul’u Aralık 2022’de planladıklarını ifade etti. Exécutif’in reform sürecine karşı olmadıklarını da ilave eden Üstün, Bakan’ın önceki görüşmelerdeki tüm taleplerini kabul ettiklerini de belirtti. Üstün, ayrıca aylardır Exécutif’e yapılması gereken ödemeleri bakanlığın geri tutmasından dolayı Temmuz 2022’de bakanlığa dava açtıklarına dikkat çekti.</p>
<p>Bakan Üstün açıklamalarında seçimlerle ilgili olarak seçme yaşının 18, seçilme yaşının ise 25 olarak belirlendiğini, seçim bilgilendirmelerinde kökene göre herhangi bir ayrım yapılmayacağını ifade etmiş, seçimlerin sonrasında yönetime herhangi bir uzman veya kadın üye seçilemediğinde, birer kadın ve uzman üyenin atanacağını da ayrıca eklemiştir. Bunlarla birlikte seçime katılım için maddi katkı şartını kaldırdıklarını da söyledi.</p>
<p>Üstün’ün Bakan’a yönelttiği eleştirilerin arasında mahkemece Exécutif’e yetkisiz müdahelelerinden dolayı Bakanlığın uyarılmasından hemen sonra Kurul’un statüsünü iptal ettiği ithamı dikkat çekmekte. Federal Hükümet’in böyle bir şey yapmamasının da kendisini hayal kırıklığına uğrattıığını ifade eden Üstün’e göre Adalet Bakanı Exécutif’i o kadar aşağılamış, suçlamış ve iftira atmıştıki, artık herkes adeta Exécutif’i savunamaz hale gelmişti.</p>
</section>
<section id="exécutife-içerden-gelen-eleştiriler" class="level2">
<h2 class="anchored" data-anchor-id="exécutife-içerden-gelen-eleştiriler">Exécutif’e İçerden Gelen Eleştiriler</h2>
<p>Belçika’daki temsil kuruluna gelen eleştiriler sadece Adalet Bakanı Van Quickenborne ile sınırlı kalmıyor. Müslüman camiadan da Exécutif’e karşı ciddi iddialar ileri sürülmekte. Geçmiş yıllarda eksik şeffaflık ve maddi kaynakların kötüye kullanımıyla ilgili eleştiriler Kurul’un eski idarecileri tarafından ortaya atılmıştı. Van Quickenborne bu iddiaları da bahane ederek EMB’ye karşı daha keskin bir tavır sergilemeyi terçih etti.</p>
<p>Cemaatin içinden gelen eleştirilerin arasında resmi olarak tanınmış olan camilere devlet maaşı ile atanan hocaların görev başında bulunmamaları yer almakta. Sadece Cuma’ya gelip geri kalan sürede cami dışında kendi işlerini takip etmekle itham edilen hocaların bu durumdan dolayı herhangi bir müeyyideye tabi tutulmadıkları ifade edilmekte. Ve yine cemiyetlerden gelen bu şikayetler Exécutif’e ulaşmasına rağmen herhangi bir takip sözkonusu olmamıştır.</p>
<p>Bu sıkıntıların kaynağında müslüman eleştirmenler Exécutif yönetiminin taban ile bağının kopmasını görmekteler, ki Van Quickenborne da bu eleştiriyi dillendirmişti. Bu kopuşun belirtileri arasında din dersi öğretmenlerinin, ayrıca müfettiş ve vaize gibi görevlilerin de yöneticilerin aile ve tanıdıkları arasından atanması sayılıyor.</p>
</section>
<section id="müslüman-temsilin-avrupa-çapında-sorun-haline-gelmesi" class="level2">
<h2 class="anchored" data-anchor-id="müslüman-temsilin-avrupa-çapında-sorun-haline-gelmesi">Müslüman Temsilin Avrupa Çapında Sorun Haline Gelmesi</h2>
<p>Müslüman temsil meselesi Avrupa’da uzun zamandır sadece ülke sınırları içinde düşünülmemesi gereken bir konudur, özellikle birçok müslüman cemaatin Avrupa çapında organize olduğunu düşünürsek. Cemaatlerin yapı ve işlevlerinden kaynaklanan sıkıntıların sonuçları işte bundan dolayı sadece tek bir ülkeyle sınırlı kalmayıp, tüm Avrupa’daki kurumsallaşmaya yansıyor.</p>
<p>2000’li yıllar her ne kadar 11 Eylül saldırılarının olumsuz etkileriyle aklımızda kalmış olsalarda, Avrupa’daki islami cemaatler için ortaya çıkan iş birliği ve ortak çalışmalar açısından yeni imkanların doğduğu bir dönem olmuştur. Özellikle 11 Eylül’ün oluşturduğu baskı iklimi cemaatler arasındaki var olan ve var sayılan sınırları aşmaya imkan sağladığı gibi, o tarihe kadar tamamen içe kapalı olan cemaatlere dahi toplumun geneline yönelik açılımın gerekliliğini göstermiş oldu.</p>
<p>Avusturya’daki IGGiÖ, Fransa’daki CFCM, Belçika’daki Exécutif, Almanya’daki KRM, Almanya eyaletlerindeki Schura yapıları ve nihayetinde Hamburg ve Bremen’deki cemaatler ile eyalet yönetimi arasında gerçekleşen “devlet anlaşmaları” bu dönemin kazanımları arasında sayılabilir. Kuruluşlarından 20 sene sonra bu kurumların artık sadece misyonları değil, varlık sebepleri dahi sorgulanır hale gelmiş durumda. Tüm bu kurumların hedeflerinin başında bulunan, bulundukları bölge ve ülkelerdeki müslüman cemaatlerin kurumsallaşması ve resmi tanınmasını ilerletmek yerine artık gerilemeye şahitlik ediyoruz.</p>
</section>
<section id="cemaat-yapıları-mı-müslüman-varlığı-mı" class="level2">
<h2 class="anchored" data-anchor-id="cemaat-yapıları-mı-müslüman-varlığı-mı">Cemaat Yapıları Mı, Müslüman Varlığı Mı</h2>
<p>Resmi tanınma ve kurumsallaşmanın ilerlemesi Hamburg ve Bremen’de gerçekleşen “Devlet Anlaşmaları”nın birincil hedefleri arasındaydı. Hesapta aradan 10 sene geçtikten sonra anlaşmalar taraflar arasında tekrar değerlendirilecekti, ki tam da bu 10nuncu yılın içinde bulunmaktayız. İşbu anlaşmalar yapıldığındaki beklenti cemaatlerin geçen bu 10 yıl içinde bilinen eksiklerini tamamlamaları ve eyalet yapıları ile iş birliğini ilerletmeleri yönündeydi ki, sürecin sonunda cemaatlere kiliselerin sahip olduğu kamu tüzel kişiliğinin verilmesi sözkonusu olabilsin. <a href="http://murat-kayman.de/2022/09/15/der-hamburger-vertrag-mit-muslimischen-verbaenden-10-jahre-stillstand/">Murat Kayman</a> Hamburg Anlaşması bağlamında kamu tüzel kişiliğinin ne kadar ulaşılamaz, hatte mevcut anlaşmanın dahi <a href="https://www.experteninitiative-religionspolitik.de/blog/der-hamburger-vertrag-mit-muslimischen-verbaenden/">sürdürebilirliğinin</a> ne kadar zor olduğunu geçenlerde yayınladığı bir analizde ortaya koydu.</p>
<p>Mevcut 80lı ve 90lı yılların ruhuyla kurulan ve faaliyet gösteren cemaat yapıları için mümkün ve işlevsel, müslüman tabanın ihtiyaçlarını karşılayan ve temsilini gerçekleştirebilen, toplumsal hayata dahil olan dini cemaatler haline gelme ihtimali 2010lu yılların ortasında adeta son buldu. Etnik ayrımcılığın belirginliği ve hatta belirleyiciliği, ayrıca dil ve göç edilen ülkelere endeksli çalışma modelleri ve yine göç edilen ülkeler ile sürdürülen kurumsal ve kimlik siyaseti üzerinden kurulan bağlar bu kurumların özüne vazgeçilemez şekilde işlemiş durumda.</p>
<p>Genel toplumun parçası olamama ve tam tersine kimlik ve kültür koruyucusu olma anlayışı bu kurumlarda sorun olarak değil, bizzat kendileri tarafından yapılarını tanımı ve misyonları olarak öne çıkmakta. Bu bağlamda bulundukları ülkelerde yerlileşememeleri ve sivil topluma katılım sağlayamamaları imkansızlıklardan dolayı değil, mevcut yapıları ancak bu şekilde ayakta tutabilmelerinden kaynaklanmakta.</p>
<p>Bu şekilde kurumsal olarak oturmuş ve başarılı sayılan temsil kurumlarının dahi yapısal olarak gerilemesinden sonra göç mantığı ve kimlik siyasetine endeksli cemaatlerin varlık sebepleri sorgulanır hale geldi. Tabi bu sorgulamanın içine alışılagelmiş tüm vazgeçilemez görünenlerin dahil edilmesi şart. Örneğin camilerimiz gelecekte hangi fonksyonu ve görevi üstlenmeliler, camilerin üzerinde hangi yapıların gerekliliği, faydası ve anlamı var? Bu tartışmada tek tartışılamaz olan camilerin varlığının kendisi olacaktır. Mevcut cemaat yapılarının geri kalan tüm katmanlarını ise müslüman varlığı ve başarılı kurumsallaşma bağlamında tartışmamız gerekiyor. <img src="https://ssl-vg03.met.vgwort.de/na/3ebc429796d0463d9ef721278e732afe" width="1" height="1" alt=""></p>


<div class="post-footer">
<p class="post-tags"> Etiketler: blog, Belçika'da İslam, DITIB, IGMG, Executif, Belçika, Temsil Kurulları</p>
<div class="post-share"><span class="post-share-label">Paylaş:</span>
<a class="share-fb" target="_blank" rel="noopener" aria-label="Facebook"><i class="fab fa-facebook-f"></i></a>
<a class="share-tw" target="_blank" rel="noopener" aria-label="X"><i class="fab fa-twitter"></i></a>
<a class="share-wa" target="_blank" rel="noopener" aria-label="WhatsApp"><i class="fab fa-whatsapp"></i></a>
<a class="share-tg" target="_blank" rel="noopener" aria-label="Telegram"><i class="fab fa-telegram-plane"></i></a>
</div>
<section class="related-posts"><h3 class="anchored">İlgili yazılar</h3><div class="related-grid">
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/sprache-religion-islam/"><img src="https://karahan.net/tr/blog/sprache-religion-islam/Menschenmenge.png" alt="" loading="lazy"><span class="related-title">Almanya'nın İslam Tartışması: Yanlış Din Politikası ve Müslüman Dernekleri Geleceğimizi Nasıl Engelliyor?</span></a>
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/frankreich-muslimische-basis/"><span class="related-title">Fransa Müslüman Tabanla Konuşuyor</span></a>
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/wo-ist-meine-moschee/"><span class="related-title">Camim nerede?</span></a>
</div></section>

</div>
<script>
(function(){var u=encodeURIComponent(location.href),t=encodeURIComponent(document.title||"");
var m={".share-fb":"https://www.facebook.com/sharer/sharer.php?u="+u,
".share-tw":"https://twitter.com/intent/tweet?url="+u+"&text="+t,
".share-wa":"https://api.whatsapp.com/send?text="+t+"%20"+u,
".share-tg":"https://t.me/share/url?url="+u+"&text="+t};
for(var k in m){var a=document.querySelector(".post-share "+k);if(a)a.href=m[k];}})();
</script>
</section>

 ]]></description>
  <category>blog</category>
  <category>Belçika&#39;da İslam</category>
  <category>DITIB</category>
  <category>IGMG</category>
  <category>Executif</category>
  <category>Belçika</category>
  <category>Temsil Kurulları</category>
  <guid>https://karahan.net/tr/blog/dilettantismus-muslimische-gemeinschaft-belgien/</guid>
  <pubDate>Tue, 25 Oct 2022 22:00:00 GMT</pubDate>
</item>
<item>
  <title>Fransa’nın İslam Politikası IGMG’de Gerilime Yol Açıyor</title>
  <dc:creator>Engin Karahan</dc:creator>
  <link>https://karahan.net/tr/blog/spannungen-in-der-igmg-in-frankreich/</link>
  <description><![CDATA[ 
<!-- Editorial-Kopfbereich: Logo + Social + Sprachumschalter. via include-before-body -->
<header id="site-header">
  <div class="site-header-inner">
    <a class="site-logo" href="../../../de/">
      <img src="https://karahan.net/assets/images/logo.png" alt="Karahan.net" height="48">
      <span class="site-wordmark">Karahan.net</span>
    </a>
    
  </div>
</header>
<script>
(function () {
  var m = window.location.pathname.match(/^\/(de|tr)(\/.*)?$/);
  var rest = m ? (m[2] || "/") : "/";
  var cur = m ? m[1] : "de";
  document.querySelectorAll("#site-header .lang-switcher a[data-lang]").forEach(function (a) {
    var lang = a.getAttribute("data-lang");
    a.setAttribute("href", "/" + lang + rest);
    if (lang === cur) a.classList.add("active");
  });
})();
</script>




<p>Almanya’da Müslüman toplulukların statüsüne ilişkin tartışmalar büyük ölçüde sessizliğe bürünmüş durumda. Yeni kurulan koalisyonun İslam politikası halen şekillenmeye devam ediyor. En önemli konularda dahi Müslüman kuruluşlardan tartışmaya neredeyse hiç katkı gelmiyor. Öte yandan Fransa’da, dini konulardan sorumlu İçişleri Bakanı Darmanin’in son iki yılda izlediği net tutum, Fransız-Müslüman dernekler dünyasında sürekli yeni gelişmelere yol açmıştır. Macron’la yapılan görüşmelerin hemen ardından, 2020 sonunda cumhurbaşkanına söz verilmesine rağmen bazı derneklerin “<a href="../franzoesische-revolution-igmg">Cumhuriyetçi Değerler Bildirgesi</a>”ne attıkları imzaları geri çekmelerinin ardından, ortak temsil organı „<a href="https://www.cfcm-officiel.fr/">Fransa Müslümanları Kültür Konseyi</a>“ (CFCM) büyük ölçüde hareket edemez ve kendini temsil edemez durumda kaldı.</p>
<p>Fransız İçişleri Bakanı nihayet 2021 sonunda CFCM’nin kendileri için artık ölmüş olduğunu ilan etti. Bölgesel konferanslarda, bir <a href="../frankreich-muslimische-basis">“<em>Forum de l’lslam de France</em>”</a> (<strong>FORIF</strong>) kuruluşu başlatıldı. Bu şekilde Fransız devleti, artık mevcut dernek yapılarını temas noktası olarak görmeyeceğini, doğrudan yerel cami yapılarına ve Müslüman entelektüellere hitap edileceğini açıkça ortaya koymuştur.</p>
<section id="igmgde-yalpalayan-rota" class="level2">
<h2 class="anchored" data-anchor-id="igmgde-yalpalayan-rota">IGMG’de Yalpalayan Rota</h2>
<p><a href="https://www.igmg.org">“İslam Toplumu Milli Görüş”</a>ün (IGMG) Fransa bölge teşkilatları ise bilhassa yalpalayan bir rota izlediler. Fransız IGMG bölge teşkilatlarının çatı kuruluşu olan <a href="https://cimgfrance.fr/">Confédération Islamique Milli Gorus France</a> (CIMG), başlangıçta Bildirgeyi imzalayacağını coşkulu bir şekilde açıklarken, özellikle Türkçe konuşan kamuoyunda, Türkiye’deki basın röportajlarında ve kendi dernek yayınlarında bu tutumundan geri adım attı ve ancak bir yıl sonra, İçişleri Bakanının çatı kuruluşlarıyla işbirliğinin sona erdiğini açıklamasından bir ay sonra Bildirgeyi yeniden imzalamak istediğini duyurdu.</p>
<p>Fransa’daki cemiyetler bu rota değişikliği için ağır bir bedel ödemek zorunda kaldı. <a href="https://www.france24.com/en/france/20210324-row-erupts-in-france-over-plans-to-use-state-funds-to-build-strasbourg-mosque">Strazburg Milli Görüş Camii, devam eden cami inşaatı için Strazburg şehrinden</a> aldığı 2,5 milyon Avroluk hibeyi kaybetmekle kalmadı, aynı zamanda eğitim kurumlarının inşası ve işletilmesi için devam eden çok sayıda onay prosedürü de devlet tarafından sonlandırıldı. Ancak konuya vakıf olanlara göre, sürekli pozisyon değişiklikleri yerel aktörlerin elinde değildi; daha ziyade bu konudaki talimatların Köln’deki IGMG merkezinden geldiği söyleniyor.</p>
<p>Köln’deki karar alıcılar ile Fransa’daki sonuçları taşıyanlar arasındaki bu dengesizliğin, CIMG başkanının Pazar günü (20.03.2022) alışılmadık derecede sert bir <a href="https://cimgfrance.fr/igmgyapilmasi-gereken-reformlar-seffaf-ve-genis-katilim-ulke-bazinda-yapilanmalar-tabandan-tepeye-kadar-sorumluluklarin-yetkilerin-belirlenmesi-ve-denetlenmesi/">Türkçe metinle</a> kamuoyuna, özellikle de derneklere seslenmesine yol açtığı varsayılabilir. <a href="https://cimgfrance.fr/igmgyapilmasi-gereken-reformlar-seffaf-ve-genis-katilim-ulke-bazinda-yapilanmalar-tabandan-tepeye-kadar-sorumluluklarin-yetkilerin-belirlenmesi-ve-denetlenmesi/">“IGMG;Yapılması gereken Reformlar, Şeffaf ve geniş katılım,ülke bazında yapılanmalar,tabandan tepeye kadar sorumlulukların, yetkilerin belirlenmesi ve denetlenmesi”</a> başlığı altında, Köln’deki IGMG Avrupa Genel Merkezi’nden, muhtemelen Fransız bölge teşkilatlarının yaşadıkları acı tecrübelere borçlu oldukları taleplerde bulunuluyor.</p>
</section>
<section id="igmg-yönetiminden-reform-talepleri" class="level2">
<h2 class="anchored" data-anchor-id="igmg-yönetiminden-reform-talepleri">IGMG Yönetiminden Reform Talepleri</h2>
<p>IGMG Yönetiminden Reform Talepleri CIMG’in internet sitesinin yanı sıra tüm sosyal medya kanallarında da paylaşılan bildiride, IGMG’nin “güvenle yoluna devam etmesi” için beş maddede reform yapılması çağrısında bulunuluyor.</p>
<p>CIMG Başkanı, <a href="https://twitter.com/FatihSarikir">Fatih Sarıkır</a>, aşağıdaki taleplerde bulunmaktadır: 1. Avrupa Çatı kurumuz olan IGMG de : MYK’mızın, her ülkelerin bir temsilcisi, Bölge başkanlarımızın bölgelerimizdeki KT, KGT, GT bölge başkanları ve her bölgeden bir Cemiyet başkanından oluşan İDARİ ŞURA MECLİSİ kurulmasının gerekliliğine inanıyoruz. 2. Genel Başkan istişaresi, tüzük değişimi, bütçenin kabulü, 5 yıllık icraat programının onaylanması ve teşkilat için denetim işlevini üstlenmek üzere İDARİ ŞURA MECLİSİ kurulmalı. 3. Demokratik ülkelerdeki kuvvetler ayrımı sistemi gibi, Yönetim 5 yıllık çalışma programında sunduğu icraatlarını aldığı yetki çerçevesinde yürütmeli,&nbsp; meclis denetim işlevini üstlenmeli. 4. Fransa gibi (Almanya dışı ülkelerde);<br>
Teşkilatımızın Ülkeler bazındaki idari yapılanmaları güçlendirilerek, federatif bir yönetim anlayışıyla(Avrupa birliği örneği) iç siyasi dengeler gibi, ülke içi konularda, karar alabilme hakkına sahip olmalı. 5. Teşkilatımızın istismarına neden olabilecek yollar kapatılmalı.(!)</p>
<p>Şimdiden ilk dört talebin IGMG’yi ve özellikle de Genel Başkanı tedirgin etmesi muhtemel. Sarıkır tarafından dile getirilen talepler, başkan Kemal Ergün’ün bugüne kadar büyük ölçüde sınırsız ve otoriter olan fonksiyonunu sorgulanır hale getirmektedir. Sarıkır’a göre 4 numaralı talep de dolaylı olarak IGMG ile Fransa’daki felaketinin asıl sorumlularının adresine işaret ediyor: Genel Merkez’in Fransız IGMG yapılarının yerel karar alma kapasitesine müdahalesi.</p>
</section>
<section id="igmg-yönetim-kurulu-hakkında-suistimal-iddiaları" class="level2">
<h2 class="anchored" data-anchor-id="igmg-yönetim-kurulu-hakkında-suistimal-iddiaları">IGMG Yönetim Kurulu hakkında suistimal iddiaları?</h2>
<p>Ancak beşinci talep, buraya kadar az çok somut olan çerçevenin dışına çıkmakta ve daha çok bir tehdide benzemektedir. Bu ne tür bir suistimalle ilgili, IGMG kendi yetkilileri tarafından ne şekilde suistimal edildi, burada muhtemelen Köln’deki Avrupa Genel Merkez yönetimi kastediliyor? Madde 5, anlaşmazlığın artık sadece yetkiler ve bağımsızlıkla ilgili bir iç çatışma olmadığı yönünde endişeye yol açmaktadır. Yapıların kötüye kullanıldığı suçlaması, bunların niteliği hakkında soru işaretleri doğurmaktadır: Bu ahlaki bir istismar mı, kişisel taleplerin yerine getirilmemesi mi - ki zaten bunun dini bir cemaat çerçevesinde açıklanması pek mümkün değil - yoksa IGMG yönetim kurulunun yasal olarak ilgili eylemleriyle mi ilgili. Bu konu bir kez açıldığında, Fatih Sarıkır kendi dürüstlüğünün sorgulanmasını istemiyorsa bu soruya cevap vermekten kaçınamayacaktır.</p>
<p>Ek: Pazar gününden bu yana CIMG <a href="https://cimgfrance.fr/">web sitesinde</a> mevcut olan içerik, muhtemelen bu makale yazılırken tüm web sitesiyle birlikte çevrimdışı hale getirilmiştir. CIMG web sitesi günceldir (22.03.2022, 20:00 itibariyle). Bununla birlikte, CIMG Başkanı Sarıkır’ın mektubuna arşiv sayfalarından erişilebilir: <a href="https://archive.ph/jADpQ">https://archive.ph/jADpQ</a></p>
<p><img src="https://ssl-vg03.met.vgwort.de/na/36d53afd3f204e3584dd35fccf778e1e" width="1" height="1" alt=""></p>


<div class="post-footer">
<p class="post-tags"> Etiketler: blog, Fransa'da İslam, IGMG, Frankreich, Verbände, Transparenz, Spannung, Streit, Milli Görüs</p>
<div class="post-share"><span class="post-share-label">Paylaş:</span>
<a class="share-fb" target="_blank" rel="noopener" aria-label="Facebook"><i class="fab fa-facebook-f"></i></a>
<a class="share-tw" target="_blank" rel="noopener" aria-label="X"><i class="fab fa-twitter"></i></a>
<a class="share-wa" target="_blank" rel="noopener" aria-label="WhatsApp"><i class="fab fa-whatsapp"></i></a>
<a class="share-tg" target="_blank" rel="noopener" aria-label="Telegram"><i class="fab fa-telegram-plane"></i></a>
</div>
<section class="related-posts"><h3 class="anchored">İlgili yazılar</h3><div class="related-grid">
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/frankreich-muslimische-basis/"><span class="related-title">Fransa Müslüman Tabanla Konuşuyor</span></a>
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/franzoesische-revolution-igmg/"><span class="related-title">Fransız ihtilali mi yoksa çokyüzlü IGMG mi?</span></a>
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/systemwandel-igmg/"><img src="https://karahan.net/tr/blog/systemwandel-igmg/karahan_net-Sharable-Profile-Horizontal-300.jpg" alt="" loading="lazy"><span class="related-title">IGMG - Mütevelli Heyeti Başkanlığı Krizi ve Kurumsal Erozyon</span></a>
</div></section>

</div>
<script>
(function(){var u=encodeURIComponent(location.href),t=encodeURIComponent(document.title||"");
var m={".share-fb":"https://www.facebook.com/sharer/sharer.php?u="+u,
".share-tw":"https://twitter.com/intent/tweet?url="+u+"&text="+t,
".share-wa":"https://api.whatsapp.com/send?text="+t+"%20"+u,
".share-tg":"https://t.me/share/url?url="+u+"&text="+t};
for(var k in m){var a=document.querySelector(".post-share "+k);if(a)a.href=m[k];}})();
</script>
</section>

 ]]></description>
  <category>blog</category>
  <category>Fransa&#39;da İslam</category>
  <category>IGMG</category>
  <category>Frankreich</category>
  <category>Verbände</category>
  <category>Transparenz</category>
  <category>Spannung</category>
  <category>Streit</category>
  <category>Milli Görüs</category>
  <guid>https://karahan.net/tr/blog/spannungen-in-der-igmg-in-frankreich/</guid>
  <pubDate>Mon, 21 Mar 2022 23:00:00 GMT</pubDate>
</item>
<item>
  <title>“Milli Görüş”süz IGMG</title>
  <dc:creator>Engin Karahan</dc:creator>
  <link>https://karahan.net/tr/blog/igmg-ohne-milli-gorus-fakt-oder-fiktion/</link>
  <description><![CDATA[ 
<!-- Editorial-Kopfbereich: Logo + Social + Sprachumschalter. via include-before-body -->
<header id="site-header">
  <div class="site-header-inner">
    <a class="site-logo" href="../../../de/">
      <img src="https://karahan.net/assets/images/logo.png" alt="Karahan.net" height="48">
      <span class="site-wordmark">Karahan.net</span>
    </a>
    
  </div>
</header>
<script>
(function () {
  var m = window.location.pathname.match(/^\/(de|tr)(\/.*)?$/);
  var rest = m ? (m[2] || "/") : "/";
  var cur = m ? m[1] : "de";
  document.querySelectorAll("#site-header .lang-switcher a[data-lang]").forEach(function (a) {
    var lang = a.getAttribute("data-lang");
    a.setAttribute("href", "/" + lang + rest);
    if (lang === cur) a.classList.add("active");
  });
})();
</script>




<p>IGMG (İslam Toplumu Milli Görüş), 27 Ocak’taki “Nazilerin Kurbanlarını Hatırlama Günü” anısına sosyal medya kanallarında #WeRemember (Hatırlıyoruz) heştegi ile yahudi düşmanlığına karşı bir kampanyaya katılmışken, ertesi gün antisemitik (yahudi düşmanı) içerikler paylaşan bir imamı işten çıkarttığına dair <a href="https://www.welt.de/politik/deutschland/article236528895/Milli-Goerues-entlaesst-Imam-nach-antisemitischem-Video.html">haber</a> ile gündeme geldi. Bonn Camii’nde görev yapan imam-hatip Mayıs 2021 tarihinde <a href="https://www.instagram.com/mynasiha/">Instagram</a> kanalında antisemitik içerikler paylaşmıştı.</p>
<p>Bir kaç gün öncede IGMG’nin başka bir ilahiyatçısı dikkatleri üzerine çekmişti. Bir İnstagram paylaşımında kendisinden farklı düşünen müslümanları “küfür” ile itham edip, kendi algısına göre “liberal” olduklarını düşündüğü müslümanları “virüs” olarak tanımlamıştı. Geçen sene de aynı ilahiyatçı Taliban’ı mazur gösteren ifadelerle ortaya çıkmıştı. IGMG Genel Sekreteri Bekir Altaş kendisine yöneltilen sorularda sözkonusu şahsın IGMG ile alakası olan bir ilahiyatçı olduğu bilgisini red edip, kendisinin IGMG’nin partner kuruluşu olan Hasene’de çalıştığını ve sene sonunda da orayla da ilişiğinin kesildiğini iddia etmişti. Buna rağmen sözkonusu şahıs IGMG’nin yayın organı olan Camia TV’de “IGMG Irşad Başkanlığı” bandrolü ile tanıtılmış, Islam Konseyi ve IGMG ortaklığında hazırlanan bir online video serisinin sunuculuğunu yapmış ve daha 15 Ocak 2022 tarihinde online gerçekleşen IGMG Bölge Gençlik Başkanları toplantısında IGMG Genel Başkanı Kemal Ergün’ün karşısında oturmuştu.</p>
<section id="umut-bağlanan-almanca-konuşan-imamlar" class="level2">
<h2 class="anchored" data-anchor-id="umut-bağlanan-almanca-konuşan-imamlar">Umut Bağlanan Almanca Konuşan İmamlar</h2>
<p>Sadece bir hafta içinde IGMG’nin iki gelecekteki umutları arasında görülen imam ve ilahiyatcısı antisemitik yada insanları aşağılayıcı ifadelerle dikkatleri üzerlerine çekmiştiler. Her iki vakada IGMG’nin tepkisi görevden uzaklaştırma oldu. Vakaları münferid bir gelişme olarak değerlendirirsek bu tedbir olarak belki yeterli olabilirdi. Gerçekte ise genç imamların artık almanca diline mahir ve sosyal medayaya yatkın olmaları şu ana kadar sadece türkçe konuşan imamların arasında var olan ve anaakım olarak değerlendirilebilecek ideolojik tutum ve görüşlerin Alman kamuoyu tarafından da farkedilebilir ve anlaşılabilir olmasını sağlamakta.</p>
<p>Dikkate alınması gereken diğer unsurların arasında Kemal Ergün’ün Genel Başkanlığı ile teşkilat içinde tekrar canlanmaya başlayan Necmettin Erbakan’ın fikri mirası ve antisemitismin bu mirastaki rolüdür. Son yıllarda Türkiye’de aşırı bir ucu temsil eden Ebubekir Sifil ve İhsan Şenocak gibi, Ehli Sünnet savunması iddiasıyla aşırı ideolojik islam algılarıyla birçok “kafir” avına sebebiyet veren figürlerin de IGMG’nin gençlik çalışmalarında etkin olmalarına izin verilmesi de gözardı edilemez.</p>
</section>
<section id="kurucu-unsur-erbakan" class="level2">
<h2 class="anchored" data-anchor-id="kurucu-unsur-erbakan">Kurucu Unsur Erbakan</h2>
<p>Lennar Pfahler isimli gazetecinin hazırladığı ve Welt gazetesinde yayınlanan haberde dikkate değer başka ifade ve açıklamalar da var. Eren Güvercin Bonn Camii’nde görev yapan imamın ifadelerinin bir “trafik kazası” olmadığını belirtiyor. Günümüzde de Erbakan’ın IGMG içinde kurucu unsuru olarak saygı duyulduğunu ve Erbakan’ın bariz antisemitizminin halen tartışılıp sorgulanmadığını ifade ediyor.</p>
<p>Aktüel gelişmeler tam da böyle bir sorgulama süreci için bir başlangıç olabilirdi. Tartışma konusu olan iki elemanına çıkış vererek olayları şahıslara indirgemek yerine IGMG yapısal ve içeriksel sorunlarının varlığını kabullenip kurum olarak durduğu yeri ve savunduğu içerikleri tartışmaya açabilirdi.</p>
<p>IGMG Genel Sekreteri Welt gazetesine yaptığı açıklamasında teşkilat olarak Erbakan’ın antisemitik içeriklerini tartıştıklarını ve gerekli adımları attıklarını, IGMG’nin “Milli Görüş Hareketi” ile yollarının ayrıştığını söylüyor. Ama nasıl oluyorsa Erbakan’ın her ölüm yıldönümünde bu yollar tekrar kesişebiliyor. Her seferinde Necmettin Erbakan’ın vefat tarihine denk gelen “Önden Gidenler” proğramları ile Türkiye ve Dünya’daki vefat eden müslüman öncülerini anma bahanesiyle, aslında Erbakan’ı anmak için bir alan oluşturulmakta. Erbakan anmalarında antisemitizmi, antiliberal tutumları ve özellikle de IGMG’yi istismara yönelik tutumu konu edilmemekte. Tam tersi, kendisi halen “yüzyılın en önemli lideri” olarak tanıtılmakta.</p>
</section>
<section id="tek-kurum-çift-söylem" class="level2">
<h2 class="anchored" data-anchor-id="tek-kurum-çift-söylem">Tek Kurum, Çift Söylem</h2>
<p>Altaş’ın Erbakan’ı “tartışmak” diye tarif ettiği tutuma ve “Milli Görüş Hareketi”nden kopuşa ancak alman basınına karşı yapılan açıklamalarda rastlayabiliyoruz. Teşkilat içinde ise böyle bir gündem sözkonusu değil. Ergün öncesi ve Erbakan’ın yaşadığı tarihlerde eski yönetim ve Erbakan arasında ciddi bir mücadeleden bahsedebiliriz. Bu kavganın sonucunda kendilerini Erbakan’a sadık olarak görenlerin IGMG’den ayrılıp kendi kurumlarını oluşturmasına da şahit olduk. Ama bu kavga Kemal Ergün’ün Erbakan tarafından vefatından önceki gün ölüm döşeğinde IGMG’ye başkan olarak atanmasıyla bitmiş oldu. Vefat eden Erbakan’ın son vasiyeti teşkilat içinde kendisini eleştirenleri saf dışı bırakmıştı.</p>
<p>IGMG bünyesinde ilk defa ve IGMG’nin yayınevi tarafından yayınlanan Erbakan biografisinin başkanlığa gelişini Erbakan’ın son vasiyetine borçlu olan Ergün’ün dönemine denk gelmesi artık şaşırtıcı olmasa gerek. Erbakan’ın “İslam Anlayışı”nı, “Cihat Anlayışı”nı, “Adil Düzen Anlayışı”nı hatta “Osmanlı Beyefendisi”liğini ele alan kitapta, Erbakan’ın sorunlu taraflarını bulmak mümkün değil.</p>
<p>Altaş tarafından iddia edilen, daha önce de almanca bir mülakatta Genel Başkan Ergün tarafından ortaya atılan Erbakan’sız ve “Milli Görüş Hareketi”nin dışında bir “İslam Toplumu Milli Görüş” belki Ergün’den önceki dönemde bir ihtimal olabilirdi. Bugün itibariyle böyle bir tanım ancak kamuoyuna yönelik bir kurgu ve vitrin olarak değerlendirilebilir.</p>
<p><img src="https://ssl-vg03.met.vgwort.de/na/b7dafe506fd64effb8b090680e5c4d9d" width="1" height="1" alt=""></p>


<div class="post-footer">
<p class="post-tags"> Etiketler: blog, IGMG, Cemaat, Imam, Erbakan, Antisemitism, Milli Görüş</p>
<div class="post-share"><span class="post-share-label">Paylaş:</span>
<a class="share-fb" target="_blank" rel="noopener" aria-label="Facebook"><i class="fab fa-facebook-f"></i></a>
<a class="share-tw" target="_blank" rel="noopener" aria-label="X"><i class="fab fa-twitter"></i></a>
<a class="share-wa" target="_blank" rel="noopener" aria-label="WhatsApp"><i class="fab fa-whatsapp"></i></a>
<a class="share-tg" target="_blank" rel="noopener" aria-label="Telegram"><i class="fab fa-telegram-plane"></i></a>
</div>
<section class="related-posts"><h3 class="anchored">İlgili yazılar</h3><div class="related-grid">
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/heimat-finden-im-fremden/"><img src="https://karahan.net/tr/blog/heimat-finden-im-fremden/Artikel-igmg.png" alt="" loading="lazy"><span class="related-title">Gurbeti Vatan Edinebilmek?</span></a>
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/transformation-rueckwaerts/"><span class="related-title">Dönüşüm süreci geriye mi gidiyor?</span></a>
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/10-yil-aik/"><span class="related-title">10 Yıl Alman İslam Konferansı</span></a>
</div></section>

</div>
<script>
(function(){var u=encodeURIComponent(location.href),t=encodeURIComponent(document.title||"");
var m={".share-fb":"https://www.facebook.com/sharer/sharer.php?u="+u,
".share-tw":"https://twitter.com/intent/tweet?url="+u+"&text="+t,
".share-wa":"https://api.whatsapp.com/send?text="+t+"%20"+u,
".share-tg":"https://t.me/share/url?url="+u+"&text="+t};
for(var k in m){var a=document.querySelector(".post-share "+k);if(a)a.href=m[k];}})();
</script>
</section>

 ]]></description>
  <category>blog</category>
  <category>IGMG</category>
  <category>Cemaat</category>
  <category>Imam</category>
  <category>Erbakan</category>
  <category>Antisemitism</category>
  <category>Milli Görüş</category>
  <guid>https://karahan.net/tr/blog/igmg-ohne-milli-gorus-fakt-oder-fiktion/</guid>
  <pubDate>Thu, 27 Jan 2022 23:00:00 GMT</pubDate>
</item>
<item>
  <title>Fransa Müslüman Tabanla Konuşuyor</title>
  <dc:creator>Engin Karahan</dc:creator>
  <link>https://karahan.net/tr/blog/frankreich-muslimische-basis/</link>
  <description><![CDATA[ 
<!-- Editorial-Kopfbereich: Logo + Social + Sprachumschalter. via include-before-body -->
<header id="site-header">
  <div class="site-header-inner">
    <a class="site-logo" href="../../../de/">
      <img src="https://karahan.net/assets/images/logo.png" alt="Karahan.net" height="48">
      <span class="site-wordmark">Karahan.net</span>
    </a>
    
  </div>
</header>
<script>
(function () {
  var m = window.location.pathname.match(/^\/(de|tr)(\/.*)?$/);
  var rest = m ? (m[2] || "/") : "/";
  var cur = m ? m[1] : "de";
  document.querySelectorAll("#site-header .lang-switcher a[data-lang]").forEach(function (a) {
    var lang = a.getAttribute("data-lang");
    a.setAttribute("href", "/" + lang + rest);
    if (lang === cur) a.classList.add("active");
  });
})();
</script>




<p><em>Cumhuriyetçi Değerler Bildirgesi” konusundaki anlaşmazlıklar ve CFCM’deki casusluk iddialarının ardından Fransa İçişleri Bakanlığı, Müslüman taban ve cami cemaatleriyle doğrudan diyalog arayışına girdi.</em></p>
<p>Bu hamle beklenmedik değildi ve bir süredir gündemdeydi. Ülkedeki dini cemaatlerle diyalogdan sorumlu olan Fransa İçişleri Bakanlığı, Müslüman derneklerin ulusal liderlerini atlayarak Müslüman taban ve cami cemaatleriyle doğrudan temas kurmaya çalışıyor. <a href="https://www.interieur.gouv.fr/">İçişleri Bakanı Darmanin</a> 26 Kasım 2021 tarihli bir <a href="http://www.politis.fr/articles/2021/12/les-echos-de-la-semaine-43888/">mektupta</a> 2021 baharında düzenlenen üçüncü bölgesel konferansın (<em>Assises territoriales de l’islam de France</em> - <strong>ATIF</strong>) Müslüman katılımcılarına teşekkür ederek Müslüman toplumla işbirliği konusunda yeni adımlar atılacağını duyurdu.</p>
<p>Darminin mektubunda, laiklik ilkesinin mümkün kıldığı ülkedeki dini çeşitliliği vurguluyor. Müslüman inancı ulusun temel bir parçası olarak tanımlanıyor. Sadece birkaç yıl içinde, bireysel inananların inançlarını tam bir özgürlük içinde yaşamalarına olanak tanıyan yerel Müslüman yapıların ortaya çıktığını belirtiyor. İnanç, “yurttaşlarımıza” hayırsever ve yardımsever çalışmalar için ilham verdiğini ifade ediyor. Darmanin’e göre ordu, hapishane ve hastanelerdeki Müslüman manevi destek çalışmalarıyla da Cumhuriyetin dini vecibelerin serbestçe yerine getirilmesini garanti altına aldığı her gün gösterilmektedir. Ve bu zenginlik gurur duyulacak bir şeydir.</p>
<section id="cfcm-olmadan-fransada-islam" class="level2">
<h2 class="anchored" data-anchor-id="cfcm-olmadan-fransada-islam">CFCM Olmadan Fransa’da İslam?</h2>
<p>Buraya kadar ve mektubun devamında da ortaya çıkmayan kim olabilir? <a href="https://www.cfcm-officiel.fr/">CFCM</a>, yani “Fransız Müslümanları Kült Konseyi” ve dolayısıyla Fransa’daki Müslüman toplulukların kamusal temsili, Fransa’daki Müslüman dernek dünyasının tüm tanınmış derneklerinin temsil edildiği bir kuruluş.</p>
<p>CFCM geçtiğimiz yıl boyunca defalarca manşetlerde yer aldı. 2020 yılının sonunda, “Cumhuriyet Değerleri Bildirgesi”nin tartışılması ve “Ulusal İmam Konseyinin” kurulması, CFCM’de ilk kırılmaya yol açmıştır. Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un önerisiyle hazırlanan “Cumhuriyetçi Değerler Bildirgesi”nin, derneklerin Fransız değerlerine bağlılıklarını ortaya koyması bekleniyordu. “Ulusal İmam Konseyi” ile imamların istihdamı standardize edilecek ve “ithal” imamların istihdamı denetlenecekti. Cumhurbaşkanı ile yapılan görüşmenin hemen ardından öneriler <a href="../../../de/blog/franzoesische-revolution-igmg/">memnuniyetle karşılanırken</a>, Fransız <a href="https://ditib.de/">Ditib</a> muadili (<em>Comité de Coordination des Musulmans Turcs de France</em> - <a href="https://www.facebook.com/Comit%C3%A9-de-Coordination-des-Musulmans-Turcs-de-France-CCMTF-333690070165341/?ref=page_internal">CCMTF</a>) ve <a href="https://cimgfrance.fr/">CIMG</a>’de birleşmiş olan <a href="http://www.igmg.org">IGMG</a> bölge teşkilatları tarafından reddedilince CFCM’deki birlik bozuldu ve tüzüğü imzalamaktan vazgeçildi.</p>
<p>Buna karşılık, Mart ayının sonunda, CFCM’nin başlıca üyelerinden dördü, askeri ve cezaevi görevlilerinin atanmasıyla ilgili bir anlaşmazlık üzerine kendi <a href="https://www.valeursactuelles.com/clubvaleurs/politique/schisme-au-cfcm-historique-dune-coexistence-impossible/">koordinasyon organlarını</a> kurduklarını duyurdular. Bu arada, bu dört federasyon alternatif olarak <a href="https://www.liberation.fr/societe/religions/un-premier-conseil-national-des-imams-installe-sans-faire-lunanimite-chez-les-musulmans-de-france-20211121_3XGCQPHXEFHLZBZMUCO2P2KYB4/">“Conseil national des imams” (CNI)</a>, bir “Ulusal İmam Konseyi” kurdular. CFCM Başkanı Moussaoui, alternatif İmam Konseyi’nin kurulmasına karşı yasal yollara başvurmakla tehdit etti. CFCM ancak 12 Aralık’ta kendi bölgesel yapılarına <a href="https://www.saphirnews.com/Conseil-national-des-imams-un-lancement-en-fanfare-sur-fond-de-crise-au-sein-du-culte-musulman_a28428.html">kendi “Ulusal İmam Konseyi”ni kurmaları için</a> davette bulundu. Bu arada, pandemi durumuna atıfta bulunularak söz konusu tarih <a href="https://www.saphirnews.com/Conseil-national-des-imams-le-congres-fondateur-du-CNI-du-CFCM-reporte-en-2022_a28456.html">9 Ocak 2022</a> tarihine ertelenmiştir.</p>
<p>Son olarak, Aralık ayı başlarında Fransız haftalık dergisi “<a href="https://www.lepoint.fr/societe/exclusif-l-offensive-des-services-secrets-marocains-sur-l-islam-de-france-01-12-2021-2454702_23.php">Le Point</a>”in CFCM’deki Faslı gizli ajanlar hakkında haber yapmasının ardından gerilim yeni bir zirveye ulaştı. Rapora göre, CFCM başkanı Mohammed Moussaoui’nin yakın bir çalışma arkadaşı, Fas’ın Fransa’da İslam üzerindeki etkisini pekiştirmekten sorumlu Faslı bir gizli ajandı. Diğer şeylerin yanı sıra, Moussaoui’nin Fransız ve Faslı imamlara gönüllü olarak rehberlik etmesi ve Fransız camilerine yardım etmesi karşılığında Fas Büyükelçiliği tarafından kirasının ödendiği söyleniyor.</p>
</section>
<section id="yerel-yapılara-doğrudan-hitap" class="level2">
<h2 class="anchored" data-anchor-id="yerel-yapılara-doğrudan-hitap">Yerel Yapılara Doğrudan Hitap</h2>
<p>Fransız İçişleri Bakanı, 2003 yılında Sarkozy tarafından başlatılmış olan CFCM’den umudunu kesmiş görünüyor. Bunun yerine, kaymakamlar aracılığıyla cami cemaatlerine doğrudan hitap etme çabaları artırılıyor. Son dönemde 260 ATIF toplantısı çerçevesinde “dini liderler, dernek yöneticileri, vaizler ve sivil toplum aktörlerinden” oluşan 2.500’den fazla kadın ve erkeğin bir araya geldiği belirtiliyor.</p>
<p>Dini bayramların düzenlenmesi gibi yerel ihtiyaçların yanı sıra, imamların işe alınması ve eğitimi veya dini hayatın finansmanı gibi konular da bu kişilerle görüşüldü. İçişleri Bakanı’na göre katılımcılar, Müslüman aktörler ile devlet temsilcileri arasındaki bu tür diyalogların devam etmesi yönündeki arzularını dile getirdiler.</p>
<p>İçişleri Bakanı Darmanin mektubunda, Müslüman aktörlerin ve valilerin bölgesel toplantılarının “yapıcı ve bağımsız Müslüman inananlarla” yıllık toplantılar olarak sürdürülmesini öneriyor.</p>
<p>Yerel çalışmaların ulusal bir karşılığı da olacaktır. Ocak 2022’de İçişleri Bakanı, Fransa’da bir İslam forumu olan “<em>Forum de l’lslam de France</em>” (<strong>FORIF</strong>) kurulacağını duyurdu. İçişleri Bakanlığı’nın sorumluluğunda olacak forumda, ATIF katılımcılarının çevresinden üyeler, diğer birimlerle birlikte ” konularına göre bölgelerini temsil etmek” üzere atanacaktır. Forum, ATIF çerçevesinde bölgesel toplantılardan gelen öneri ve tavsiyeleri ele alacak ve olası ulusal çözümler arayacaktır. Diğer hususların yanı sıra, Fransa’nın 2024’ten itibaren yabancı imamları artık kabul etmek istememesi nedeniyle, dini liderlerin eğitimi konusunun ilerletilmesi amaçlanmaktadır.</p>
<p>Paris’teki FORIF ve bölgelerdeki ATIF ile Darmanin, uzun vadede “iyi niyetli” aktörlerin “ülkemizdeki Müslüman inancına inananların” yararına bir araya gelebilecekleri basit prosedürler oluşturmayı umuyor. Buna Müslüman derneklerin liderlerinin de dahil olup olmadığından şüphe duyulabilir.</p>
<p><img src="https://ssl-vg03.met.vgwort.de/na/edfa4cd9fdbd4616bb79128537a1e3ac" width="1" height="1" alt=""></p>


<div class="post-footer">
<p class="post-tags"> Etiketler: blog, Fransa'da İslam, DITIB, IGMG, ATIF, CFCM, Charta, Darmanin, FORIF, Fransa, laiklik, cami cemaati, dernek, yurtdışı etkisi</p>
<div class="post-share"><span class="post-share-label">Paylaş:</span>
<a class="share-fb" target="_blank" rel="noopener" aria-label="Facebook"><i class="fab fa-facebook-f"></i></a>
<a class="share-tw" target="_blank" rel="noopener" aria-label="X"><i class="fab fa-twitter"></i></a>
<a class="share-wa" target="_blank" rel="noopener" aria-label="WhatsApp"><i class="fab fa-whatsapp"></i></a>
<a class="share-tg" target="_blank" rel="noopener" aria-label="Telegram"><i class="fab fa-telegram-plane"></i></a>
</div>
<section class="related-posts"><h3 class="anchored">İlgili yazılar</h3><div class="related-grid">
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/franzoesische-revolution-igmg/"><span class="related-title">Fransız ihtilali mi yoksa çokyüzlü IGMG mi?</span></a>
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/wo-ist-meine-moschee/"><span class="related-title">Camim nerede?</span></a>
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/imame-ausland-frankreich/"><span class="related-title">Fransız Müslümanları İçin Yurt Dışından İmam Yok</span></a>
</div></section>

</div>
<script>
(function(){var u=encodeURIComponent(location.href),t=encodeURIComponent(document.title||"");
var m={".share-fb":"https://www.facebook.com/sharer/sharer.php?u="+u,
".share-tw":"https://twitter.com/intent/tweet?url="+u+"&text="+t,
".share-wa":"https://api.whatsapp.com/send?text="+t+"%20"+u,
".share-tg":"https://t.me/share/url?url="+u+"&text="+t};
for(var k in m){var a=document.querySelector(".post-share "+k);if(a)a.href=m[k];}})();
</script>
</section>

 ]]></description>
  <category>blog</category>
  <category>Fransa&#39;da İslam</category>
  <category>DITIB</category>
  <category>IGMG</category>
  <category>ATIF</category>
  <category>CFCM</category>
  <category>Charta</category>
  <category>Darmanin</category>
  <category>FORIF</category>
  <category>Fransa</category>
  <category>laiklik</category>
  <category>cami cemaati</category>
  <category>dernek</category>
  <category>yurtdışı etkisi</category>
  <guid>https://karahan.net/tr/blog/frankreich-muslimische-basis/</guid>
  <pubDate>Thu, 09 Dec 2021 23:00:00 GMT</pubDate>
</item>
<item>
  <title>İslam/Müslüman Düşmanlığı ve Antimüslüman Irkçılık</title>
  <dc:creator>Engin Karahan</dc:creator>
  <link>https://karahan.net/tr/blog/dagegen-rede-amr/</link>
  <description><![CDATA[ 
<!-- Editorial-Kopfbereich: Logo + Social + Sprachumschalter. via include-before-body -->
<header id="site-header">
  <div class="site-header-inner">
    <a class="site-logo" href="../../../de/">
      <img src="https://karahan.net/assets/images/logo.png" alt="Karahan.net" height="48">
      <span class="site-wordmark">Karahan.net</span>
    </a>
    
  </div>
</header>
<script>
(function () {
  var m = window.location.pathname.match(/^\/(de|tr)(\/.*)?$/);
  var rest = m ? (m[2] || "/") : "/";
  var cur = m ? m[1] : "de";
  document.querySelectorAll("#site-header .lang-switcher a[data-lang]").forEach(function (a) {
    var lang = a.getAttribute("data-lang");
    a.setAttribute("href", "/" + lang + rest);
    if (lang === cur) a.classList.add("active");
  });
})();
</script>




<p>11 Eylül 2001 saldırılarından bu yana İslam düşmanlığındaki duygular hızla artmaktadır. İslam ve Müslümanlara karşı düşmanlık sadece toplumsal kenar gruplarının bir fenomeni değildir, aynı zamanda toplumun ortasına da yayılmıştır. Bu gelişme sadece Almanya’ya özgü değildir. Birçok Avrupa ülkesinde İslam’a ve Müslüman bireylere karşı reddiye yükselmektedir. Sağ popülist ve açıkça ırkçı partiler Avrupa genelinde bu atmosferden siyasi sermaye sağlamaktadır.</p>
<p>Eren Güvercin ve Engin Karahan, Baden-Württemberg Demokratiezentrum’un Da.Gegen.Reden yayını için “İslam/Müslüman Düşmanlığı ve Antimüslüman Irkçılık” başlıklı makalelerinde bu tartışmayı ele almışlardır.</p>
<p>İslam ve Müslüman Düşmanlığı.pdf [İndir]</p>
<p><img src="https://ssl-vg03.met.vgwort.de/na/1ee7426b51fc481a94f14a331f1be6df" width="1" height="1" alt=""></p>


<div class="post-footer">
<p class="post-tags"> Etiketler: blog, Diskriminierung, Publikation, Islamfeindlichkeit, Muslimfeindlichkeit, Antimuslimischer Rassismus, Islamkritik</p>
<div class="post-share"><span class="post-share-label">Paylaş:</span>
<a class="share-fb" target="_blank" rel="noopener" aria-label="Facebook"><i class="fab fa-facebook-f"></i></a>
<a class="share-tw" target="_blank" rel="noopener" aria-label="X"><i class="fab fa-twitter"></i></a>
<a class="share-wa" target="_blank" rel="noopener" aria-label="WhatsApp"><i class="fab fa-whatsapp"></i></a>
<a class="share-tg" target="_blank" rel="noopener" aria-label="Telegram"><i class="fab fa-telegram-plane"></i></a>
</div>
<section class="related-posts"><h3 class="anchored">İlgili yazılar</h3><div class="related-grid">
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/claim-akteure-herausforderungen/"><span class="related-title">İslam Düşmanlığı ve Müslüman Karşıtı Irkçılığa Karşı Aktif Aktörler ve Zorluklar</span></a>
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/antidiskriminierungsarbeit-gesellschaftliche-mitte/"><span class="related-title">Ayrımcılık karşıtı çalışmaların toplumun merkezine ihtiyacı var</span></a>
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/innermuslimischer-diskurs-auf-abwegen/"><img src="https://karahan.net/tr/blog/innermuslimischer-diskurs-auf-abwegen/Diskurs-menschenmenge.png" alt="" loading="lazy"><span class="related-title">Camia İçi Tartışmalarda Yanıltıcı Sesler ve Sorunların İnkarı</span></a>
</div></section>

</div>
<script>
(function(){var u=encodeURIComponent(location.href),t=encodeURIComponent(document.title||"");
var m={".share-fb":"https://www.facebook.com/sharer/sharer.php?u="+u,
".share-tw":"https://twitter.com/intent/tweet?url="+u+"&text="+t,
".share-wa":"https://api.whatsapp.com/send?text="+t+"%20"+u,
".share-tg":"https://t.me/share/url?url="+u+"&text="+t};
for(var k in m){var a=document.querySelector(".post-share "+k);if(a)a.href=m[k];}})();
</script>

 ]]></description>
  <category>blog</category>
  <category>Diskriminierung</category>
  <category>Publikation</category>
  <category>Islamfeindlichkeit</category>
  <category>Muslimfeindlichkeit</category>
  <category>Antimuslimischer Rassismus</category>
  <category>Islamkritik</category>
  <guid>https://karahan.net/tr/blog/dagegen-rede-amr/</guid>
  <pubDate>Mon, 30 Aug 2021 22:00:00 GMT</pubDate>
</item>
<item>
  <title>IGMG’de Genel Kurul’a Giderken Yönetim Krizi</title>
  <dc:creator>Engin Karahan</dc:creator>
  <link>https://karahan.net/tr/blog/vorstandskrise-igmg/</link>
  <description><![CDATA[ 
<!-- Editorial-Kopfbereich: Logo + Social + Sprachumschalter. via include-before-body -->
<header id="site-header">
  <div class="site-header-inner">
    <a class="site-logo" href="../../../de/">
      <img src="https://karahan.net/assets/images/logo.png" alt="Karahan.net" height="48">
      <span class="site-wordmark">Karahan.net</span>
    </a>
    
  </div>
</header>
<script>
(function () {
  var m = window.location.pathname.match(/^\/(de|tr)(\/.*)?$/);
  var rest = m ? (m[2] || "/") : "/";
  var cur = m ? m[1] : "de";
  document.querySelectorAll("#site-header .lang-switcher a[data-lang]").forEach(function (a) {
    var lang = a.getAttribute("data-lang");
    a.setAttribute("href", "/" + lang + rest);
    if (lang === cur) a.classList.add("active");
  });
})();
</script>




<p>Milli Görüş Teşkilatlarının içinde birçok idarecinin dahi haberi olmadan, teşkilatın dışında neredeyse tamamıyla haber dışı kalarak 30 Mayıs 2021 tarihinde İslam Toplumu Milli Görüş (IGMG) önemli bir Genel Kurul’u sessiz sedasız gerçekleştirecekti. Genel Kurul’un önemi iki dönemdir başkanlık görevini sürdüren Kemal Ergün’ün üçüncü bir dönem için “aday” olmuş olmasından kaynaklanıyor. “Aday” kavramının tırnak içine alınmasının sebebi, üçüncü dönem için de Kemal Ergün’ün rakipsiz olarak bu seçime girmesinden kaynaklanıyor. Yani IGMG Genel Kurulu’nu adayların ve programların, fikirlerin ve değerlendirmelerin yarıştığı bir ortam olarak tasavvur etmememek gerekiyor. Aslında herşeyin önceden belli olduğu, sonucunda kolay bir şekilde kestirilebilcek Dernekler Hukuku’nun şart koştuğu meçburi bir faaliyet.</p>
<p>Bu sessizliği Pazar günü gerçekleşecek olan Genel Kurul’un tam arefesinde, Cumartesi günü yapılan bir açıklama bozdu. Açıklamayı yapan Hakkı Çiftçi, uzun yıllardır IGMG Divanı’nın üyesi, Kemal Ergün’ün en yakınında ve en çok güvendiği yol arkadaşlarından biri, Kemal Ergün’ün ilk İmam olarak göreve başladığı Bölge’nin Bölge eski Başkanı, hatta Kemal Ergün’ün başkanlığa giden yolunda önemli figürlerden biri. Kemal Ergün’ün Necmettin Erbakan’ın ölüm döşeğinde başkan olarak işaret edilmesinde idaresinde olsun denilen diğer iki kişiden biri.</p>
<section id="açıklamasız-istifa" class="level2">
<h2 class="anchored" data-anchor-id="açıklamasız-istifa">Açıklamasız İstifa</h2>
<p>29 Mayıs 2021 tarihinde Hakkı Çiftçi kişisel Facebook hesabından şu <a href="https://www.facebook.com/hakki.ciftci.50/posts/3957962444281970">açıklamayı</a> kamuoyu ve daha çok teşkilat müntesipleri ile paylaştı:</p>
<p><em>“İSLAM BİRLİĞİ İLE AMGT’DEN İGMG’YE.<br>
Selamlar Aziz dostlarım, dava kardeşlerim,<br>
Dr Yusuf Zeynel Abidin (Rah) Osman Yumakoğulları (Rah) Ali Yüksek, Dr Yusuf Işık, Dr M.Sabri Erbakan, Yavuz Çelik Karahan, Kemal Ergün bașkanlarımız ile hizmet etme ve 40 yılına şahitlik etme fırsatı bulduğum ve ait olmaktan şeref duyduğum camiamızdaki idari görevlerimi divanımızın takdirine bırakarak ayrılıyorum.<br>
3 yıl Divan üyesi olarak görev yapma fırsatı veren muhterem dava büyüğüm Yavuz Çelik Karahan abime, 10 yıl (2 Dönem) beraber olduğum yol arkadaşım Kemal Ergün hocamıza hüsnü teveccühlerinden dolayı teşekkür ediyorum.<br>
Hakkı üstün tutmayı, adalet, barıșı ve huzurun tüm evren için mücadelesini verdiğimiz davamızın kıyamet sabahına kadar devamını yüce Allah’tan temenni ediyorum.<br>
Davamıza hizmet için kurduğumuz ve mensubu olmaktan daima şeref duyduğumuz teşkilatımıza yol aydınlığı, selamet ve esenlikler temenni ediyorum.<br>
Görev yaptığım dönemde MYK, Bölge Başkanı, BYK, ȘYK üyesi Şube başkanı, KT, KGT, GT, Üniversiteliler birimimize ve birimde görev yaptığım tüm dostlarıma sonsuz şükranlarımı arz ediyorum.<br>
Teşkilat ve özel yaşamların’da başarı ve mutluluklar diliyorum.<br>
Haklarınızı helal ediniz, benden yana helal olsun.”</em></p>
<p>Çiftçi anlaşılan burda kendisinin de dahil olduğu yönetimden daha çok, isim vermese de bu yönetimi etkisiz duruma getirmekle itham ettiği Genel Başkan Kemal Ergün’ü, “yukardan aşağı bilgi yüklemek suretiyle toplum mühendisliği yaparak günü [kurtarma]” eğilimini eleştirmekte.</p>
<p>Akabinde ortaya koyduğu uzun İslam tarihinden verdiği örneklerini Genel Başkan’a yöneltilen birçok eleştiriyi “teşkilat geleneğine” uygun olarak ancak üstü kapalı olarak yöneltmesi, dışarıdan metni okuyacak olanları zorlayacak olsada, Çiftçi’nin eleştirileri ciddi boyutlara ulaşıyor. Bu üstü kapalı eleştirileri mesela şu satırlarda görebiliriz:</p>
<ul>
<li>“Sınısız yetki kullanma geleneği müslüman yöneticlerin ana vasfı olmuştur.”</li>
<li>“Modern dünyanın hiçbir yerinde kendi değerlerini bulamayan gençliğe, iletişim çağında ninni söyleyerek dindarlık öğretemeyiz.”</li>
</ul>
<p>Çiftçi uzun bir kavram mütalaasından sonra konuyu “YÖNETİM MEŞRUİYETİNİN KAYBEDİLMESİ VE SONUÇLARI”na getirmekte ve son bölümde somutlaştıracak olduğu teşkilat yönetimi örneğinde Kemal Ergün’e yönelttiği eleştirileri oturtacağı temelleri tarif ediyor. Bu bölümde öne çıkan ve tarihe söyletilerek bu güne yöneltilen eleştiriler dikkat çekmekte:</p>
<ul>
<li>“Adabı-Sultaniyye gereği bastırılan müslüman karakteri şahsiyetsizleştrilmiş, yönetim alanında söz söylemez olmuş eleştiri kültürü oluşmamış, toplumsal olayların kritik edilmesi geleneği gelişmemiş, emirle iş yapma geleneği oturtularak insanlar çevrelerine tepkisiz hale getirilmiş, düşünme yetisini çok önemli ölçüde kaybetmenin sonucu silik müslüman şahsiyet oluşumu sağlanmıştır.”</li>
<li>“Çevresine tepkisizlik, düşünme zaruretinden arınmışlık okumama geleneğini oluşturmuştur, kitap okumak ve düşünmek bir tarafa 80 yıllık hayatı boyu kutsal kitabını dahi okumadan ömür tüketen çok sayıda dindar insan var.”</li>
<li>“Düşünmemek, sorgulamamak, hesap sormamak üzere yukardan aşağı dizayn edilmiş bir toplumsal anlayış müslümanların yönetim anlayışının ana eksenini oluşturmaktadır.”</li>
</ul>
<p>Teşkilat boyutuna geldiğinde Çiftçi teşkilatın potansiyel olarak çok şey başardığını ifade etsede, herşeyin tozpembe olmadığını da kabul etmekte: “Bundan sonrası için hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı aşıkardır, bu geçekleri görmezden gelemeyiz, tevekkül edermiş havasında üzerini örtemeyiz, yüzleşdiğimiz bu gerçeklere uygun değişim sürecine girmeliyiz.”</p>
<p>Çiftçi metninde “teşkilat geleneği”ne uygun olarak eleştirilerini açıkça ortaya koymaktan çekindiği, bunun yerine eleştirilerini “YAPISAL REFORM ÖNERİLERİ” başlığı altında sunmakta.</p>
<p>Bunlardan bazıları bizzat bugün biraraya gelecek olan Genel Kurul’u ilgilendirmekte. Çiftçi “Genel Kurul[un] vermiş olduğu yetkilendirmenin mahiyetini” bilmediğini ifade etmekte. Yani delegeler tam olarak neye karar verdiklerini bilmeden “Yönetimin yönledirmesiyle seçim ve ibra” gerçekleşmektedir. “Teşkilatın en üst irade beyan etmekle yükümlü kurumu” olan Genel Kurul’un fonksyonunun ancak önlerine konulan metinleri onamakla sınırlandırıldığını ifade etmekte.</p>
<p>Çiftçi Kemal Ergün’ün Genel Başkan olarak hangi konumda olduğunu ağır bir itham ile tarif etmekte: “Teşkilat yapılanması Adabı-Sultaniyye kurallarına uygun kurumsal yapılanmaya sahip.” Kemal Ergün’e Adabı-Sultaniyye kavramıyla tek adamlık ve sınırsız yetki kullanımı eleştirisi getirilmekte.</p>
<p>Söylem boyutunda İstişare’yi önceleyen bir yönetimin istişareye verdiği “önemi” şu şekilde tarif etmekte: “MYK ve Bölge Başkanlarının dahil olduğu istişari bir mekanizması yok. Divanın genel stratejiler hususunda istişarelere ne kadar dahil olduğu hususu tartışmalı, 12 yıllık divan üyeliğimde etkin bir istişari sürece tanıklık etmedim.”</p>
<p>Üstü kapalı olarak ta olsa, Çiftçi bunun sorumluluğunu “bireysel taktire” tek sahip olan Genel Başkan’da görmekte: “Geniş katılımın sağlandığı, taşranın taleplerinin dinlendiği, stratejik konuların geniş katılımla istişare edildiği idari mekanizma yok.<br>
8- Yapılan istişareler bireysel olarak yapılmakta, içeriği gizli kalmaktadır, istişarelerden sonuç çıkartma işlemi bireysel takdire kalmaktadır.”</p>
<p>Seçim süreci hakkında soru işaretlerine sebebiyet verecek eleştirilerini “SEÇİM KURULU VE BENZER YAPILAR” başlığı altında ele almakta. Genel Başkan adayının ortaya çıktığı ve Kemal Ergün döneminde faaliyete geçen Seçim Kurulundaki mekanizmalarından dolayı, Genel Kurul’da gerçekleşecek olan Genel Başkanlık seçiminin meşruiyetini sorgulamakta: “Seçim kuruluna getirilen husular geniş tabanlı açık istişari ortamların ürünü olarak gelmiyor.<br>
2- Üstü kapalı bilgilendirmeye dayalı kararlar, divan kararı olarak seçim kuruluna sunulmaktadır.<br>
3- Özgür istişare ortamı ve insanların reylerini açıkça beyan ettiği bir ortamın sonucu kazanılması gereken yönetim meşruiyeti bi hakkın yerine gelmiyor.”</p>
<p>Çiftçi, IGMG içinde mevcut kullanılan seçim yöntemini itikadi olarak da sorgulamakta: “Teşkilatımızn seçim ve tüzük değişimi gibi en mühim yapısal kararlarının alındığı mekanizmalar, Kisra yönetim anlayışının dinsel formatını yansıtan İran Şia modeline benziyor.” Kamuoyuna seçim ve demokratik süreç olarak yansıtılan işlemlerin bir dayatmadan ve İran Devlet idaresinde geçerli olan “Rehberlik” modeline benzerliğini ortaya koyuyor: “İlk bakışta seçim gibi görülen işlemin, dayatmaların onaylatılması olduğu anlaşılmaktadır.<br>
e- Teşkilatımız içinde kurulması tasavvur edilen Mütevellinin şeklil almasıyla İranın Rehberlik modelinin bir benzeri kurumsallaşmış olacak.”</p>
<p>Çiftçi Kemal Ergün’ün başkanlığında, iki dönem başkanlık sınırı kaldırılmasıyla birlikte yürürlüğe giren bu iki kurumun kaldırılmasını talep etmekte: “Seçim kurulu gibi işlevini yapamayan göstermelik kurumların lağvedilmesi gerekir.<br>
Mütevelli gibi teşkilatın istişare mekanizmalarını tamamen ortadan kaldıracak, teşkilatın geleceğini bir kaç kişinin inisyatifine teslim edecek, reflekslerini tamamen köreltecek yapılara müsade etmemesi gerekir.”</p>
<p>Akabinde Çiftçi seçimlerin ve yönetimin meşruiyetini sağlayacak olan ve şu an için mevcut olmayan, seçilecek olan yönetimin meşruluğunu şaibeli altında bırakacak durumun aşılması için teklifler getirmekte.</p>
<p>Genel Kurul’dan bir gün önce gerçekleşen “istifa”nın muhtemelen Nisan ayında teşkilat içinde dolaşıma sunulan bu eleştiri ve tekliflerin kabul görmediğini tahmin etmek zor değil. Bu istifanın ve öncesinde yapılan eleştirilerin 30 Mayıs 2021’de gerçekleşecek Genel Kurul ve Genel Başkanlık secimine herhangi bir etkisi olmayacaktır.</p>
<p><img src="https://ssl-vg03.met.vgwort.de/na/ef7d653755994088a009f8dc2fb9025b" width="1" height="1" alt=""></p>


<div class="post-footer">
<p class="post-tags"> Etiketler: blog, IGMG, Kemal Ergün, Genel Kurul, Hakkı Çiftçi, Eleştiri, Şeffaflık, Yönetim, Seçim</p>
<div class="post-share"><span class="post-share-label">Paylaş:</span>
<a class="share-fb" target="_blank" rel="noopener" aria-label="Facebook"><i class="fab fa-facebook-f"></i></a>
<a class="share-tw" target="_blank" rel="noopener" aria-label="X"><i class="fab fa-twitter"></i></a>
<a class="share-wa" target="_blank" rel="noopener" aria-label="WhatsApp"><i class="fab fa-whatsapp"></i></a>
<a class="share-tg" target="_blank" rel="noopener" aria-label="Telegram"><i class="fab fa-telegram-plane"></i></a>
</div>
<section class="related-posts"><h3 class="anchored">İlgili yazılar</h3><div class="related-grid">
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/heimat-finden-im-fremden/"><img src="https://karahan.net/tr/blog/heimat-finden-im-fremden/Artikel-igmg.png" alt="" loading="lazy"><span class="related-title">Gurbeti Vatan Edinebilmek?</span></a>
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/transformation-rueckwaerts/"><span class="related-title">Dönüşüm süreci geriye mi gidiyor?</span></a>
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/systemwandel-igmg/"><img src="https://karahan.net/tr/blog/systemwandel-igmg/karahan_net-Sharable-Profile-Horizontal-300.jpg" alt="" loading="lazy"><span class="related-title">IGMG - Mütevelli Heyeti Başkanlığı Krizi ve Kurumsal Erozyon</span></a>
</div></section>

</div>
<script>
(function(){var u=encodeURIComponent(location.href),t=encodeURIComponent(document.title||"");
var m={".share-fb":"https://www.facebook.com/sharer/sharer.php?u="+u,
".share-tw":"https://twitter.com/intent/tweet?url="+u+"&text="+t,
".share-wa":"https://api.whatsapp.com/send?text="+t+"%20"+u,
".share-tg":"https://t.me/share/url?url="+u+"&text="+t};
for(var k in m){var a=document.querySelector(".post-share "+k);if(a)a.href=m[k];}})();
</script>
</section>

 ]]></description>
  <category>blog</category>
  <category>IGMG</category>
  <category>Kemal Ergün</category>
  <category>Genel Kurul</category>
  <category>Hakkı Çiftçi</category>
  <category>Eleştiri</category>
  <category>Şeffaflık</category>
  <category>Yönetim</category>
  <category>Seçim</category>
  <guid>https://karahan.net/tr/blog/vorstandskrise-igmg/</guid>
  <pubDate>Sun, 30 May 2021 22:00:00 GMT</pubDate>
</item>
<item>
  <title>Camim nerede?</title>
  <dc:creator>Engin Karahan</dc:creator>
  <link>https://karahan.net/tr/blog/wo-ist-meine-moschee/</link>
  <description><![CDATA[ 
<!-- Editorial-Kopfbereich: Logo + Social + Sprachumschalter. via include-before-body -->
<header id="site-header">
  <div class="site-header-inner">
    <a class="site-logo" href="../../../de/">
      <img src="https://karahan.net/assets/images/logo.png" alt="Karahan.net" height="48">
      <span class="site-wordmark">Karahan.net</span>
    </a>
    
  </div>
</header>
<script>
(function () {
  var m = window.location.pathname.match(/^\/(de|tr)(\/.*)?$/);
  var rest = m ? (m[2] || "/") : "/";
  var cur = m ? m[1] : "de";
  document.querySelectorAll("#site-header .lang-switcher a[data-lang]").forEach(function (a) {
    var lang = a.getAttribute("data-lang");
    a.setAttribute("href", "/" + lang + rest);
    if (lang === cur) a.classList.add("active");
  });
})();
</script>




<p>Avusturya’daki <a href="https://www.islam-landkarte.at/">İslam haritası</a> hakkındaki eleştiri ve öfke haklı. Camilerin, ilgililerin müdahale etme imkanı olmaksızın kamuya açık bir şekilde kategorize edilmesi, kamusal bir karalama işlevini yerine getirebilir, ancak bilimsel olarak masum bir çalışma iddiasını taşımaz.</p>
<p>Resmi bir fişleme kaydı niteliği, bilinçli veya bilinçsiz olarak yayılan yanlış bilgi ve yanlış sınıflandırmaların muhtemel önemsizliği, Müslüman toplum içinde gerçekten var olan sorunlu gruplara ilişkin nesnellik ve tarafsızlık taklidi ile birlikte eş zamanlı yüzeysellik, bu “İslam haritası”nda beni rahatsız eden noktalardan sadece birkaçı.</p>
<p>Beni rahatsız <strong>etmeyen</strong> şey, camilerin ve adreslerinin listelenmesidir. Bu bağlamda öne sürülen saldırı tehlikesi argümanı kesinlikle göz ardı edilemez, ancak toplumsal Müslüman yaşamının tek belirleyici ölçütü haline getirilemez. Bu yaklaşım, Müslümanların kamusal alandaki görünürlüğünü tehdit ve hatta fiili saldırılarla engellemeye çalışanlara, bu görünürlüğü belirleme egemenliği verecektir. Müslüman görünürlüğü, Müslümanların kendi belirledikleri bir şekilde görünür olmak istemelerine değil, belirli çevreler tarafından ne ölçüde izin verildiğine bağlı hale getirilecektir.</p>
<p>Bu tehdit argümanını Avusturya’da <a href="http://derislam.at/">IGGÖ</a> olmasa da <a href="https://atib.at/zweigvereine/">ATIB</a> veya İslam Federasyonları (örneğin <a href="https://ifwien.at/moscheen/">Viyana İslam Federasyonu</a>) gibi kuruluşların kendilerine bağlı camilerin isim, adres ve iletişim bilgilerini internet sitelerinde yayınlamaları da çürütmektedir. Bu kurumlar bununla camilerini hedef haline getirerek İslâm düşmanlarının işini mi kolaylaştırmak istiyorlar? Tabii ki hayır. Daha önce de belirtildiği üzere, İslam Haritası’nın sorunu cami adreslerinin yayınlanması değildir. İslam haritası daha ziyade tek taraflı bir çerçeve çizerek, yerel cemiyetler ile tek tek ilgilenmeye gerek olmadığını, çünkü bunun artık uzmanlar tarafından merkezi olarak yapıldığını öne sürmektedir. Bu da genellemeye ve şüphenin genelleştirilmesine kapı açmaktadır - güvenlik aktörleri için karşı konulması zor bir cazibe.</p>
<p>Avusturya’da IGGÖ ile Müslümanların ortak bir temsilciliği bulunmasına rağmen, IGGÖ, bünyesinde örgütlenen camilerin temsilciliğini kendi eline alabilecek bir konumda görünmemektedir. Bir şehirdeki cemiyetlerin iletişim bilgileri, bir Müslüman olarak orada namaz kılmak veya bir camiyi tanımak istendiğinde, tek tek derneklerin birbirinden kopuk sayfaları aracılığıyla bulunmak zorunda kalınacaktır.</p>
<p>Bununla birlikte, böyle bir derlemenin eksikliği, İslam haritasının değerini artırıyor. Yazarların sınıflandırmaları ve tanımlamaları paylaşılmıyor olsa bile, insanlar kendilerini bu aracı kullanırken bulacaklardır. Avusturya’daki cami manzarasının genel bir tablosunu oluşturarak, derneklerin dağınık haldeki siteleri ile karşılaştırıldığında işlevsel olarak çok daha ileridedir. Camilerin kapsamlı bir tanıtımının olmaması, bu “alternatif” seçeneği Avusturya’daki camiler hakkında ana bilgi kaynağı haline getirmektedir.</p>
<section id="almanyadaki-camiler" class="level2">
<h2 class="anchored" data-anchor-id="almanyadaki-camiler">Almanya’daki Camiler</h2>
<p>Avusturya’daki İslam haritası tartışması doğal olarak Almanya’ya da gölge düşürüyor. Almanya’da cami cemaatlerine ilişkin bilgilere erişilebilirlik konusunda durum nedir? Bir Müslüman veya ilgili bir gayrimüslim olarak nerede bir cami bulabileceğimi, hangi hizmetlerin mevcut olduğunu, farklı kurumlarda kimlerle muhatap olduğumu nasıl öğrenebilirim?</p>
<p>Birkaç yıldır, büyük bir kişisel çaba ve toplumdan bir miktar destek alarak kamuoyuna açık bir cami veri tabanı sunmaya çalışan ve Müslümanlar tarafından yürütülen bazı özel projeler var. Ancak, en iyi bilinen uygulamalardan birine (https://www.moscheesuche.de/) bu yazının yazıldığı sırada erişilememekteydi.</p>
<p>Almanya’daki Müslüman derneklerin ve çatı örgütlerinin internet sitelerine bakmak ise biraz iç karartıcı. Neredeyse tüm çatı örgütlerinin çatı kuruluşu olan <a href="http://koordinationsrat.de/">Müslümanlar Koordinasyon Konseyi</a>’nde hiç cami cemaatine rastlamıyoruz. Burada sadece üye kuruluşların bir tanıtımı ve web sitelerine bir bağlantı verilmektedir.</p>
<p>Bir sonraki kademede, <a href="https://www.islamrat.de/">İslam Konseyi</a> ve <a href="http://zentralrat.de/">Merkez Konseyi</a> üye derneklerin bir listesini sunamıyorlar. Islamrat’ta böyle bir kategori menüde zaten yer almamaktadır, Zentralrat’ta ise ilgili <a href="http://zentralrat.de/28128.php">içerik</a> Ekim 2016’da güvenlik önlemlerine atıfta bulunularak kaldırılmıştır. Merkez Konsey ile aynı adreste bulunan <a href="http://islam.de/">islam.de</a> sitesinde bir <a href="http://islam.de/3566">cami arama</a> var, ancak çalışmıyor gibi görünüyor.</p>
<p>Cami işletmeciliği yapan çatı örgütleri, hiçbir cemaati listelememek ya da en azından kendi cemaatlerini belirtmek arasında gidip gelmektedir. <a href="https://www.atib.org/">ATİB</a>ve <a href="https://www.dmgonline.de/">DMG</a> (eski adıyla IGD) cami listelerini sunmazken, Faslılar Merkez Konseyi’nin (ZRMD) bir web sitesi bile bulunmamaktadır. <a href="https://www.ditib.de/default.php?id=13&amp;lang=de">DITIB</a>, <a href="https://vikz.de/index.php/unsere-gemeinden.html">VIKZ</a>, <a href="https://ahmadiyya.de/gebetsstaette/moscheen/">Ahmadiyya</a>, <a href="https://www.uiazd.de/xhamite/">UIAZD</a> ve eğer Boşnakçayı biraz anlıyorsanız <a href="http://igbd.org/?page_id=1653">IGBD</a> kendi cemaatlerinin bir listesini ve iletişim bilgilerini sunmaktadır. <a href="http://www.igmg.org/">IGMG</a> internet sitesi yeniden faaliyete geçtiğinden bu yana, daha önce üye olmayan cemaatleri de içeren kapsamlı cami veri tabanını internet sitesinden kaldırmış bulunuyor. Kendi cemiyetlerine ise artık sadece akıllı telefonlar için bir IGMG uygulaması üzerinden erişilebiliyor.</p>
<p>Müslüman derneklerden camilere ilişkin genel bir bilgi verebilecek ortak bir çalışma bulunmamaktadır. Ayrıca, münferit cemiyetlerde hangi hizmetlerin ve altyapının sunulduğuna dair genel bir bilgi eksikliği de söz konusudur. Bu bilgiyi edinmek için, eğer varsa ve hala güncelleniyorsa, her bir cami cemaatinin web sitesine gitmek gerekir.</p>
<p>Sonuç olarak, Almanya’daki cami coğrafyasına genel bir bakış arayışı, bir kez daha, pek de işbirliği içinde olmayan ve şeffaf olmayan, son derece parçalanmış bir Müslüman dernek manzarası resmini doğrulamaktadır. Ancak Constantin Schreiber’in “<a href="https://moscheepedia.org/">Moscheepedia</a>” ile Almanya’da kuruluş amaçlarını ve toplulukların kendi imajlarını pek de önemsemeyen bir oyuncu ortaya çıktı bile. Önceki çalışmalarında (örneğin <a href="https://www.deutschlandfunkkultur.de/kritik-an-constantin-schreibers-inside-islam-angeprangert.1005.de.html?dram:article_id=383463">Eren Güvercin</a> ya da <a href="https://www.sicherheitspolitik-blog.de/2017/04/28/rezension-inside-islam/">Behnam Said</a>) Müslümanların iç yaşamına dair objektifliği konusunda haklı şüpheler olmasına rağmen, Müslüman derneklerin ortak girişimlerinin eksikliği nedeniyle ortaya koyduğu “alternatifi” muhtemelen Almanya’daki camilerin çalışmaları hakkında kamuoyu için ana bilgi kaynağı haline gelecektir. Müslüman kuruluşlardaki sorumluların bu durum karşısındaki acizliklerinden dolayı yaptıkları şikâyetlerin geleçeği kesin olduğu kadar, kendilerinin bunun önüne geçmek için ortak bir çalışmayı ortaya koymayacakları da şaşırtmayacaktır.</p>
<p><img src="https://ssl-vg03.met.vgwort.de/na/020830b1499e47b7860ec847cfcf6ab4" width="1" height="1" alt=""></p>


<div class="post-footer">
<p class="post-tags"> Etiketler: blog, Avusturya'da İslam, DITIB, IGMG, IGGÖ, dernek, harita, cami, cami sicili, Avusturya</p>
<div class="post-share"><span class="post-share-label">Paylaş:</span>
<a class="share-fb" target="_blank" rel="noopener" aria-label="Facebook"><i class="fab fa-facebook-f"></i></a>
<a class="share-tw" target="_blank" rel="noopener" aria-label="X"><i class="fab fa-twitter"></i></a>
<a class="share-wa" target="_blank" rel="noopener" aria-label="WhatsApp"><i class="fab fa-whatsapp"></i></a>
<a class="share-tg" target="_blank" rel="noopener" aria-label="Telegram"><i class="fab fa-telegram-plane"></i></a>
</div>
<section class="related-posts"><h3 class="anchored">İlgili yazılar</h3><div class="related-grid">
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/frankreich-muslimische-basis/"><span class="related-title">Fransa Müslüman Tabanla Konuşuyor</span></a>
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/sprache-religion-islam/"><img src="https://karahan.net/tr/blog/sprache-religion-islam/Menschenmenge.png" alt="" loading="lazy"><span class="related-title">Almanya'nın İslam Tartışması: Yanlış Din Politikası ve Müslüman Dernekleri Geleceğimizi Nasıl Engelliyor?</span></a>
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/dilettantismus-muslimische-gemeinschaft-belgien/"><span class="related-title">Beceriksizlikler Yada Müslüman Toplumun Asıl Hak Ettiklerinin Üzerine</span></a>
</div></section>

</div>
<script>
(function(){var u=encodeURIComponent(location.href),t=encodeURIComponent(document.title||"");
var m={".share-fb":"https://www.facebook.com/sharer/sharer.php?u="+u,
".share-tw":"https://twitter.com/intent/tweet?url="+u+"&text="+t,
".share-wa":"https://api.whatsapp.com/send?text="+t+"%20"+u,
".share-tg":"https://t.me/share/url?url="+u+"&text="+t};
for(var k in m){var a=document.querySelector(".post-share "+k);if(a)a.href=m[k];}})();
</script>
</section>

 ]]></description>
  <category>blog</category>
  <category>Avusturya&#39;da İslam</category>
  <category>DITIB</category>
  <category>IGMG</category>
  <category>IGGÖ</category>
  <category>dernek</category>
  <category>harita</category>
  <category>cami</category>
  <category>cami sicili</category>
  <category>Avusturya</category>
  <guid>https://karahan.net/tr/blog/wo-ist-meine-moschee/</guid>
  <pubDate>Thu, 27 May 2021 22:00:00 GMT</pubDate>
</item>
<item>
  <title>Fransız ihtilali mi yoksa çokyüzlü IGMG mi?</title>
  <dc:creator>Engin Karahan</dc:creator>
  <link>https://karahan.net/tr/blog/franzoesische-revolution-igmg/</link>
  <description><![CDATA[ 
<!-- Editorial-Kopfbereich: Logo + Social + Sprachumschalter. via include-before-body -->
<header id="site-header">
  <div class="site-header-inner">
    <a class="site-logo" href="../../../de/">
      <img src="https://karahan.net/assets/images/logo.png" alt="Karahan.net" height="48">
      <span class="site-wordmark">Karahan.net</span>
    </a>
    
  </div>
</header>
<script>
(function () {
  var m = window.location.pathname.match(/^\/(de|tr)(\/.*)?$/);
  var rest = m ? (m[2] || "/") : "/";
  var cur = m ? m[1] : "de";
  document.querySelectorAll("#site-header .lang-switcher a[data-lang]").forEach(function (a) {
    var lang = a.getAttribute("data-lang");
    a.setAttribute("href", "/" + lang + rest);
    if (lang === cur) a.classList.add("active");
  });
})();
</script>




<p>Avrupa ülkelerindeki Islam ve Müslümanlar hakkındaki tartışmalar, yeni boyutlar kazanmış durumda. Yayımlanan makale ve yazıların sayıları artmasına rağmen islami cemaatler bu ortamlarda halen seslerini duyuramamaktalar. Basın ve kamuoyu için cemaatlerden, bırakın genel toplumsal gelişmeler hakkında, kendileriyle ilgili basit, sıradan konularda bile birkaç cümlelik demeç alabilmek neredeyse imkansız gibi.</p>
<p>Buna ek olarak kendilerini temsilde merkeze alan bazı cemaatlerimizin söylem ve eylemlerinde ortaya çıkan tezatlar da, irtibatı ve katılımı daha da zor hale getirmekte. Özellikle cemaatlerin merkezleri ile farklı birimleri tarafından birbiriyle çelişen içerikler ve tutumlar paylaşıldığında, söylenenlerin kurumsal çizginin gereği olarak mı, yoksa günü kurtarmaya yönelik sıfır içerikli ifadeler mi olduğunu ayırt etmek adeta imkansız gibi.</p>
<section id="fransız-islamını-savunurken" class="level2">
<h2 class="anchored" data-anchor-id="fransız-islamını-savunurken">“Fransız İslamı”nı Savunurken…</h2>
<p>Olayı açıp, ne demek istediğimi şu an güncel olan bir gelişmeyi irdeleyelim. Yola çıkış noktamız Fransa’daki altı Milli Görüş Teşkilatları Bölgesi’nin oluşturduğu&nbsp;<a href="https://cimgfrance.fr/">Confédération Islamique Milli Gorus France</a>&nbsp;(CIMG)’in bir basın açıklaması. 19 Kasım’da yayınlanan&nbsp;<a href="https://cimgfrance.fr/oui-au-conseil-national-des-imams/">açıklamada</a>, CIMG, Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un davet ettiği ve <a href="https://www.cfcm-officiel.fr/">“Fransız Müslümanları Kültür Konseyi”</a> (CFCM) ile birlikle katıldığı&nbsp;<a href="https://www.faz.net/aktuell/politik/ausland/islam-ausbildung-macron-will-imame-zu-franzosen-machen-17061997.html">zirve</a>de kararlaştırılan konuları kamuoyu ile paylaşıyor. Zirvede CFCM ve üye kuruluşları Fransa’daki imamların zorunlu değerler manzumesi olarak kabul etmeleri gereken bir “Cumhuriyetçi Değerler Bildirgesi”ni iki hafta içinde hazırlama görevini üstlendiler. Ayrıca imamların eğitiminden ve görevlendirmesinden sorumlu olacak CFCM bünyesinde bir “Milli Imam Konseyi”nin kurulması karara bağlandığını öğreniyoruz. Açıklamaya göre konseyin sorumlulukları sadece Imam Eğitimi’ni şekillendirmekle sınırlı kalmayacak, aynı zamanda yurt dışından Fransa’ya imam getirilmesininde önünü kesmiş olacak.</p>
<p>Fransa’daki Milli Görüş bölgelerinin bu&nbsp;<a href="https://cimgfrance.fr/oui-au-conseil-national-des-imams/">açıklamalarının</a> en dikkat çekici tarafı, birçok konuda bu güne kadar IGMG Genel Merkez’i tarafından ortaya konulan yol ve yürüme politikalarıyla ters düşüyor olmasıdır. CIMG, bir temsilcilerinin de katıldığı zirveyi “tarihi öneme sahip” olarak değerlendiriyor. Açıklamada Fransa Cumhurbaşkanı’nın davet ettiği zirveye katılmış olmaktan “zevk ve gurur” duyduklarını ifade ederken, basında zirvede alınan kararlar daha çok Fransa’daki islamî cemaatlere verilmiş bir&nbsp;<a href="https://www.bbc.com/news/world-europe-55001167">ültimatom</a> olarak haberleştirilmekte. “Milli Imam Konseyi”nin oluşturulması CIMG tarafından kendi projelerinin gerçekleşmesi olarak tanıtılırken, projenin hazırlama sürecinde kendilerinin hassasiyet gösterip ısrarcı oldukları “cumhuriyetçi vizyon” konusunun önemine dikkat çekiliyor.</p>
<p>Açıklamada “cumhuriyetçi değerler”e bağlılık ifade edilirken, “hümanist ve değişime açık bir Islam’a” destek verilmekte, hedef olarak “Fransa’da yurt dışından bağımsız bir müslüman toplum”un oluşturulması gerekliliğine dikkat çekiliyor. Dahası “Islam’ın siyasallaşması” ve “yurt dışından müdahaleler” ret edilmekte. Açıklamanın yayınlanan ilk versiyonunda Islam’ın siyasallaşması yerine “islam politique” kavramı kullanılarak, yaygın bilinen tabir, tanımlamayla “siyasal Islam” net bir şekilde reddedilmişti.</p>
<p>Zirvede ele alınan konular ve CIMG’nin açıklaması bu güne kadar IGMG Genel Merkezi tarafından ortaya konulan söylemlerle, sadece ifadede değil, işin ruhunda da taban tabana zıtlık olduğunu gösteriyordu. Malum CIMG çatısı altında biraraya gelen bölgeler,organik ve fiilen IGMG Genel Merkez’ine bağlılar. Yasal olarak IGMG Genel Başkanı&nbsp;<a href="https://twitter.com/kemalerguen">Kemal Ergün</a>&nbsp;<a href="https://cimgfrance.fr/equipe-de-direction/">CIMG</a>‘nin de başkanlık koltuğunda oturmakta.</p>
<p>CIMG’nin “Fransa’daki müslüman toplumun yurtdışından bağımsız” olmasını talep etmesi şaşırtıcı, özellikle CIMG’nin IGMG ile olan ilişkisi dikkate alınırsa. CIMG yurtdışı bağlarını kopartmak konusunda ciddi ise, buna IGMG ile olan ilişkileride dahil edebilecek mi? Değil ise, Fransız hükümeti başka yurtdışı ilişkilerini istemezken, bunu hangi kıstaslara göre kabul edecek? Sonuçta IGMG Fransa’daki bölgeleriyle arasındaki irtibatını kesecek ve bundan sonra bir Fransa Milli Görüş’ü, Avusturya Milli Görüş’ü ve Almanya Milli Görüş’ü mü oluşacak? En azından fransızca metinde böyle bir gelişmeye karşı çıkılmamakta, hatta bir talep olarak ortaya atılıyor. Peki bu talep Almanca ve hatta Türkçe de dillendirebilecek mi?</p>
</section>
<section id="alman-islamını-yermek" class="level2">
<h2 class="anchored" data-anchor-id="alman-islamını-yermek">…“Alman İslamı”nı Yermek</h2>
<p>Osnabrück’te almanca imam eğitimi için kurulan Islamkolleg’i IGMG Genel Sekreteri&nbsp;<a href="https://twitter.com/BekirAltas">Bekir Altaş</a>, “<a href="https://www.igmg.org/staatliche-intervention-bei-imam-ausbildung/">siyasi amaçlı müdahele</a>” olarak eleştirmişti. Üstelik bu projenin diğer birçok müslüman cemaat ile ortaklaşa gerçekleşiyor olmasını görmezden gelerek. Fransa’da devlet, talep ettiği bildirge ile kendisine kurumların tanımlamalarına ve imam eğitiminin içeriğine kadar müdahele etme hakkını kendinde görmesine rağmen. Peki bu “zevk ve gurur” ile karşılanan doğrudan müdahale herhangi bir siyasi amaç gütmüyor mu? Halbuki eleştirilen Osnabrück Islamkolleg’de içerikleri belirlemekten projeye dahil olan cemaatler sorumlu.</p>
<p>Avusturya hükümetinin planladığını söylediği “Imamlar Kütüğü” IGMG tarafindan sert bir dille eleştirilmişti. Almanya Islam Konseyi eski başkanı ve halen IGMG Genel Sekreterliği elemanı <a href="https://twitter.com/KizilkayaAli">Ali Kizilkaya</a>, Sebastian Kurz’un şimdilik niyet olarak ifade ettiği Imamlar Kütüğü’nü “<a href="https://twitter.com/KizilkayaAli/status/1328265010246725633">sadece otoriter ülkelere mahsus</a>” bir uygulama olarak değerlendirmişti. Fransa’da karara bağlanmış olan “Milli Imam Konseyi” ise sadece imamların sicilini tutmakla yetinmeyecek, imamların görev alıp alamamasını da kararara bağlayacak. Anlaşılan o ki, IGMG içinde Imamlar Kütüğü hakkındaki “sadece otoriter ülkelere mahsus” eleştirisi ondan daha fazla müdahele imkanı veren Milli Imam Konseyi “tarihi” olarak değerlendirilip, fikir değişikliğine gidebilmek için sadeve üç gün yetmiş. Üç günde bu kadar farklı, keskin sadece fikir değil politika değişikliğinin nasıl gerçekleşebildiğini sadece açıklamak değil, anlamak da oldukça zor.</p>
<p>“Siyasal Islam” kavramı ile ilgili endişelerin ortadan kalkması için de bir hafta yeterli oldu. 11 Kasım 2020’de IGMG’nin yayınladığı <a href="https://www.igmg.org/terrordebatte-islamische-gemeinschaft-ruft-zu-mehr-sachlichkeit-auf/?utm_source=dlvr.it&amp;utm_medium=twitter">Basın Açıklması’nda</a>&nbsp;kavram ret edilmekte, “Tanımlaması dahi tam olarak yapılamadığı için esasen kullanışsız olan bu kavram, Müslümanları peşin olarak yaftalamak için oldukça elverişlidir” denmekte. CIMG ise, kavramın gayet kullanışlı olduğunu düşünüyor olmalı ki, basın açıklamasının ilk versyonunda karşı çıkılması gereken bir vaka olarak “islam politique”den bahsetmekte. Mevcut hafifletilmiş versiyonunda CIMG, müslümanlar tarafından “İslam’ın siyasallaştırılması”na karşı çıkmakta.</p>
<p>Devlete biçilen rol CIMG’nin açıklamalarında IGMG’nin şu ana kadar sergilediği tutumdan çok farklı. IGMG kendi yayın organı olan IslamiQ internet sitesinde <a href="https://www.deutsche-islam-konferenz.de/">Alman İslam Konferansını (AIK)</a> birçok yazıda devletin Almanya’daki müslümanlar üzerinde etkin olma teşebbüsü olarak eleştirmekte. Kendi <a href="https://www.islamiq.de/2018/11/29/innenministerium-darf-sich-keinen-deutschen-islam-backen/">“Alman İslamı”nın pişirilmesinden</a>&nbsp;tutun, “<a href="https://www.islamiq.de/2020/10/18/das-projekt-deutscher-islam/">Proje içinde projeler</a>”den Islam’ın <a href="https://www.islamiq.de/2018/09/01/die-konstantinierung-des-islams/">„konstantiniyyeleşmesi“ne</a>&nbsp;kadar geniş kehanetlerin yanı sıra AIK’nın “<a href="https://www.islamiq.de/2019/11/24/die-politisierung-der-islamdebatte/">İslam tartışmalarını politize</a>” ettiği tezi savunulmakta. CIMG ise fransız cumhuriyet değerlerini övdüğü açıklamasında vatanseverlikten geri kalmadığı gibi Fransız Devleti’ni Siyasal İslam yada Siyasallaştırılmış İslam’a karşı ortak olarak görmekte.</p>
<p>CIMG’nin ortaya koyduğu açıklamanın bu güne kadar IGMG tarafından savunulan tezlerle oluşturduğu tezat gözardı edilemeyecek kadar büyüktür. IGMG’nin hiyerarşik yapısı, IGMG’nin Avrupa Genel Merkez’i olarak tüm teşkilatın ortak içeriklerinin belirlenmesindeki önemli rol ve nihayet Kemal Ergün’ün her iki kurumda da Genel Başkanlık makamında olması, CIMG’nin IGMG yönetiminden habersiz bu kadar farklı görüşleri ortaya koyabilmesini imkansız kılmakta.</p>
<p>Peki, savunulan görüşlerden hangisi IGMG’nin kurumsal görüşü? Bir hafta ve hatta daha kısa bir süre içinde 180 derece değişebilen duruş ve görüşleri ne kadar ciddiye alabiliriz? Bunlar iç mekanizmaların içinde tartışılıp karara bağlanan ve teşkilatın tamamı için geçerli görüşler mi, yoksa sadece mevcut gündemi kurtarmak için ortaya atılmış ve halen türkçe tercümelerinin dahi yayınlanamıyan ve ancak siyasetin beklentilerini karşılamak için yapılan açıklamalar mı? Her iki kurumun başkanı olan Kemal Ergün bir taraftan Fransa bağlamında devletin fransız laiklik anlayışına ters bir şekilde dini cemaat işlerine müdahil olmasını “tarihi” bir başarı olarak kutlayabilirken, diğer taraftan Almanya’da müslüman camiadan gelen ve İslam’ın ve müslümanların kendi şartlarında yerelleşmesi gerektiği yönündeki talepleri nasıl devletin etkin olma teşebbüsü olarak yaftalatabiliyor, bunu açıklaması gerekir. Toplumsal tartışmalar için bu soruların cevaplanması gerekir. Aksi taktirde müslüman cemaatlerin ciddiye alınabilirliği, inandırıcılıkları ve etkin katılımcı olma imkanları ciddi manada yara almış olur.</p>
<p><img src="https://vg09.met.vgwort.de/na/38380863c6454037934549595dea8a9f" width="1" height="1" alt="" class="wpvgw-marker-image" loading="eager" data-no-lazy="1" referrerpolicy="no-referrer-when-downgrade" style="display:none;"></p>


<div class="post-footer">
<p class="post-tags"> Etiketler: blog, Fransa'da İslam, IGMG, Islam, CFCM, Fransa, CIMG, Bildirge, İslam Siyaseti, Din Siyaseti</p>
<div class="post-share"><span class="post-share-label">Paylaş:</span>
<a class="share-fb" target="_blank" rel="noopener" aria-label="Facebook"><i class="fab fa-facebook-f"></i></a>
<a class="share-tw" target="_blank" rel="noopener" aria-label="X"><i class="fab fa-twitter"></i></a>
<a class="share-wa" target="_blank" rel="noopener" aria-label="WhatsApp"><i class="fab fa-whatsapp"></i></a>
<a class="share-tg" target="_blank" rel="noopener" aria-label="Telegram"><i class="fab fa-telegram-plane"></i></a>
</div>
<section class="related-posts"><h3 class="anchored">İlgili yazılar</h3><div class="related-grid">
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/frankreich-muslimische-basis/"><span class="related-title">Fransa Müslüman Tabanla Konuşuyor</span></a>
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/imame-ausland-frankreich/"><span class="related-title">Fransız Müslümanları İçin Yurt Dışından İmam Yok</span></a>
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/sprache-religion-islam/"><img src="https://karahan.net/tr/blog/sprache-religion-islam/Menschenmenge.png" alt="" loading="lazy"><span class="related-title">Almanya'nın İslam Tartışması: Yanlış Din Politikası ve Müslüman Dernekleri Geleceğimizi Nasıl Engelliyor?</span></a>
</div></section>

</div>
<script>
(function(){var u=encodeURIComponent(location.href),t=encodeURIComponent(document.title||"");
var m={".share-fb":"https://www.facebook.com/sharer/sharer.php?u="+u,
".share-tw":"https://twitter.com/intent/tweet?url="+u+"&text="+t,
".share-wa":"https://api.whatsapp.com/send?text="+t+"%20"+u,
".share-tg":"https://t.me/share/url?url="+u+"&text="+t};
for(var k in m){var a=document.querySelector(".post-share "+k);if(a)a.href=m[k];}})();
</script>
</section>

 ]]></description>
  <category>blog</category>
  <category>Fransa&#39;da İslam</category>
  <category>IGMG</category>
  <category>Islam</category>
  <category>CFCM</category>
  <category>Fransa</category>
  <category>CIMG</category>
  <category>Bildirge</category>
  <category>İslam Siyaseti</category>
  <category>Din Siyaseti</category>
  <guid>https://karahan.net/tr/blog/franzoesische-revolution-igmg/</guid>
  <pubDate>Fri, 20 Nov 2020 23:00:00 GMT</pubDate>
</item>
<item>
  <title>Dönüşüm süreci geriye mi gidiyor?</title>
  <dc:creator>Engin Karahan</dc:creator>
  <link>https://karahan.net/tr/blog/transformation-rueckwaerts/</link>
  <description><![CDATA[ 
<!-- Editorial-Kopfbereich: Logo + Social + Sprachumschalter. via include-before-body -->
<header id="site-header">
  <div class="site-header-inner">
    <a class="site-logo" href="../../../de/">
      <img src="https://karahan.net/assets/images/logo.png" alt="Karahan.net" height="48">
      <span class="site-wordmark">Karahan.net</span>
    </a>
    
  </div>
</header>
<script>
(function () {
  var m = window.location.pathname.match(/^\/(de|tr)(\/.*)?$/);
  var rest = m ? (m[2] || "/") : "/";
  var cur = m ? m[1] : "de";
  document.querySelectorAll("#site-header .lang-switcher a[data-lang]").forEach(function (a) {
    var lang = a.getAttribute("data-lang");
    a.setAttribute("href", "/" + lang + rest);
    if (lang === cur) a.classList.add("active");
  });
})();
</script>




<p><a href="http://www.igmg.org/">IGMG</a> ile artık hiçbir bağlantım kalmayalı altı yıldan fazla oldu. Bu, topluluğun baskın söyleminin nasıl gittiğine tekrar bakmak için yeterince uzun bir süre. Örgütün artık çok az sayıda kamuya açık pozisyon ve açıklama yapması nedeniyle, örgütün kendi yayınevinden çıkan iki yayına başvuracağım.</p>
<p>IGMG Başkanı Kemal Ergün’ün “Derdimiz Davamız 1” adlı kitabında, örgüt içi bağlamda yaptığı konuşmalar ve sunumlar bir araya getirilmiştir. Üyelere ve örgüt yetkililerine doğrudan hitap eden bu konuşmalar, örgüt içi pozisyon alma açısından kesinlikle önemli bir rol oynamaktadır. Ancak bu katkılar Almanca çeviride neredeyse hiç mevcut değildir ve dolayısıyla genel kamuoyunun erişimine açık değildir. Bununla birlikte, Almanya ve Avrupa’daki en büyük Müslüman örgütlerden birinin başkanının konuşmaları olarak, bunlar buradaki İslam tartışmamız için de önemlidir.</p>
<p>İkinci kitabın kendi yayınevinde yayınlanması dikkat çekicidir. Bu, Necmettin Erbakan’ın bir biyografisidir. Dikkat çekici olan, böyle bir biyografinin yayınlanmasının bile IGMG liderliği içinde bir değişim ve kırılmayı sezdirmesidir. Ergün’ün selefi ve 2001-2011 döneminde Erbakan - en azından merkezi düzeyde - Avrupa’daki Milli Görüş’teki değişim ve dönüşümlere karşı çıkan bir muhalifti. Werner Schiffauer’in “İslamcılıktan Sonra” adlı etnografisinde çok iyi tasvir ettiği bir süreç.</p>
<p>Çatışma o kadar ileri gitti ki, Erbakan ölümünden kısa bir süre önce bile Kerpen’e (o zamanki IGMG’nin genel merkezi) kendi alternatif başkanlarını gönderdi, ancak bunlar dönemin yönetim kurulu tarafından derhal uçağa geri bindirildi. Eski “spiritus rector”a karşı yıpratıcı bir mücadele verildi; o önemini kaybetmeyi kabul edemiyordu, ancak özellikle bölgesel düzeyde görevliler arasında hala yeterince duygusal destek harekete geçirebiliyordu.</p>
<p>Ölüm döşeğindeki son atamasına, daha sonra başkan seçilen Kemal Ergün’e karşı, Erbakan’a muhalif fraksiyonun daha fazla çatışma için gerekli gücü kalmamıştı. Özellikle de Kemal Ergün’ün bu sürece arabulucu olarak dahil olup atanmış başkan olarak çıkması nedeniyle. Ergün’ün başkan seçilmesiyle Erbakan’ın şahsiyetinin IGMG içindeki kimlik oluşumuna yeniden girmesi bu açıdan şaşırtıcı bile değil.</p>
<p>IGMG’nin yayınevi Plural Publications tarafından yayınlanan Erbakan biyografisine dayanarak, şimdi resmi IGMG tarafından kendi cemaatlerine hangi Erbakan imajının iletildiğini incelemek istiyorum. Bir soru da bu imajın Kemal Ergün’ün konuşmalarında ne ölçüde yansıma bulduğu olacaktır. Ayrıca, Schiffauer’in 2011’den önce tanımladığı ve anayasayı koruma dairelerinin ancak 2013’ten sonra teyit ettiği dönüşüm sürecinin bugünkü IGMG’de hala bir rol oynayıp oynamadığı veya bu sürecin geri dönüşünün gözlemlenip gözlemlenemeyeceği de incelenecektir.</p>
<p><img src="https://ssl-vg03.met.vgwort.de/na/e22b511a3e9748cbb0140ac893f9f3a0" width="1" height="1" alt=""></p>


<div class="post-footer">
<p class="post-tags"> Etiketler: blog, IGMG, Verband, Kemal Ergün, Erbakan, Transformation</p>
<div class="post-share"><span class="post-share-label">Paylaş:</span>
<a class="share-fb" target="_blank" rel="noopener" aria-label="Facebook"><i class="fab fa-facebook-f"></i></a>
<a class="share-tw" target="_blank" rel="noopener" aria-label="X"><i class="fab fa-twitter"></i></a>
<a class="share-wa" target="_blank" rel="noopener" aria-label="WhatsApp"><i class="fab fa-whatsapp"></i></a>
<a class="share-tg" target="_blank" rel="noopener" aria-label="Telegram"><i class="fab fa-telegram-plane"></i></a>
</div>
<section class="related-posts"><h3 class="anchored">İlgili yazılar</h3><div class="related-grid">
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/heimat-finden-im-fremden/"><img src="https://karahan.net/tr/blog/heimat-finden-im-fremden/Artikel-igmg.png" alt="" loading="lazy"><span class="related-title">Gurbeti Vatan Edinebilmek?</span></a>
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/igmg-ohne-milli-gorus-fakt-oder-fiktion/"><span class="related-title">“Milli Görüş”süz IGMG</span></a>
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/vorstandskrise-igmg/"><span class="related-title">IGMG’de Genel Kurul’a Giderken Yönetim Krizi</span></a>
</div></section>

</div>
<script>
(function(){var u=encodeURIComponent(location.href),t=encodeURIComponent(document.title||"");
var m={".share-fb":"https://www.facebook.com/sharer/sharer.php?u="+u,
".share-tw":"https://twitter.com/intent/tweet?url="+u+"&text="+t,
".share-wa":"https://api.whatsapp.com/send?text="+t+"%20"+u,
".share-tg":"https://t.me/share/url?url="+u+"&text="+t};
for(var k in m){var a=document.querySelector(".post-share "+k);if(a)a.href=m[k];}})();
</script>

 ]]></description>
  <category>blog</category>
  <category>IGMG</category>
  <category>Verband</category>
  <category>Kemal Ergün</category>
  <category>Erbakan</category>
  <category>Transformation</category>
  <guid>https://karahan.net/tr/blog/transformation-rueckwaerts/</guid>
  <pubDate>Sat, 17 Oct 2020 22:00:00 GMT</pubDate>
</item>
<item>
  <title>Camiye Saldırı Durumunda Ne Yapmalı?</title>
  <dc:creator>Engin Karahan</dc:creator>
  <link>https://karahan.net/tr/blog/angriff-auf-moscheen/</link>
  <description><![CDATA[ 
<!-- Editorial-Kopfbereich: Logo + Social + Sprachumschalter. via include-before-body -->
<header id="site-header">
  <div class="site-header-inner">
    <a class="site-logo" href="../../../de/">
      <img src="https://karahan.net/assets/images/logo.png" alt="Karahan.net" height="48">
      <span class="site-wordmark">Karahan.net</span>
    </a>
    
  </div>
</header>
<script>
(function () {
  var m = window.location.pathname.match(/^\/(de|tr)(\/.*)?$/);
  var rest = m ? (m[2] || "/") : "/";
  var cur = m ? m[1] : "de";
  document.querySelectorAll("#site-header .lang-switcher a[data-lang]").forEach(function (a) {
    var lang = a.getAttribute("data-lang");
    a.setAttribute("href", "/" + lang + rest);
    if (lang === cur) a.classList.add("active");
  });
})();
</script>




<p>Son haftalarda camilere yapılan saldırılar, saldırıya uğrayan camilerin Türk mü yoksa Alman kurumları mı olduğu, medya ve siyasetin bunda nasıl bir rol oynadığı vb. konularda farklı tartışmalara neden oldu. Bir soru cevapsız kaldı: Etkilenen cami cemaatleri ne yapabilir ve genel olarak cemaatler böyle bir olaya nasıl hazırlanabilir? Böyle bir olayla başa çıkmak için somut adımların fiili bir saldırıdan çok önce atılması gerekir.</p>
<p>Son yıllarda cami cemaatlerine yönelik çeşitli biçimlerdeki saldırıların sayısı artmış olsa da, konu Müslüman cemaatlerin kurumsal çalışmalarında yeterince yer bulmamıştır. Bu tür olayların sıradan veya normal bir şey olarak kabul edilmemesi gerektiği ortadadır. Bununla birlikte, tecrübeler gösteriyor ki, bunların hiçbiri olasılık dışı değildir. Son saldırılar, tetikleyici unsurların sadece Almanya’da İslam’la ilgili iç tartışmalarda yatmak zorunda olmadığını da gösteriyor. Camilerin artan görünürlüğü, siyasi propaganda yapmak isteyenler için uygun bir nesne olarak görülmeleri anlamına da gelmektedir.</p>
<p>Saldırı gerekçesinin camii cemaatinden soyutlanması, mağdurların konuyla başa çıkmasını daha da zorlaştırmaktadır. Saldırıya uğrayan kurumun yanlış bir şey yapmış olması gerekmez, aksine şeffaflığı ve çoğunluk toplumuna bağlılığıyla örnek teşkil edebilir ve yine de bu siyasi kundakçılar için uygun bir hedef olabilir.</p>
<p>Bir cami cemaati ne kadar görünür olursa, sürekli bir korku haline düşmeden böylesi bir acil duruma o kadar iyi hazırlanmalıdır. Hazırlığın bir şekli, acil durum konularının da ele alındığı bir güvenlik konseptinin oluşturulması olabilir. Örneğin bir sorun olduğunda, cami cemaatinde doğrudan irtibat kurulacak kişi kimdir, poliste, şehir yönetiminde vs.&nbsp;doğrudan irtibat kurulacak kişi kimdir? Basın cemiyette kiminle irtibata geçebilir, böyle bir durumda hangi gazeteci cemiyet için muhatap olarak kullanılabilir?</p>
<p>Belediye böyle bir konseptin bir kısmını kendi bünyesinde oluşturmalıdır. Örneğin, dış alanı gören güvenlik kameralarının kurulması veya yangın önleyici veya yangın azaltıcı tedbirlerin alınması. Yangından korunmak için yetkili makamların veya yerel itfaiye teşkilatının uzmanlığına başvurulabilir. Polisle gerekli iletişim kanallarının önceden kurulması gerekecektir. Böylelikle somut tehdit durumlarında bu kanallar aracılığıyla iletişim kurulabilir ve örneğin devriye varlığının artırılması sağlanabilir.</p>
<p>Şayet bu tür bir olay meydana gelirse, yapılması gereken sadece hasar kontrolü değil, aynı zamanda saldırının belgelenmesi ve kamuoyuna duyurulmasıdır. Saldırganlar eylemlerini kamuoyuna duyurmak konusunda istekli olsalar da, böyle bir olaydan sonra etkilenen kurumların kendilerini korumak için ihtiyaç duydukları en iyi koruma, kamuoyunun artan ilgisi ve dikkatli gözleridir. Politikacıları harekete geçmeye zorlayan da ne yazık ki çoğu zaman bu kamuoyu baskısı oluyor.</p>
<p>Bu gibi durumlarda, etkilenen cemiyetler daha az değil, daha fazla iletişim kurmalıdır. Birçok farklı sebepten dolayı. İlk olarak, kendi üyeleri ve cami ziyaretçileri için. Böyle bir vakadan sonra, camideki insanların dışında hiç kimsenin onların endişe ve korkularıyla ilgilenmediği hissine kapılmaları vahim olacaktır. Üstelik bu kaygı, bu tür bir saldırının en dramatik biçimi olan kundaklama saldırısıyla da sınırlı değildir. Dış duvarlarda İslam düşmanı veya ırkçı grafitiler olması yeterlidir. Derneklerle yaptığım çalışmalarda, bu tür şeyleri sessizce ve gizlice kendileri kaldırmak isteyen cami yönetim kurullarıyla karşı karşıya kaldım. En başta mağdur olmaktan utandıkları için ve toplum içinde sorunlarla anılmak istemedikleri için.</p>
<p>Bu korkular anlaşılabilir, ancak kendi cemaati için ciddi sonuçlar doğurabilir. Kamuoyu olayın farkına varmamış olabilir, ancak cemaat içinde “Almanların” veya “gayrimüslimlerin” saldırıyla ilgilenmediği algısıyla birlikte söylentiler yayılacaktır. Kamuoyunun tüm bunlardan habersiz olması artık duygusal yaralanmaya sebep olmaktadır.</p>
<p>Ancak ibadethanelere yönelik bir saldırı sadece Müslümanların değil, tüm toplumun sorunu olduğu için kamuoyuna duyurulması da gereklidir. Dini mekanlara yönelik saldırılar, gençlerin can sıkıntısı ve ahlaksızlık nedeniyle parktaki bir büstü devirmesinden, bir duvarı grafitiyle kaplamasından veya bir vitrini kırmasından farklı bir nitelik taşımaktadır. Bunlar genellikle, insanlıktan çıkarıcı fikirlerle, insanın değersizliğine ilişkin kavramlarla, dinleri veya kökenleri nedeniyle mevcut veya hayali gruplara duyulan nefretle ilgili bir insan nefretinin tezahürünü temsil eder. Bu tür insanlık dışı ideolojilerle mücadele etmek sadece bu durumdan etkilenen Müslümanların görevi değildir; bu, tüm toplum için bir görevdir.</p>
<p>Bir yandan caminin kamusal görünürlüğünün saldırı olasılığını artırması kulağa çelişkili gelebilir. Öte yandan, camilere gerekli korumayı sağlayabilecek olan da bu görünürlüktür. Cami cemaatinin daha geniş bir sosyal çevreye dahil olması, diğer sivil toplum aktörleri, kiliseler ve yerel yönetimle işbirliklerinin varlığı, cemaatin böyle bir olayın sonuçlarını hafifletmesine yardımcı olacaktır.</p>
<p>Bir yandan içeride yardımcı oluyor, çünkü üyeler ve cami ziyaretçileri bu aşırı dışlanma girişiminde toplumun kucaklamasını hissederler. İkinci olarak, böyle bir olayın ardından halkın cami cemaatiyle dayanışması, saldırganların dışlayıcı niyetine karşı koymaktadır. Bu onlara, saldırılarının Müslümanların ayrıştırılmasına değil, onların insan düşmanı ideolojilerine karşı toplumun bir bütün olarak birleşmesine yol açtığını açıkça gösterecektir. Etkilenen cemaatlerin düzenlediği dayanışma etkinlikleriyle ilgili olarak Murat Kayman, gayrimüslimlerin dayanışması için de bir alan açılması gerektiğine işaret ediyor: “Dayanışma mitingi Cuma namazı ile birleştirilirse, bu sadece iç dayanışma oluşturmakla ilgili olur. Bu önemli olmakla birlikte, gayrimüslim komşunun da yer alabileceği ve katılabileceği formatlar da gerekli.”</p>
<p>Aynı zamanda, cemaatler diğer sivil toplum aktörlerine ulaşmak için bir saldırının mağduru olmayı beklememelidir. Bu tür olayların dışında da temas kurmak veya ilişkiyi derinleştirmek için kullanılabilecek ve kullanılması gereken yeterince fırsat vardır. Bir ilişkiyi geliştirmek için trajik bir olay yaşanması gerekmez. Her iki ayağı da sivil topluma sağlam bir şekilde basan bir cami cemaati bu tür trajik olaylarla daha kolay başa çıkacak ve daha fazla destek görecektir.</p>
<p>İlişki kurmak için bir fırsat, örneğin, mahallede veya toplum içinde sivil sorumluluğun üstlenilmesi olabilir. İster gençlik çalışmaları ister sosyal faaliyetler alanında olsun, buralarda işbirliği yapılabilir. Çoğu zaman, toplum tarafından ilişki kurmaya yönelik bir ilgi zaten mevcut olsa da, çok sayıda cami cemaati hala talepleri karşılamakta zorlanmaktadır. İçe dönük yalnız kurtlar olarak algılanmak yerine, bizzat kendi ürettikleri özgün hedeflerle sivil toplumun bir parçası olarak aktif hale gelmek cemaatlerin yararınadır ve dini amaçlarına uygundur.</p>
<p>Mevcut saldırılar göz önüne alındığında, en azından her cemaatin temel bir güvenlik konsepti geliştirmesi tavsiye edilir. Bunu yaparken, polis yetkililerine başvurulabilir ve onlardan tavsiye alınabilir. Yangından korunma, acil bir durumda kiminle iletişime geçilebileceği, hangi güvenlik önlemlerinin alınabileceği? Bunların hepsi en az bir kez tartışılması ve yazıya dökülmesi gereken sorulardır, böylece acil bir durumda daha fazla karışıklık çıkmaz.</p>
<p><em>(İlk yayın tarihi: 22.03.2018)</em></p>
<p><img src="https://ssl-vg03.met.vgwort.de/na/045fee32c8b44c5ca66356c8da10b4d9" width="1" height="1" alt=""></p>


<div class="post-footer">
<p class="post-tags"> Etiketler: blog, Ayrımcılık, Angriff, Anschlag, Moschee, Moscheeangriff, Sicherheit, Sicherheitskonzept, AmR</p>
<div class="post-share"><span class="post-share-label">Paylaş:</span>
<a class="share-fb" target="_blank" rel="noopener" aria-label="Facebook"><i class="fab fa-facebook-f"></i></a>
<a class="share-tw" target="_blank" rel="noopener" aria-label="X"><i class="fab fa-twitter"></i></a>
<a class="share-wa" target="_blank" rel="noopener" aria-label="WhatsApp"><i class="fab fa-whatsapp"></i></a>
<a class="share-tg" target="_blank" rel="noopener" aria-label="Telegram"><i class="fab fa-telegram-plane"></i></a>
</div>
<section class="related-posts"><h3 class="anchored">İlgili yazılar</h3><div class="related-grid">
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/antidiskriminierungsarbeit-gesellschaftliche-mitte/"><span class="related-title">Ayrımcılık karşıtı çalışmaların toplumun merkezine ihtiyacı var</span></a>
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/sprache-religion-islam/"><img src="https://karahan.net/tr/blog/sprache-religion-islam/Menschenmenge.png" alt="" loading="lazy"><span class="related-title">Almanya'nın İslam Tartışması: Yanlış Din Politikası ve Müslüman Dernekleri Geleceğimizi Nasıl Engelliyor?</span></a>
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/sicherer-massstab-loyaler-muslim/"><span class="related-title">Sadık Müslümanları Fanatiklerden Ayırmanın Güvenilir Bir Ölçütü Yok mu?</span></a>
</div></section>

</div>
<script>
(function(){var u=encodeURIComponent(location.href),t=encodeURIComponent(document.title||"");
var m={".share-fb":"https://www.facebook.com/sharer/sharer.php?u="+u,
".share-tw":"https://twitter.com/intent/tweet?url="+u+"&text="+t,
".share-wa":"https://api.whatsapp.com/send?text="+t+"%20"+u,
".share-tg":"https://t.me/share/url?url="+u+"&text="+t};
for(var k in m){var a=document.querySelector(".post-share "+k);if(a)a.href=m[k];}})();
</script>

 ]]></description>
  <category>blog</category>
  <category>Ayrımcılık</category>
  <category>Angriff</category>
  <category>Anschlag</category>
  <category>Moschee</category>
  <category>Moscheeangriff</category>
  <category>Sicherheit</category>
  <category>Sicherheitskonzept</category>
  <category>AmR</category>
  <guid>https://karahan.net/tr/blog/angriff-auf-moscheen/</guid>
  <pubDate>Fri, 31 Jul 2020 22:00:00 GMT</pubDate>
</item>
<item>
  <title>Almanya’da Gençlere Yönelik Önleyici Hizmetlere Müslüman Bakış Açıları</title>
  <dc:creator>Engin Karahan</dc:creator>
  <link>https://karahan.net/tr/blog/muslim-perspektive-jugendpraevention/</link>
  <description><![CDATA[ 
<!-- Editorial-Kopfbereich: Logo + Social + Sprachumschalter. via include-before-body -->
<header id="site-header">
  <div class="site-header-inner">
    <a class="site-logo" href="../../../de/">
      <img src="https://karahan.net/assets/images/logo.png" alt="Karahan.net" height="48">
      <span class="site-wordmark">Karahan.net</span>
    </a>
    
  </div>
</header>
<script>
(function () {
  var m = window.location.pathname.match(/^\/(de|tr)(\/.*)?$/);
  var rest = m ? (m[2] || "/") : "/";
  var cur = m ? m[1] : "de";
  document.querySelectorAll("#site-header .lang-switcher a[data-lang]").forEach(function (a) {
    var lang = a.getAttribute("data-lang");
    a.setAttribute("href", "/" + lang + rest);
    if (lang === cur) a.classList.add("active");
  });
})();
</script>




<p>“Dini Kökenli Aşırılığa Karşı Önleme Ağı” projesi kapsamında, proje süresi boyunca (2015-2019), doğrudan proje çalışmasından kaynaklanan farklı sorulara ilişkin bilimsel makaleler görevlendirildi. Bu bağlamda makaleler, Önleme Ağı’nın çalışmalarını temelde etkileyen kavramsal ve/veya teorik bilgiler sağladı.</p>
<p>Bu makalelerden biri, Engin Karahan tarafından 2016 yılının başlarında yazılmış ve Almanya’daki gençlere yönelik önleyici hizmetler hakkındaki bakış açılarını ve izlenimlerini yakalamayı, sistematize etmeyi ve teknik olarak anlaşılır hale getirmeyi amaçlayan, Müslüman topluluk temsilcileriyle yapılan nitel görüşmelere dayanan kısa bir uzmanlık raporudur.</p>
<p>Uzmanlık raporu, Müslümanların Koordinasyon Konseyi’nde temsil edilen farklı toplulukların temsilcileriyle yapılan beş görüşmeye dayanmaktadır. Görüşme yapılan kişilere görüşmeler için şahsen başvurulmuştur. Bunlar, kendi derneklerinde karar alma pozisyonunda bulunan ve önleme konusunun sorumluluk alanlarına giren veya yakın geçmişte girmiş kişilerdir.</p>
<p><a href="../Debattenbeitrag-E.-Karahan-Muslimische-Perspektiven-auf-Jugendpräventionsarbeit.pdf" target="_blank">Muslimische Perspektiven auf Jugendpräventionsarbeit [PDF]</a></p>
<p><img src="https://vg03.met.vgwort.de/na/35d2e365a3df49beb102167abca79661" width="1" height="1" alt=""></p>


<div class="post-footer">
<p class="post-tags"> Etiketler: blog, Muslimische Gemeinschaften, Publikation, Soziale Arbeit, Jugendarbeit, Jugendpräventionsarbeit, Prävention, Muslimische Organisation</p>
<div class="post-share"><span class="post-share-label">Paylaş:</span>
<a class="share-fb" target="_blank" rel="noopener" aria-label="Facebook"><i class="fab fa-facebook-f"></i></a>
<a class="share-tw" target="_blank" rel="noopener" aria-label="X"><i class="fab fa-twitter"></i></a>
<a class="share-wa" target="_blank" rel="noopener" aria-label="WhatsApp"><i class="fab fa-whatsapp"></i></a>
<a class="share-tg" target="_blank" rel="noopener" aria-label="Telegram"><i class="fab fa-telegram-plane"></i></a>
</div>
<section class="related-posts"><h3 class="anchored">İlgili yazılar</h3><div class="related-grid">
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/herausforderung-jugendarbeit/"><span class="related-title">Müslüman Gençlik Çalışmalarının İç Zorlukları ve Geliştirme Potansiyelleri</span></a>
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/umbruch-basis/"><span class="related-title">Tabanda Değişim</span></a>
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/muslime-herausforderung-flucht/"><span class="related-title">Almanya'daki Müslümanlar İçin Bir Sınav</span></a>
</div></section>

</div>
<script>
(function(){var u=encodeURIComponent(location.href),t=encodeURIComponent(document.title||"");
var m={".share-fb":"https://www.facebook.com/sharer/sharer.php?u="+u,
".share-tw":"https://twitter.com/intent/tweet?url="+u+"&text="+t,
".share-wa":"https://api.whatsapp.com/send?text="+t+"%20"+u,
".share-tg":"https://t.me/share/url?url="+u+"&text="+t};
for(var k in m){var a=document.querySelector(".post-share "+k);if(a)a.href=m[k];}})();
</script>

 ]]></description>
  <category>blog</category>
  <category>Muslimische Gemeinschaften</category>
  <category>Publikation</category>
  <category>Soziale Arbeit</category>
  <category>Jugendarbeit</category>
  <category>Jugendpräventionsarbeit</category>
  <category>Prävention</category>
  <category>Muslimische Organisation</category>
  <guid>https://karahan.net/tr/blog/muslim-perspektive-jugendpraevention/</guid>
  <pubDate>Mon, 27 Jul 2020 22:00:00 GMT</pubDate>
</item>
<item>
  <title>Buzdağının Görünen Kısmı</title>
  <dc:creator>Engin Karahan</dc:creator>
  <link>https://karahan.net/tr/blog/ruecktritt-akay-iggoe/</link>
  <description><![CDATA[ 
<!-- Editorial-Kopfbereich: Logo + Social + Sprachumschalter. via include-before-body -->
<header id="site-header">
  <div class="site-header-inner">
    <a class="site-logo" href="../../../de/">
      <img src="https://karahan.net/assets/images/logo.png" alt="Karahan.net" height="48">
      <span class="site-wordmark">Karahan.net</span>
    </a>
    
  </div>
</header>
<script>
(function () {
  var m = window.location.pathname.match(/^\/(de|tr)(\/.*)?$/);
  var rest = m ? (m[2] || "/") : "/";
  var cur = m ? m[1] : "de";
  document.querySelectorAll("#site-header .lang-switcher a[data-lang]").forEach(function (a) {
    var lang = a.getAttribute("data-lang");
    a.setAttribute("href", "/" + lang + rest);
    if (lang === cur) a.classList.add("active");
  });
})();
</script>




<p>Avusturya’da Müslümanları temsil eden Avusturya İslam Dini Cemaati’nde (IGGÖ) bu hafta, kurumsal sınırları aşarak kamuoyunun gündemine oturan bir personel gelişmesi yaşandı. IGGÖ Yüksek Konseyi’ndeki tek kadın üye olan Dr.&nbsp;Fatma Akay-Türker istifa etti.</p>
<p>Bu adımı <a href="https://www.facebook.com/fatma.akayturker.3/posts/285260605940914?__cft__%5B0%5D=AZU8JsXRUOSus2DavE-Qt6e1E7nKYkOoWzTBFgsVkdN-v2Knn8cx5PQXo3NiErZltLMpaiWLznjhEpTYXTnefbuNlpTRB5oL1oJkPOC0o4mg_r6M8COlm_C9wc7SZbpDBgTS72ro0uGWjzlKwx3Ck6FeMyVuO_2u-OGunInOKJ7-BRM2naJDPzJEIuqEtfGnDmI&amp;__tn__=%2CO%2CP-R">Facebook profilinde</a>, IGGÖ henüz konuyla ilgili bir açıklama yapmadı. Medyada bu adım şimdiye kadar iki Avusturya gazetesi Volksblatt ve Kronen Zeitung tarafından gündeme getirildi.</p>
<p>Avusturya’daki Müslüman toplumundaki gelişmeleri Almanya’daki kadar yoğun bir şekilde takip etmesem de yine de büyük bir ilgiyle izliyorum. Bu gelişmeleri çeşitli platformlarımda, daha sık olarak Facebook ve Twitter’da ve daha az sıklıkla da web sitemde paylaşıyorum.</p>
<p>Bu sabah Facebook’ta Dr.&nbsp;Fatma Akay-Türker’in istifasıyla ilgili paylaşımda bulunduğumdan beri, Avusturya’daki tanıdıklardan Volksblatt veya Krone’den bir yazıyı nasıl paylaşabileceğime dair birkaç itiraz aldım. Bunun arka planında, bu gazetelerin büyük ölçüde “İslamofobik” ve Volksblatt’ın da ÖVP’nin propaganda gazetesi olarak sınıflandırılması yatmaktadır. Itiraz edenlerin samimiyeti konusunda hiçbir şüphem yok, ancak yine de bu tutumu sorunlu buluyorum, ki bu yazıdan önce kendileriyle bu görüşümü paylaştım.</p>
<p>Ancak, gündeme getirilen mesele muhtemelen benimle bazı tanıdıklarım arasındaki basit bir anlaşmazlık olmanın ötesine geçecektir. Şahsen ben bu göndermelerden rahatsız oldum çünkü her şeyden önce ikincil kaynak Volksblatt ve Krone’den rahatsız olmuşlardı - ki bu sürecin kendisiyle bir sorunları olmadığı anlamına gelmiyor. Ancak Müslüman toplum da dahil olmak üzere kamuoyu olay hakkında bilgi sahibi olmak istiyorsa şu anda başka hangi kaynağa başvurabilir? “Kol kırılır yen içinde kalır” atasözünün yaşayan versiyonu olan bu aleni sessizlik, toplumun en büyük sorunlarından biri değil mi?</p>
<p>Nesnel olarak konuşmak gerekirse, Avusturya’daki Müslümanların en önemli ve etkili temsil organlarından birinde kadınların aktif rolünü sorgulayan bir süreçle karşı karşıyayız. Ancak IGGÖ’den bu konuda herhangi bir açıklama duymuyoruz. Aksine, IGGÖ’nün Dr.&nbsp;Akay-Türker’in yerine muhtemelen bir erkeği getirmesi, istifayla zaten kuvvetlenmiş olan izlenimi daha da güçlendiriyor: Müslüman kurumlar kadınların liderlik konumlarında yer almasını kabul etmekte sorun yaşıyor.</p>
<p>Volksblatt ve Krone tarafından yapılan suçlamalar - her ne kadar sadece Bayan Akay-Türker’den alıntı yapsalar da - ilk etapta nesnel olarak yanlış değil, olayın gazeteler tarafından tasnifi pek de önemli değil. Bireysel olarak başka hususlar da söz konusu olabilir, ancak bunlar IGGÖ tarafından dile getirilmemektedir. Konuyla ilgili sessizliği ve bir erkeğin seçilmesi ile İslamofobik aktörlere malzeme sağlayan IGGÖ’dür, Dr.&nbsp;Akay-Türker’in istifası değil.&nbsp; Daha dramatik bir şekilde ifade etmek gerekirse: Müslüman toplumu için utanç verici olan bu olayın Krone ve Volksblatt gazetelerinde yer alması değil. Utanç verici olan, sorumluların eylemleri ya da eylemsizlikleri ile böyle bir makalenin Krone ve Volksblatt’ta yer almasını sağlamış olmalarıdır.</p>
<p>Dahası, Avusturya’daki Müslümanların kamuya mal olmuş bu tür kritik “Müslüman içi” meseleleri açıkça tartışabilecekleri ve müzakere edebilecekleri bir platformun bulunmaması endişe vericidir. Bu farklı tutumların gündeme getirildiği, hatta tartışıldığı bir forum yok. Bunun sorumluluğu da Krone’ye, Volksblatt’a ya da Avusturya devletine değil, toplum olarak bize aittir. Facebook’ta dahi bu süreçten sadece bir tanıdığım/arkadaşım bahsetti (<a href="https://www.facebook.com/rusentimur.aksak/posts/10207880862776358?%20__cft__%5B0%5D=AZXn82Mmw0-QqG5sKQ3XE7rXdEkAcTQh6Xa1p7cKn3w-sEC0cr9g0Uvx6QPqi4jbH81eaewSnj99gNj9ndNWgk4KKJoQvsLDRj2fNJ6poVj7dIDgXQ2nSKX6lkLUPbG2lfZ5AayQ6Cw1j0ESPEzaHPRKx7CM-.%20h78r2e3JF-LwW44R-CrBOCeT3MC8f4Gd1shaWU&amp;__tn__=%2CO%2CP-R">Ruşen Timur Aksak’ın gönderisi</a>). Diğer taraftan, günlerdir yaygın bir sessizlik hakim.</p>
<p>Benim için bu olay, dernekle olan çalışmalarım sırasında yaşadığım ve artık geçmişte kalan deneyimlerimi hatırlattı. Ekibimde çok yetenekli ve yetkin bir personel vardı. Bu nedenle, deneyimi ilerledikçe, kendisine yetkinlik alanları verildi ve bu alanlarda derneğin temsilciliğini de üstlendi. Ancak bu durum, daha sonra siyasete atılan bir başkan yardımcısını ve başkanı rahatsız etti. Özellikle başkan, bir kadının teşkilatı temsil etmesinin uygun olmadığı (“yakışık almıyor”) ve bir kadının kadın birimi dışında temsil görevi üstlenmesinin doğru olmadığı (“Teşkilat’ı temsil etmesi uygun değil”) görüşündeydi. Buna tepkim ona daha da fazla temsil görevleri vermek oldu - ki bu da muhtemelen karnemde olumsuz bir not olarak yer aldı.</p>
<p>Mevcut olay bu kişisel deneyimin çerçevesine uymaktadır. Müslüman kuruluşlardaki kadınların rolleri konusunda gerçekte yaşadıklarıyla karşılaştırıldığında, bu deneyim büyük bir buzdağının sadece görünen kısmını temsil etmektedir. Dr.&nbsp;Akay-Türker’in istifasıyla birlikte bu durum biraz daha su yüzüne çıkmış oldu. Müslüman toplumunun “üyeleri” ve tartışmaların aktif katılımcıları olarak bu meselenin üzerini örtmek bizim görevimiz değil. Bizim sorumluluğumuz bu konuyu tartışmaya açmak ve bu konuyu çözüme kavuşturmaya devam etmektir.</p>
<p><strong><em>Güncelleme (12:33pm): </em></strong>_Benim yazımla hemen hemen aynı zamanda Standard’da Dr.&nbsp;Akay-Türker’le yapılmış bir <a href="https://www.derstandard.at/story/2000117966718/frauensprecherin-der-islamischen-glaubensgemeinde-tritt-zurueck-es-reicht">röportaj</a> yayınlandı, buna atıfta bulunmak istiyorum._</p>
<p><img src="https://ssl-vg03.met.vgwort.de/na/7aedeb2bd75e4c41937a9c4aecec9cec" width="1" height="1" alt=""></p>


<div class="post-footer">
<p class="post-tags"> Etiketler: blog, Avusturya'da İslam, IGGÖ, Eşitlik, Teşkilatlarda Kadınlar, Dini Cemaat</p>
<div class="post-share"><span class="post-share-label">Paylaş:</span>
<a class="share-fb" target="_blank" rel="noopener" aria-label="Facebook"><i class="fab fa-facebook-f"></i></a>
<a class="share-tw" target="_blank" rel="noopener" aria-label="X"><i class="fab fa-twitter"></i></a>
<a class="share-wa" target="_blank" rel="noopener" aria-label="WhatsApp"><i class="fab fa-whatsapp"></i></a>
<a class="share-tg" target="_blank" rel="noopener" aria-label="Telegram"><i class="fab fa-telegram-plane"></i></a>
</div>
<section class="related-posts"><h3 class="anchored">İlgili yazılar</h3><div class="related-grid">
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/wo-ist-meine-moschee/"><span class="related-title">Camim nerede?</span></a>
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/misstrauen-gesetzesform/"><span class="related-title">Yasa Biçiminde Güvensizlik</span></a>
</div></section>

</div>
<script>
(function(){var u=encodeURIComponent(location.href),t=encodeURIComponent(document.title||"");
var m={".share-fb":"https://www.facebook.com/sharer/sharer.php?u="+u,
".share-tw":"https://twitter.com/intent/tweet?url="+u+"&text="+t,
".share-wa":"https://api.whatsapp.com/send?text="+t+"%20"+u,
".share-tg":"https://t.me/share/url?url="+u+"&text="+t};
for(var k in m){var a=document.querySelector(".post-share "+k);if(a)a.href=m[k];}})();
</script>

 ]]></description>
  <category>blog</category>
  <category>Avusturya&#39;da İslam</category>
  <category>IGGÖ</category>
  <category>Eşitlik</category>
  <category>Teşkilatlarda Kadınlar</category>
  <category>Dini Cemaat</category>
  <guid>https://karahan.net/tr/blog/ruecktritt-akay-iggoe/</guid>
  <pubDate>Mon, 08 Jun 2020 22:00:00 GMT</pubDate>
</item>
<item>
  <title>Çağrıcı „Necip Fazıl – ein Mensch der Ideologie“</title>
  <dc:creator>Engin Karahan</dc:creator>
  <link>https://karahan.net/tr/blog/cagrici-necip-fazil-kisakurek/</link>
  <description><![CDATA[ 
<!-- Editorial-Kopfbereich: Logo + Social + Sprachumschalter. via include-before-body -->
<header id="site-header">
  <div class="site-header-inner">
    <a class="site-logo" href="../../../de/">
      <img src="https://karahan.net/assets/images/logo.png" alt="Karahan.net" height="48">
      <span class="site-wordmark">Karahan.net</span>
    </a>
    
  </div>
</header>
<script>
(function () {
  var m = window.location.pathname.match(/^\/(de|tr)(\/.*)?$/);
  var rest = m ? (m[2] || "/") : "/";
  var cur = m ? m[1] : "de";
  document.querySelectorAll("#site-header .lang-switcher a[data-lang]").forEach(function (a) {
    var lang = a.getAttribute("data-lang");
    a.setAttribute("href", "/" + lang + rest);
    if (lang === cur) a.classList.add("active");
  });
})();
</script>




<p>Necip Fazıl Kısakürek (1904 doğumlu) Türkiye’de özellikle 1983’teki ölümünden bu yana ve sadece AKP iktidarı döneminde üne kavuşmadı. Ancak ülkenin başka hiçbir döneminde, kısaca NFK olarak anılan yazar, eserleriyle neredeyse son 20 yılda olduğu kadar etkili olmamıştır. Muhafazakâr çevrelerde geniş bir kabul görüyor; cumhurbaşkanı dahi konuşmalarında uygun bir mısraı sık sık hazır bulunduruyor. Kısakürek’e sol ve Kemalist yelpazeden gelen eleştiriler, muhafazakâr kesimdeki yüceltmelerle aynı yoğunlukta olabiliyor. Bu eleştirinin güncel bir örneği Hasan Aksal’ın benim de içerik olarak büyük ölçüde katıldığım ‘Türk Muhafazakarlığı’ kitabında okunabilir.</p>
<p>Nispeten daha az fark edilen şey, Kısakürek’in yine diğer muhafazakârlar tarafından eleştirilmesidir. Bir yandan Necip Fazıl’ın kişi olarak yüceltilmesi, eleştirilerle muhafazakâr ana akımın dışına çıkmayı kolay kılmıyor. Öte yandan, eleştiri yaparken “kendi aslını inkar eden” olarak itham edilerek şiddetli bir düşmanlığa maruz kalma riskini göze almak anlamına geliyor.</p>
<p>Bu çerçevede, eski İstanbul Müftüsü Profesör Mustafa Çağrıcı’nın Karar gazetesindeki [köşesinde] (https://www2.karar.com/yazarlar/mustafa-cagrici/ideoloji-insani-olarak-necip-fazil-12783) Şubat ayı ortasında yayınlanan bir yazısı daha da dikkat çekicidir. Çağrıcı da yazısının başında Kısakürek’i eleştirmekten çok övdüğü izlenimini verse de yazının sonunda Çağrıcı’nın analizleri ve vardığı sonuç çok net.</p>
<section id="ideoloji-insanı-olarak-necip-fazıl" class="level2">
<h2 class="anchored" data-anchor-id="ideoloji-insanı-olarak-necip-fazıl">İdeoloji insanı olarak Necip Fazıl</h2>
<p><em>Bir süre önce sosyal medyada bir gencimizin Necip Fazıl’dan bir beyit aktarıp, altına</em>&nbsp;“…&nbsp;<strong><em>Her zaman içimizdeki öfkeye tercüman olmuştur</em></strong>”&nbsp;<em>şeklinde bir not düştüğünü görmüştüm. Bu yazıyı o not üzerine yazdım. Yazımın amacı, Hakk’ın adalet ve rahmetine emanet ettiklerimizi yargılamak değil, onları “içlerindeki öfkeye tercüman” bilen milyonları bir kez daha düşünmeye yöneltmektir</em>.</p>
<p>Necip Fazıl’ın şairliğini değerlendirmek haddim değil. Sadece her okuyuşumda hayranlığımın arttığını söyleyebilirim. Bilirsiniz,&nbsp;<em><strong>rahmetli epeyce narsistti</strong>; hiçbir meziyette ikinciliğe razı olmazdı ama birincilik iddialarında en haklı olduğu alan şairliği idi</em>. Onun şiir, düzyazı ve hitabetteki&nbsp;<strong>edebî</strong>&nbsp;ustalığı tartışılmaz. Bu alanda onu üstat sayanlar yerden göğe kadar haklıdırlar.&nbsp;<strong>Ama fikirde üstat kabul edilmesini kesinlikle yanlış buluyorum.</strong>&nbsp;Onun daha çok bu alanda model alınıp göklere çıkarılması, özellikle dindar çevrelerin ciddi bir fikir sığlığına düşmelerinin başlıca sebeplerindendir.&nbsp;<strong><em>Necip Fazıl’a duyulan</em>&nbsp;ideolojik&nbsp;<em>hayranlık, bir neslin militan ve çatışmacı ruhunu beslerken fikrî ve bilgisel zekâsını, hatta ahlak dünyasını fakirleştirmiştir.</em></strong></p>
<p>Demokrasi yolundaki onca çabalarımıza rağmen hâlâ çağdaş bir&nbsp;<strong>hoşgörü kültürü</strong>&nbsp;geliştiremediğimiz gibi eski müsamahamızı da kaybettiysek, Müslüman dünyaya&nbsp;<strong>barış içinde bir arada yaşama modeli</strong>&nbsp;sunamadıysak, birbirimizin gırtlağına sarılmayı bırakıp, öz değerlerimizle çağdaş gerçekler üzerine&nbsp;<strong>gelişmiş bir Müslüman hukuk devleti ve toplumu</strong>&nbsp;kuramadıysak, bütün bunlarda -militan pozitivistler, sosyalistler ve laiklerle birlikte-&nbsp;<strong><em>edebiyat ustası Necip Fazıl</em></strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong><em>çakma tarihçi Kadir Mısıroğlu</em></strong>&nbsp;gibi İslamcı ideologların (veya demagogların) da günahlarının bulunduğu kanaatindeyim.</p>
<p>***</p>
<p>Keşke Necip Fazıl ve diğerleri, hayranlarının duygularından çok akıllarına bir şeyler söyleselerdi! Özellikle Necip Fazıl, o Allah vergisi edebî dehasını, ideolojik ve hamasi duyguları coşkulu,&nbsp;<strong><em>öfkeli</em></strong>&nbsp;nesil yerine, zihni bilgi ve tefekkürle, gönlü Peygamberî af ve müsamahayla zenginleşmiş bir neslin yetişmesi için kullansaydı! Fakat öyle olmadı. Sonuçta bireyi ve toplumu arıtıcı, yüceltici sahih dinî bilginin, bilim ve tefekkürün meyvesi olan makul ve üretken birleştiriciliğin yerini, ideoloji ve duygusallığın ürettiği kontrolsüz tepkisellik ve ayrıştırıcılık aldı. Bunun son yıllardaki belki en dramatik örneği, bazı sözde İslamcıların kopardıkları&nbsp;<strong>Akif karşıtlığı</strong>&nbsp;gürültüsüdür. Merhum Akif’i bile reddedebilen böyle bir “İslamcı” neslin türemesinde -<strong>Kadir Mısıroğlu</strong>&nbsp;ile birlikte-&nbsp;<strong>Necip Fazıl</strong>’ın da etkisi olmuştur.</p>
<p>***</p>
<p><strong><em>Merhum</em>&nbsp;<em>Üstadın kibri ve kıskançlığı da şairliği kadar coşkuluydu.</em></strong>&nbsp;<em>Akif’e küçümseyici bakışında bunun da rolü olabilir</em>.&nbsp;<strong><em>Büyük Doğu Marşı</em>’nı&nbsp;<em>İstiklal Marşı</em>’mıza alternatif olarak yazmıştı.</strong>&nbsp;<em>Büyük Doğu</em>’da 1945’te yayımlanan “Edebiyat Mahkemesi” başlıklı yazı dizisinde sorguya çektiği(!) şahsiyetlerden biri de&nbsp;<strong>Akif</strong>’tir. Burada Akif İslamcılıkta yetersiz olmakla, “milliyet fikri” taşımakla suçlanır. Sonunda çıkan “karar”a göre Akif, “<strong>kifayetsiz mütefekkir</strong>”, “<strong>küçük şair</strong>”dir. Üstadın, Akif’in fikriyatı ve şairliği hakkında daha aşağılayıcı sözleri de var.</p>
<p><strong><em>Üstatla Akif arasındaki</em>&nbsp;derin ahlak ve karakter farkını&nbsp;<em>bir yana bırakırsak, fikrî ayrılıkları</em>&nbsp;İslâmcılık&nbsp;<em>anlayışlarında yoğunlaşıyordu. Akif geleneği sorgulayan; aklı, bilimi ve çağın gerçeklerini dikkate alan, menfaatine göre yön değiştirmeyen erdemli Müslüman hasretiyle kıvranırken; Üstat, duyguları ve heyecanları coşturan, popülist, gelenekçi ve reaksiyoner İslamcılık edebiyatı yapıyordu. Akif’in ve o nesilden İslamcıların telkin ettikleri dindarlık, kendini sorgulatan, başarısızlıkların sebeplerini önce kendi cahillik, tembellik ve erdemsizliğinde aratan dindarlıktı. Necip Fazıl, Kadir Mısıroğlu ve benzerleri ise izleyenlerini kendi kusurlarını saklamaya, başkalarını suçlamaya yönelten; hınç, öfke ve kin yükleyen, rövanşist, intikamcı bir İslamcılık telkin ettiler.</em></strong></p>
<p><strong><em>Bu ikincisi nefislere daha çekici ve “faydalı” geldiği için birincisini bastırdı. Ve sonuç ortada!</em></strong></p>
<p><img src="https://ssl-vg03.met.vgwort.de/na/16ac2c075c6c473fba039141c0e8428e" width="1" height="1" alt=""></p>


<div class="post-footer">
<p class="post-tags"> Etiketler: blog, Kimlik Tartışmaları, Islamismus, Kritik, Mehmet Akif Ersoy, Necip Fazil Kisakürek, NFK, Nationalismus</p>
<div class="post-share"><span class="post-share-label">Paylaş:</span>
<a class="share-fb" target="_blank" rel="noopener" aria-label="Facebook"><i class="fab fa-facebook-f"></i></a>
<a class="share-tw" target="_blank" rel="noopener" aria-label="X"><i class="fab fa-twitter"></i></a>
<a class="share-wa" target="_blank" rel="noopener" aria-label="WhatsApp"><i class="fab fa-whatsapp"></i></a>
<a class="share-tg" target="_blank" rel="noopener" aria-label="Telegram"><i class="fab fa-telegram-plane"></i></a>
</div>
<section class="related-posts"><h3 class="anchored">İlgili yazılar</h3><div class="related-grid">
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/din_egitimi_dil_egitimi/"><span class="related-title">Din Eğitimi Mi, Dil Eğitimi mi?</span></a>
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/duygusal_sogukluk_sorumluluk_tuerk_goecmen_toplumu/"><span class="related-title">Duygusal Soğukluk ve Sorumluluk Arasında Türk Göçmen Toplum</span></a>
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/sicherer-massstab-loyaler-muslim/"><span class="related-title">Sadık Müslümanları Fanatiklerden Ayırmanın Güvenilir Bir Ölçütü Yok mu?</span></a>
</div></section>

</div>
<script>
(function(){var u=encodeURIComponent(location.href),t=encodeURIComponent(document.title||"");
var m={".share-fb":"https://www.facebook.com/sharer/sharer.php?u="+u,
".share-tw":"https://twitter.com/intent/tweet?url="+u+"&text="+t,
".share-wa":"https://api.whatsapp.com/send?text="+t+"%20"+u,
".share-tg":"https://t.me/share/url?url="+u+"&text="+t};
for(var k in m){var a=document.querySelector(".post-share "+k);if(a)a.href=m[k];}})();
</script>
</section>

 ]]></description>
  <category>blog</category>
  <category>Kimlik Tartışmaları</category>
  <category>Islamismus</category>
  <category>Kritik</category>
  <category>Mehmet Akif Ersoy</category>
  <category>Necip Fazil Kisakürek</category>
  <category>NFK</category>
  <category>Nationalismus</category>
  <guid>https://karahan.net/tr/blog/cagrici-necip-fazil-kisakurek/</guid>
  <pubDate>Tue, 25 Feb 2020 23:00:00 GMT</pubDate>
</item>
<item>
  <title>Fransız Müslümanları İçin Yurt Dışından İmam Yok</title>
  <dc:creator>Engin Karahan</dc:creator>
  <link>https://karahan.net/tr/blog/imame-ausland-frankreich/</link>
  <description><![CDATA[ 
<!-- Editorial-Kopfbereich: Logo + Social + Sprachumschalter. via include-before-body -->
<header id="site-header">
  <div class="site-header-inner">
    <a class="site-logo" href="../../../de/">
      <img src="https://karahan.net/assets/images/logo.png" alt="Karahan.net" height="48">
      <span class="site-wordmark">Karahan.net</span>
    </a>
    
  </div>
</header>
<script>
(function () {
  var m = window.location.pathname.match(/^\/(de|tr)(\/.*)?$/);
  var rest = m ? (m[2] || "/") : "/";
  var cur = m ? m[1] : "de";
  document.querySelectorAll("#site-header .lang-switcher a[data-lang]").forEach(function (a) {
    var lang = a.getAttribute("data-lang");
    a.setAttribute("href", "/" + lang + rest);
    if (lang === cur) a.classList.add("active");
  });
})();
</script>




<p><strong>Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron geçtiğimiz hafta yabancı ülkelerin Fransa’ya imam ve öğretmen göndermesine olanak tanıyan programın sona erdiğini açıkladı. <a href="https://www.france24.com/en/20200219-macron-unveils-curbs-on-foreign-imams-in-france-in-bid-to-combat-separatism">France 24</a> kanalının haberine göre, Alsace Mulhouse’da bir basın toplantısı düzenleyen Cumhurbaşkanı, bunun amacının Fransa’da İslam’ın yaşanması ve örgütlenmesi üzerindeki “yabancı etkisini” kırmak olduğunu söyledi.</strong></p>
<p>Macron, 1977 yılından bu yana yürürlükte olan ve dokuz ülkenin kendi vatandaşlarına dini hizmetler ve kendi dillerinde eğitim vermek üzere Fransa’daki okul ve camilere kendi imam ve öğretmenlerini göndermelerine olanak tanıyan programı sona erdirme niyetinde olduğunu açıkladı. Cezayir, Tunus, Fas ve Türkiye bugüne kadar bu programdan en yoğun şekilde yararlanan ülkeler olmuştur. Her yıl yaklaşık 80.000 öğrenciye ulaşmakta ve camilere yaklaşık 300 imam göndermektedirler. Macron’a göre 2020’den sonra bu tür rakamların artık ortaya çıkmaması gerekiyor.</p>
<p>Hükümet aynı zamanda Fransa’daki Müslümanların çatı kuruluşu CFCM’den (<a href="https://de.wikipedia.org/wiki/Conseil_fran%C3%A7ais_du_culte_musulman">Conseil français du culte musulman</a>) Fransa’daki imamlara eğitim vermesini ve imamların Fransızca konuşabilmelerini ve aşırı dinci fikirleri yaymamalarını sağlamasını istedi. Macron, “Konsolosluk İslam sistemine son verilmesi, yabancı etkiyi engellemek ve herkesin cumhuriyet yasalarına saygı gösterdiğinden emin olmak için önemlidir” dedi.</p>
<p>Böylece 1977 programı yerine hükümetler arası anlaşmalar Fransa’ya imam ve öğretmen gönderme hakkını düzenleyecektir. Bu tür anlaşmalar Cezayir, Fas, Tunus ve diğer bazı ülkelerle halihazırda imzalandı. Macron, Türkiye ile bunun şimdiye kadar mümkün olmadığını söyledi. “Türkiye bugün bizimle birlikte bu yolda ilerlemeye ya da ilerlememeye karar verebilir. Ancak hiçbir yabancı devletin cumhuriyet topraklarında kültürel, dini ya da kimliksel bir bölücülük yapmasına izin vermeyeceğim.”</p>
<p>Türk basınında şimdiden Paris kararının somut yansımalarına ilişkin haberler yer almaktadır. <a href="https://www.sozcu.com.tr/2020/dunya/macron-diyanetin-hesaplarini-kapatti-5635425/">Sözcü</a> gazetesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Dış Türkler Alt Komisyonu’nun Fransa’daki hesapların dondurulmasıyla ilgili raporunu yayınladı. Diyanet İşleri Başkanlığı başkan yardımcısı Selim Argun, Paris ve Bordeaux’daki ataşelerin banka hesaplarının dondurulduğunu ya da bloke edildiğini bildirdi. Ayrıca, ataşelerin Fransa’daki diğer bankalarda hesap açmalarına da izin verilmeyecektir.</p>
<p><img src="https://ssl-vg03.met.vgwort.de/na/24bbf91fff6a4a669f22f2cf7a413353" width="1" height="1" alt=""></p>


<div class="post-footer">
<p class="post-tags"> Etiketler: blog, Fransa'da İslam, Diyanet, Türkiye, CFCM, Fransa, Cezair, İmam Eğitimi, Fas, Tunus</p>
<div class="post-share"><span class="post-share-label">Paylaş:</span>
<a class="share-fb" target="_blank" rel="noopener" aria-label="Facebook"><i class="fab fa-facebook-f"></i></a>
<a class="share-tw" target="_blank" rel="noopener" aria-label="X"><i class="fab fa-twitter"></i></a>
<a class="share-wa" target="_blank" rel="noopener" aria-label="WhatsApp"><i class="fab fa-whatsapp"></i></a>
<a class="share-tg" target="_blank" rel="noopener" aria-label="Telegram"><i class="fab fa-telegram-plane"></i></a>
</div>
<section class="related-posts"><h3 class="anchored">İlgili yazılar</h3><div class="related-grid">
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/frankreich-muslimische-basis/"><span class="related-title">Fransa Müslüman Tabanla Konuşuyor</span></a>
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/franzoesische-revolution-igmg/"><span class="related-title">Fransız ihtilali mi yoksa çokyüzlü IGMG mi?</span></a>
<a class="related-item" href="../../../tr/blog/spannungen-in-der-igmg-in-frankreich/"><span class="related-title">Fransa'nın İslam Politikası IGMG'de Gerilime Yol Açıyor</span></a>
</div></section>

</div>
<script>
(function(){var u=encodeURIComponent(location.href),t=encodeURIComponent(document.title||"");
var m={".share-fb":"https://www.facebook.com/sharer/sharer.php?u="+u,
".share-tw":"https://twitter.com/intent/tweet?url="+u+"&text="+t,
".share-wa":"https://api.whatsapp.com/send?text="+t+"%20"+u,
".share-tg":"https://t.me/share/url?url="+u+"&text="+t};
for(var k in m){var a=document.querySelector(".post-share "+k);if(a)a.href=m[k];}})();
</script>

 ]]></description>
  <category>blog</category>
  <category>Fransa&#39;da İslam</category>
  <category>Diyanet</category>
  <category>Türkiye</category>
  <category>CFCM</category>
  <category>Fransa</category>
  <category>Cezair</category>
  <category>İmam Eğitimi</category>
  <category>Fas</category>
  <category>Tunus</category>
  <guid>https://karahan.net/tr/blog/imame-ausland-frankreich/</guid>
  <pubDate>Sun, 23 Feb 2020 23:00:00 GMT</pubDate>
</item>
<item>
  <title>Thüringen’den Sonra - Bir Müslüman Olarak Şimdi Daha da Kararlı</title>
  <dc:creator>Engin Karahan</dc:creator>
  <link>https://karahan.net/tr/blog/nach-thueringen-als-muslim-jetzt-erst-recht/</link>
  <description><![CDATA[ 
<!-- Editorial-Kopfbereich: Logo + Social + Sprachumschalter. via include-before-body -->
<header id="site-header">
  <div class="site-header-inner">
    <a class="site-logo" href="../../../de/">
      <img src="https://karahan.net/assets/images/logo.png" alt="Karahan.net" height="48">
      <span class="site-wordmark">Karahan.net</span>
    </a>
    
  </div>
</header>
<script>
(function () {
  var m = window.location.pathname.match(/^\/(de|tr)(\/.*)?$/);
  var rest = m ? (m[2] || "/") : "/";
  var cur = m ? m[1] : "de";
  document.querySelectorAll("#site-header .lang-switcher a[data-lang]").forEach(function (a) {
    var lang = a.getAttribute("data-lang");
    a.setAttribute("href", "/" + lang + rest);
    if (lang === cur) a.classList.add("active");
  });
})();
</script>




<p><em>Bu yazı ilk olarak 6 Şubat 2020’de Alhambra Derneği’nin “<a href="https://alhambra-gesellschaft.de/2020/02/nach-thueringen-als-muslim-jetzt-erst-recht/">Resonanzraum</a>” bölümünde yayınlanmıştır.</em></p>
<p>“Bu olamaz, bunu yapmış olamazlar!” çevremdeki en ılımlı tepki bu, FDP’nin %5’lik adayı Kemmerich’in Nazi Höcke’nin arkasındaki AfD fraksiyonunun tam desteğiyle Thüringen Başbakanı seçilmesine. “Yine başlıyor!” ise daha acı veren başka bir tespit.</p>
<p>Özellikle Müslüman çevremde ikinci varyant hakim. Onları suçlayabilir miyiz? Dürüst olalım, eğer AfD siyasette daha fazla ağırlık kazanırsa ve “ılımlı merkez” aşırı sağcılığa giderek daha fazla açılırsa, bunu herkesten önce bu ülkedeki azınlıklar hissedecek: Müslümanlar, Yahudiler, mülteciler ve “yeniden güçlenen Alman özüne” düşman görünen her şey. Bu öze uyum sağlayamayacağımız şüphesiz, biz Müslümanlar ve Yahudiler, göçmenler ve diğer “marjinal gruplar”. Yerli, biyolojik Alman “dürüst demokrat” bir kez daha “koşullara” uyum sağlama ve sıraya girme seçeneğine sahip olabilir. Bizim böyle bir seçeneğimiz yok.</p>
<p>Az sayıda olmayan genç Müslüman şimdi şu soruyla karşı karşıya: Ne yapmalı? Basit, akla yatkın cevap şu olurdu: Gitmeliyiz, bizi yine çok inanılmaz bir şekilde hayal kırıklığına uğratan bu ülkeden gitmeliyiz; kendimizi giderek daha az güvende hissettiğimiz kamuoyundan gitmeliyiz; sadece orada hoş karşılandığımız kendi topluluğumuza gitmeliyiz. Bence: Zor sorulara verilen birçok basit cevap gibi, tam da bu cevap en yanlış olanı.</p>
<p>Evet, kendi güvenliğimiz, ailelerimiz, arkadaşlarımız için endişelenmeliyiz. Ancak bize, en yakın çevremizin çok ötesine geçen bir sorumluluk verildi. “Bir daha asla” sadece kendimize verdiğimiz bir söz değil. “Bir daha asla” insanlığa ve insancıllığa verilen bir söz, bu nasyonal sosyalist insan düşmanlarının daha fazla iktidara gelmemesi, toplumun merkezine daha fazla yaklaşmaması için elimizden gelen her şeyi yapmak. Özellikle Müslümanlar olarak “iyiliği teşvik etmek ve kötülüğe direnmek” iddiası, bu durumda görmezden gelmemek, geri çekilmemek, vazgeçmemek anlamına geliyor.</p>
<p>Evet, “dik duran demokrata” olan güven azalabilir. O zaman bu sorumluluğu üstlenmek, demokrasi ve insan hakları için ayağa kalkmak, çoğulculuğun ve çeşitliliğin korunması söz konusu olduğunda güvenilebilecek kişi olmak gerekir. Artık etkilenenlerin, yani Yahudilerin, Müslümanların, mültecilerin ve göçmenlerin, LGBTQ’ların ve diğerlerinin, bu “Bir daha asla”nın içeriğini belirleme zamanı geldi.</p>
<p>Şimdi AfD’nin ve açık ve gizli destekçilerinin iktidarsız yıkıcılık korkularına aldırmamak daha da önemli. Şimdi Müslümanlar olarak kurumsal ayrımcılıktan yılmamak ve dışlanma duvarlarına karşı daha sert ve güçlü bir şekilde koşmak daha da önemli. Şimdi siyasete, sivil topluma, kamuoyuna daha güçlü bir şekilde girmek daha da önemli.</p>
<p>Toplumda hala omuz omuza durabileceğimiz, ittifak kurmak istediğimiz yeterince dürüst insan var. Artık davet edilmeyi beklemiyoruz.</p>
<p>Thüringen FDP ve CDU’suna, onların arkasında açıkça sırıtan AfD’ye, yaptıkları setleri yıkmaya karşılık daha fazla görünürlük, daha fazla akıllı söz ve - onların aksine - özgürlükçü çoğulcu ve demokratik bir toplum için içten bir çaba gösterelim. Thüringen’den sonra - bir Müslüman olarak şimdi daha da kararlı.</p>
<p><img src="https://ssl-vg03.met.vgwort.de/na/66f5a94c007f4b73968df52ae1ffd882" width="1" height="1" alt=""></p>


<div class="post-footer">
<p class="post-tags"> Etiketler: blog, AfD, CDU, FDP, Höcke, Kämmerich, Ministerpräsident, Thüringen</p>
<div class="post-share"><span class="post-share-label">Paylaş:</span>
<a class="share-fb" target="_blank" rel="noopener" aria-label="Facebook"><i class="fab fa-facebook-f"></i></a>
<a class="share-tw" target="_blank" rel="noopener" aria-label="X"><i class="fab fa-twitter"></i></a>
<a class="share-wa" target="_blank" rel="noopener" aria-label="WhatsApp"><i class="fab fa-whatsapp"></i></a>
<a class="share-tg" target="_blank" rel="noopener" aria-label="Telegram"><i class="fab fa-telegram-plane"></i></a>
</div>

</div>
<script>
(function(){var u=encodeURIComponent(location.href),t=encodeURIComponent(document.title||"");
var m={".share-fb":"https://www.facebook.com/sharer/sharer.php?u="+u,
".share-tw":"https://twitter.com/intent/tweet?url="+u+"&text="+t,
".share-wa":"https://api.whatsapp.com/send?text="+t+"%20"+u,
".share-tg":"https://t.me/share/url?url="+u+"&text="+t};
for(var k in m){var a=document.querySelector(".post-share "+k);if(a)a.href=m[k];}})();
</script>

 ]]></description>
  <category>blog</category>
  <category>AfD</category>
  <category>CDU</category>
  <category>FDP</category>
  <category>Höcke</category>
  <category>Kämmerich</category>
  <category>Ministerpräsident</category>
  <category>Thüringen</category>
  <guid>https://karahan.net/tr/blog/nach-thueringen-als-muslim-jetzt-erst-recht/</guid>
  <pubDate>Wed, 05 Feb 2020 23:00:00 GMT</pubDate>
</item>
</channel>
</rss>
